• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 14 °C

HEDEFTE PETROL GANİMETİ VAR

Mevlüt Mürsel Uzun

Suriye’de 4 yıldan beri devam eden iç savaşa müdahale ediyor iddiasıyla Suriye’de bulunan ABD ve Rusya’nın aslında hedefinde petrol ganimeti elde etmek bulunuyor. Bu iki ülke dünya kamuoyu karşısında birbirlerinin rakibi gibi görünseler de bunun bir kandırmaca ve aldatmaca olduğu Suriye’de ortaya çıktı.

Bu konuda en doğru teşhisi Başbakan Ahmet Davutoğlu İngiltere’de yaptığı açıklamada koydu. Başbakan, “Ne zaman ABD ile Rusya bir araya gelip konuşsalar, hemen ertesi gün Ruslar şiddetli bombardımanlarda bulunuyor” derken gizli bir anlaşmanın ifşasında bulunuyordu. Keza aynı konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’da yurtdışı seyahatinden dönüşünde oda dikkat çekici bir açıklamada bulunmuştur.   

Suriye’de yıllardır süren bir iç savaşın durdurulması için en istikrarlı siyaseti Türkiye’nin yürüttüğü örnekleriyle görülmüştür. Türkiye Suriye konusunda katıldığı her toplantıda toprak bütünlüğünden yana bir dil kullanmıştır. Oysa bölgede huzuru, istikrarı ve barışı bozma konusunda her türlü iblisliği yapan Rusya ve İran bu bölgenin baş belası olarak görülmektedir. Aslında bu iki ülkenin Suriye’ye sınırları olmadığı halde terörle mücadele ediyor bahanesiyle Suriye’ye girmiş olmaları tamamen bir kandırmacadır. Suriye’ye DAEŞ terör örgütüyle mücadele edeceğini söyleyerek girmiş olan Rusya’nın amacı petrol ganimetine sahip olmaktır, Bu yalancı ve düzenbaz ülke bu güne kadar DAEŞ’e karşı hiçbir ciddi saldırıda bulunmamıştır. Hedefinde bugüne kadar Esad rejimine karşı mücadele etmiş olan Türkmenler ve Araplar olmuştur. İran’ın amacı ise mezhepçilik zihniyetiyle bölgede bir Şii mezhep ayrımcılığı yapmaktır. Burada Türkiye’nin şanssızlığı her kime iyilik etmişse ondan kötülük görmüş olmasıdır. 1950 yılından beri ABD’nin dostu olarak NATO’da yer alarak defalarca fedakarlıkta bulunmasına rağmen Türkiye’nin terör örgütü olarak mücadele ettiği PKK’ya, PYD’ye ve DAEŞ’e silan yardımında bulunmuş olması dostlukla bağdaşır bir yanı yoktur. Ha keza İran’da böyle;  İran’ın nükleer enerji anlaşmazlığına düştüğü sırasında neredeyse ABD, AB ve İsrail’in saldırısına maruz kalacağı sırada Türkiye İran’ın yanında yer alarak bu tehlikeli durumu önlemiş oldu.

Suriye’de 4 yıldır devam eden bir iç savaş süresince başta sivil halk olmak üzere yüz binlerce insanın ölümü ve terör örgütlerinin acımasızlığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin gündemine defalarca geldiği halde sırf Müslüman ülke olduğu için bir tedbir almada duyarlı olunmamıştır.  

Suriye’de ki iç savaştan kaçan 3 milyon sığınmacıya sınırlarını açarak onlara 10 milyar doların üzerinde bir harcamada bulunması Türkiye’nin asaletine, iyilikseverliğine ve tarihine yakışırlığı nedeniyle dünya kamuoyu tarafından takdir görmüştür.

Bugün Suriye’de teröre karşı güç oluşturduklarını iddia eden ülkelerden kimisi intikam için, kimisi, petrol ganimeti için, kimisi, silah ticareti için, kimisi de mezhepçilik zihniyetiyle bulunduklarını kabul etmemiz gerekmekte…    

Bu yazı toplam 295 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim