• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 20 °C

İkinci aydınlar bildirisi ve kurtarılacaklar…

Ergün Aydoğan

Cizre’de bodrum katta mahsur kaldığı iddia edilen yaralılar için, aralarında akil insanlar komisyonunda görev almış Kadir İnanırında bulunduğu 132 aydın bildiri yayınladı. Bildiride, yaşananların ‘’insanlık trajedisi’’ olduğu ‘’toplumsal barışın yok olmaması ve insani değerlerin yitirilmemesi için acilen Cizre’de 15’i yaralı 24 kişinin ambulansla hastaneye sevki için devlet yetkililerine sesleniyoruz. ‘Siz onları kurtarmazsanız, biz kurtarmaya hazırız’’ denilen bir bildiri.

1128 aydının imzaladığı bildiri de çok ses getirmiş, çok tartışılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ağır suçlamalar, üniversite ve yargı soruşturmaları başlatılmış, bazı aydınlar imzalarını geri çekmişti.

Tabi ki aydınların, akademisyenlerin, sanat ve kültür insanlarının toplumsal olaylar karşısında duyarlılık sergilemesi, olaylara ilgisiz ve kayıtsız kalmaması önemlidir, sevindiricidir. Haksızlıklar, baskılar, zulümler karşısında seslerini yükseltmeleri kimliklerine yakışan bir davranıştır. Kamu gücünü, kamu otoritesini elinde bulunduranların; kamudan gelen güçlerini vatandaşı ezmeye yönelik uygulamalarda dur demeleri, kamuoyunun dikkatini çekmeleri önemlidir, güzeldir, bir aydın davranışıdır.

Ancak ne olmuştur da, 3 yıldır susan silahlar yeniden can almaya başlamıştır?

Kışlasına, karargâhına geri çekilen, güvenlik kontrollerinde hoşgörülü davranan, bazı olayları görmeyen, sivil silahlı(PKK) gurupların; kimlik kontrolü adı altında yol kesmelerine göz yuman, görmeyen bir uygulamadan sonra…

Ne olmuştur da bugünkü çatışmalı ve ölümlü terör olayları tekrar başlamıştır.

Devlet, güvenlik güçleri durduk yerde hiçbir olay yokken, kendiliğinden; dur ben güvenlikçi politikalara yeniden geriye döneyim mi demiştir? PKK ve onun ardılı silahlı güçler hiçbir eylem yapmamışken mi, devletin silahlı güçleri yeniden silahlı mücadele başlatmıştır?

Diyarbakır’da, Hakkâri’de, Şırnak’ta, Cizre’de ve birçok ilde-ilçede şehirlerin girişleri kapatılmamış, şehirler girilmez hale getirilmemiş, hendekler kazılmamış, barikatlar kurulmamış mıdır? Halkın sokağa çıkması engellenmemiş midir? esnafa kepenk kapattırılmamış mıdır? bunları kim, neden yapmıştır?

Peki devletin görevleri bu olaylar karşısında bunları önlemek, yapanları yakalamak değil midir? Ne olacak, devlet tüm bu yaşananlar karşısında sessiz mi kalacak? Görmeyecek, duymayacak, gereğini yapmayacak mıdır? bu nasıl bir anlayıştır.

Tamam devlet aşırı güç kullanıyorsa, baskı uyguluyorsa, zulüm işkence yapıyor, haksız ölümlere yol açıyorsa dur denilsin, sorgulansın. Hukukun dışına çıkmasın, çıkmaması gerektiği söylensin. Ama bölgeyi yaşanmaz hale getiren, devlete baş kaldıran, sivil halkı ve güvenlik güçlerini her gün öldüren PKK ve ardılı silahlı güçlerin hiç mi suçu, sorumluluğu yok? Neden kimse de çıkıp; bunlara silahı bırakın demez? Silahla özgürlük mücadelesi olmaz demez, neden?

Tamam devlet adına aşırı güç kullanan, yetki aşımı yapanlar suçlu. Ya PKK ve onun silahlı ardılları, onlar suçsuz mu? Onların suçu yok mu?

Günlerdir süren ambulans yaralıları kurtarmıyor iddiaları.. iyi güzelde 112 acil aranıp, gelenler tuzağa düşürülmüyor mu? hastaneler, sağlık ocakları yakılmadı mı? hemşire, doktorlar öldürülmedi mi? yaralı, mahsur kalanlar var denilen yere 112 ambulansın yaklaştırılmadığı, yaklaştığı anda ateş edildiği iddialarına kimse yok diyemiyor. Her bir sokakta hendekler var, terörist bile olsa yaralı her insana hizmet vermesi gereken ambulans önce hendekleri geçemiyor, hendekleri geçse ateş ediliyor. Sonrada ambulans gelmediği iddia ediliyor.

Ve şimdi o binaya girilmiş! Birilerinin savaşçı dediği teröristler etkisiz hale getirilmiş. Bina içinde incelemeler yapan güvenlik güçlerine çevre binalardan ‘roketatarlı’ silahlarla saldırılar devam ediyormuş. Ve 11 güvenlik görevlisi yaralanmış. Yapılan aramalarda bir evin bahçesinde 40 el yapımı patlayıcı tuzaklama tespit edilmiş.

Ve ne yazık ki dün yine yurdun değişik yerlerinde 9 vatan evladı acı ve gözyaşıyla ebediyetete uğurlanacak. Canlar yitiriliyor, yürekler yanıyor, hain terör acımasızca can almaya devam ediyor; hala birileri barıştan söz ediyor.

Ne yani devlet silahlı terör guruplarına boyun eğip; tamam siz kazandınız, alın buralar sizin mi diyecek? Bölgeyi terk mi edecek?

Tamam, sonuna kadar barışta silahla barış olur mu?

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim