• BIST 96.400
  • Altın 144,423
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 21 °C

HER GÜNÜMÜZ, “17 AĞUSTOS” OLMASIN..

Müfit Demirkol

Yıl 1919. Samsun. Mavi gözlü Atam, kurtuluş savaşını başlattı. Elinde ne bir ordusu, ne silahı vardı. Bir tek sahip olduğu vatanı ve bu vatan için “Allah-ü Ekber” diyerek, canını veren halkı vardı.

Bu halk onun tek güvencesi idi.

Edirne' den Kars'a , Sinop'tan Antakya'ya kadar tüm vatan evlatlarına güvenerek yola çıkmıştı büyük Atatürk..

Kurtuluş savaşı işte bu şartlarla başlayarak, kadını, genci ile birlikte İzmir'den düşman denize dökülerek son buldu.

Çanakkale'de,Dumlupınar'da destanlar yazıldı. Bütün bir dünya bu kuvvetin önünde diz çöktü.

Yıl 2015. Diyarbakır,Silvan.. Batman, Şırnak.. Hakkari,Yüksekova.. Kahraman Maraş, Şanlı Urfa..Yüzlerce ölü...

Her yeni doğan güneş, acı ile göz yaşı ile başlıyor. Deprem gibi değil, bir kerede canlar alsın. Her an kayıp oluyor canlarımız. Her kaybedilenin arkasından, yıkılan yuvalar, kahrolan ana kalpleri var. Bir de bu olayların nedenini bile soruşturmayan,neden her gün devam eden depremin sebebini araştırmayan, ya da araştırmak istemeyen bir yığın siyaset şarlatanları..

Bir insan neden canını verebilir ? Can vermek bu kadar kolay mıdır?

İnsanoğlu canını sevdiği uğruna verir. Anası için, atası için kardeşleri ve çocukları için verir.

Bir de derin mi derin.. Duyduğu nefretten verir. Kinin den verir. İntikam almak için verir. Beline bağladığı patlayıcılarla, kalabalık içerisinde kendisinin canını hiçe sayarak başkalarının ölümüne sebep olarak can verenin gayesi neden araştırılmaz. Göz ardı edilir.

Neden bu vatan toprakları için ölüme giden bu millet, şimdi birbirlerinin canı için can vermekte.?

PKK terör örgütü militanları bu vatan çocukları değil mi? Onların analarının, babalarının canları yanmıyor mu? PKK terör örğütünün militanları öldürülünce “leş”, Askerimiz, polisimiz öldürülünce “şehit” olmuyor mu?

Pekiyi de neden? Asırlar boyu bir arada yaşan etnik kökeni Kürt olan halkımıza karşı yapılmış ve yapılmakta olan yanlışlar nelerdir? Nedir yanlış olanlar?

Ne bir PKK militanı, ne de bir askerimiz veye polisimiz artık ölmesin. Bu tüm milletimizin tek bir ses olarak haykırdığı bir arzudur. Ne Kürt, ne bir Türk ölmesin. Analar, evlatlar ve eşler acılar içinde kalmasın. Nefret ve kin yerine gene yıllar öncesin de olduğu gibi, sevgi ile ve tek bir yumruk ,tek bir ses olarak dünyanın karşısında olalım. Bu imkansız olan değildir. Bunu, bu millet gerçekleştirebilir. Ama tek bir şart ile...

İşte bu şart, emperyalist güçlerin taşeronu olan tüm siyasilerimizden kurtularak, yeni bir Türkiye için hak,adalet ve paylaşımın eşit olarak dağıtılması dır.

İşte o zaman nefretin, kinin yerini sevği ve kardeşlik alacaktır. İşte o zaman güneş her yeni doğuşunda, kökeni ne olursa olsun, bu millete güven ve umut verecektir.

İşte o zaman her gün deprem olmayacaktır. İnsanlarımız acı ile birlikte göz yaşları dökmeyecektir.

Yeter ki, bu millet başkalarının elin de oyuncak olmaya mahküm olmasın.

Bu yazı toplam 438 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim