• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 26 °C

İktidar nerede yanlış yaptı, ne yaparsa işi kotarır...

Oğuz Güler

Seçimler bitti, nerede yanlış, nerede eksik yapıldı olgusu iyi analiz edilmeli. Bundan doğru sonuçlar çıkartıp başarıyı getirecek çözüm önerileri sunulmalı. 25. dönemde Ak parti 90.000 oyla 18 vekil kaybetti. Samsun'da 500 oyla 1 vekil kaybetti ise bu sandık başında geçen dönem kadar başarılı olamayışından kaynaklanıyor. Seçimlerin sonucunu işsizlik ve iş bulma umudu Ak parti için sonuca etki eden olguların başında idi ama bu ayrıntıyı kimse algılayamadı On üç yıldır 1 milyona yakın memuru işe alan hükumet yeni iş alanlarının açılmasında teşkilatına ve seçmene umut olmaması özellikle bu seçimde iktidarın başarılı olmasını engelledi. İşsizlik fonunda giderek artan fondan 3 milyon işsizimize "iş arama desteği" olarak kullanmalı, esnafı rahatlatmak için emekliye cüzi "can suyu" desteği vermeliydi, bunlar önemsenmedi. 

 

Bu önerileri ben 1 yıl önceden ikaz ettim ama maalesef ciddiye alınmadı. Şimdi erken seçim ihtimali yüzünden emekliye “kurban parası” ve diğer bazı imkanlar olacak galiba. Bu benim ileriyi gördüğümü ortaya koyan en büyük dolaylı benzer vaat. Ayrıca halk muhalefete itibar etmedi. Çünkü vaat etmekle mal tükenmez ciddiyetsizliğine oy vermem dedi. Ak parti zaten birçok şey yapan konumda diye yeni projeler sunmadı bu hatasıydı. Zaten bizde de yeni projeler olmadığı için zaten açıklayamamıştık yani içerideki beyinlerde malzeme bitmişti demek ki . Şimdi olabilir hem de  çok ciddi 3-5 tane gelebilir. 

 

Seçimlerde 2 kelimelik sloganlar olur bu ayrıntı başarıyı artırırdı, bunu atladık. Bu tip sloganlar bulmak lazımdı bunu düşünemedik. "Onlar konuşur Ak parti yapar" elbet etkili oldu ama bunun yanına başka bazı sloganlar gerekirdi onu düşünemedik. Bu sloganlar olacak erken seçimde "Önce Türkiye", "Önce İstikrar" olmalı artık. Sebebi de herkesin önceliği önce Türkiye, önce İstikrar olursa diğer anlatımlarımızın önemi artar. Daha önce "İki anahtar, Konuşan Türkiye" gibi 2 kelimelik vurgu sloganları başarı-mızın devamı ile dağılan oylarımız için bu 2 vurgu acil gündeme alınmalı. Hatta komik bir şeylerde işin içine katılmalı denirse, “No, CuMHaliDsiyon, No, Çorba” esprileri de işe renk katar.

 

Piyasanın ve esnafın canlandırılması için 1 yıl önce genel merkeze ve birçok genel başkan yardımcısına aynı dönem sunulan emekliye 2 adet 600 TL "can suyu" ve 3 milyon işsizimize 6 ay 500 TL  "iş arama desteği" olgularına sıcak bakılmaması ve bu argümanların sinerjisinden faydalanamayışımız en büyük eksiğimizdi. Bu yüzden biz muhalefetin konularını kovaladık, bizim peşinden koşturduğumuz projeler bulamayışımız hatamızdı. İnsanımıza yapılacak bu katkılar ile piyasaya girecek 22 milyar TL’nin işsizlik fonundan ki 85 milyardan karşılanmasının piyasa dengelerini bozacak diyenlere Keynes teoremini bilmediği ve piyasaya giren para kısmi enflasyon yaratsa da piyasaya ilave giren bu para daha ilk yıl tamamı vergi olarak geri döneceği ve bir kısmının istihdam yaratacağı gerçeğini gizlemek izahtan uzak ve iş bilmezlik değil de nedir?

 

Gerçi emekli bizi tam satmadı ama işsizler için bu söylenemez, Mısır ve Suriye konusunda ABD' nin satışına geldiğimiz ve bu konuda manevra yapamaz halde gözüktüğümüzden göçmenlere tepki ve o ülkelere ihracatımız iç piyasanın daralmasına sebep olduğu olumsuzluklarının yansıması, hiç kimsenin değinmediği ve tüm sorunların başı olan İŞSİZLİK konusunda proje ve vizyon sunulmaması % 20 oy düşüşün en önemli sebebi olarak sıralayabiliriz.   

 

Başarısızlığın sebebi olarak 2002 ruhundan uzaklaşılması, Kimi koysak seçerler, yolsuzluk algıları, bakanların yüce divana yollan-maması, her yerde ki Şatafat, Diyanete araba ve miktarına çerez parası olgusu, Belediye başkanlarının tutumları ve bürokrasideki tıkanıklık ile şımarıklık, Tepeden bakmalar, 3 dönemliklerin liste dışı kalması, son dönemde PKK ile ilgili çözüm sürecindeki imalı demeçlerimiz le süreci biz tıkıyoruz algısı, Paralelli bitirmede yanlış-eksik yollar izlendiği, Başkanlık sisteminin gereğin den çok öne çıkartılması, neredeyse her yerde listelerin çok kötü olduğunun konuşulması ile listelerin ahbap çavuş ilişkilerin den belirlenmesi, listelerin neredeyse tamamının Bürokrat, AvukatAkademisyen, biraz da Doktor dolduruldu imajı (24. dönem 77 tane nur topu gibi Avukatımız seçilmiş, demek ki onlar olsa da baro seçimlerinde ve mecliste başarılı olamadık) sahadan gelen yani pozitif bilim insanlarının, sivillerin, ve teşkilatın unutulması; Mesela 9 kişilik listesi olan Kayseri'de 3 doktorun listede olması, 3 kişilik listesi olan Nevşehir'in 2 tane avukatla doldurulması ciddi tepkiler oluşturdu, tabanımız olan Cemaatler dışlandı, Kasabaların kaldırılması, Sulama kooperatiflerine borçları, Kobani algısını yenemeyişimiz, Sandık başkanlarının öğretmenlerden olması yüzünden bu sefer CHP-MHP'li başkanların hışmına uğradık ve Sandık görevlileri bulmakta zorlanmamız, bazı sandıklarda silme oy aldığı görülen HDP konusunda bu oyların geçersiz olması için sonradan parmak izi tespiti istenebilir veya YSK yeni seçimde mutlaka parmak izi de istemelidir. Son Diyarbakır bombalama olayında algı  oluşturamayışımız, Piyasanın ve esnafın canlandırılması için 1 yıl önce genel merkeze ve bir çok genel başkan yardımcısına aynı dönem sunulan emekliye 2 adet 600 TL "can suyu" ve 3 milyon işsizimize 6 aylık "iş arama desteği" olgularına sıcak bakılmaması ve bu argümanların sinerjisinden faydalanamayışımız. Şimdi burada piyasaya girecek 22 milyar TL nin işsizlik fonundan ki 85 milyardan karşılanmasının piyasa dengelerini bozacak diyenlere Keynes teoremini bilmediği ve piyasaya giren para kısmi enflasyon yaratsa da piyasaya ilave giren bu para daha ilk yıl tamamı vergi olarak geri döneceği ve bir kısmının istihdam yaratacağını gerçeğini gizlemek izahtan uzaktır. Gerçi emekli bizi tam satmadı ama işsizlere bu söylenemez, Mısır ve Suriye konusunda ABD'nin satışına geldiğimizden bu konuda manevra yapamaz halde gözüktüğümüzden göçmenlere tepki ile o ülkelere ihracatımız iç piyasanın daralmasına sebep olduğu olumsuzluklarının yansıması, Doğuda ve Güney doğuda Devlet tesirinin azaldığı imajı ve öğretmenlerin değiştirilmesine sıcak bakılmayışı, Odasına bile gelmeyen ve vatandaşı azarlayan, hor gören, dalga geçen vekillerin listeye hala konması ve hiç kimsenin değinmediği ve tüm sorunların başı olan İŞSİZLİK konusunda proje ve vizyon sunulmaması % 20 oy düşüşünün en önemli sebebi olarak sıralayabiliriz. 

 

Bir araştırmaya göre milletvekillerine gelen taleplerin % 80'i iş, % 11'si tayin, % 6'sı bürokratik işler ve % 3'ü diğer sebepler ise bu teşkilatlar da böyle yansıyarak istihdam oluşturamayan ve kendi çocuğuna iş bulamayan teşkilattaki yöneticilerimizin çalışmaması çok normal... Demek ki biz iş ve aş konusunda ACİL yeni projeler sunarak sinerji oluşturmalıyız. Hata, sorun nerede herkes biliyor ama buna olabilecek çözüm önerileri, doğru ilaçla sunmak lazım. 

 

1-) Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM;

TUDEM=İŞ ve AŞ =   - (P+F+f)  +  (- BDM) 

Yabancı sisteme peşin veya taksitle, sürelerine göre daha işin başında alınan, sonra geri ödenen kullanım hakkı parasını (P) yatırır (12 yıl için alt limit 5.000 $, 24 yıl için alt limit 8.ooo$). Başta gönderilen parasal kaynak 6-10 yıl ekonominin çarklarında kullanılır. Süre sonunda para fazla faizi -(P+F+f) ile sahibine iade edilir. Sisteme üye olanlar Bedelsiz Devre Mülkler de (BDM) 12-24 yıl bedava kalırlar. Böylece katılım artar ve sürdürülebilir bir turizm oluşur. Bizde finansörlerden pahalı para yerine tarladan para toplamış oluruz. Devre Mülk'çüler her yıl farklı yerlere, farklı aylarda giderler. Sistemle 1 konuttan en az 7-8 konut yapacak para toplanır. 1 konuta 1 haftalık devre için 52 aile para yatırarak 7-8 katı kaynak oluşur. Paranın 1 birimi ile konutlar yapılır, 6-7 birimi  ise diğer sektörlere kredi olup katma değer oluşturarak Sürdürülebilir bir model oluşarak bütçe ve cari açık sorunu ortadan kalkar. Sistemebaşta para yatıranlar kadar DM yapılır. Gelen para borsaya, bonoya değil inşaata, fabrika, tarım, madencilik, petrol-gaz araması, sanayi vb. yerlere gideceğinden sıcak para etkisi olmadanSÜRDÜRÜLEBİLİR bir ekonomik sistem oluşur. Çok ciddi katma değer ve vergi oluşturduğundan model acilen ülkemize kazandırılmalıdır. 70 ilimiz ve Kıbrıs’ta 2 yerde düşündüğümüz DM'ler ile birlikte turizmle her yıl ülkeye 25-30 milyar $ ilave döviz girmesini sağlar. 500.000 katılıma göre 200 milyar $ civarı toplanabilecek modelle yarısı bizden, yarısı komşu ülkeler ve AB'den en az ortalama 3 Milyon insana iş oluşturabiliriz. Bu kadar avantajlı olduğu halde 100.000 üye 100.000 konut başarılsa o da az mı? Bu 100.000 bile 500-600 bin insanımıza yeni iş imkânı oluşturacaksa ne kaybederiz? 10 yıl içinde enerjiye yapılacak en az 100 milyar $’lık yatırımın parası nereden gelecek. Kendi ihtiyacımızı bulacak petrol ve gaz aramalarına kaynak nereden bulunacak? Başbakanımız Ahmet hocamızın kitabında bahsettiği Merkez Türkiye nasıl başarılacak? Hiç kuşkunuz olmasın TUDEM her şeye çare.

 

2-) Faizsiz Sistemle Kaynak Bulmak:

Bu sistem bir taraftan bankalara mevduat oluşturarak parama faiz almayacağım diyen yatırımcıya imkan sunan bir sistem. Yatırdığı para miktarına göre faiz alma ürün al, faiz alma eşya al gibi bir sistemdir; Şu kadar para şu kadar ay yatır faiz alma Elektrik süpürgesi, Bisiklet, Fırın, buzdolabı al, çekyat al, televizyon al, mikser al, gıda al vs. gibi binlerce seçenekli olguyla yastık altı döviz, altın ve TL ile ekonomiye katkı sağlayan bir sistemdir.

 

3-) Yeşil Pasaport:

Türkiye'de hep ihracat rekorlarından bahsedilir. Ancak bu rekorları kıran iş adamlarımız yurt dışına çıkarken ne zorluklar çektikleri konuşulmaz. Bir ihracat bağlantısı kuran müteşebbisimizin vize için 5-10 gün bekleyip ticari bağlantısını kaptırmaması için Yeşil pasaport uygulamasını mutlaka yapmalıyız. 20 yıldır zaman, zaman dile getirdiğimiz için kabul görse ve bazı STK’lar dile getirse de gerçekleştirilemedi. İllerin nüfusuna göre vergi dilimlerinde belli sıralara giren iş adamlarımız veya belli miktarlarda her yıl için ilave harç yatırarak yeşil pasaport verilmelidir. 5-6 ülkede sıkıntı yaşanan Yeşil pasaport uygulaması gerekirse Diplomatik pasaport yasasındaki değişiklikle, fahri elçilik olgusuyla da aşılabilir. Bu da matrah artıran kaynak bulan bir olgudur.İşte kaynak bulunursa iş ve aş olguları artar.

 

4-) Kobilere 2. Ligborsa.

Bu projeme göre 22.000 üst ölçekli Kobi’mizin bir kısmı dünyada bir ilk olarak kurulacak 2. Lig Borsaya alarak, buradan esas borsamıza yükselmelerini sağlayacağız. Bu arada kaynak sorunu yaşayan bu Kobi lerimiz 2. Lig borsa da olmalarından dolayı finans ve kaynak sorunları bitmiş olacak. Sadece 2-3.000 Kobimiz için en az 100 milyar $ kaynak ve 1.5 milyon yeni iş oluşturulabilecektir.Şu an borsa da elek altı olarak çok cüzi yer alan kobilerimiz artık tahtalara çıkmalıdır.

19. Kitabım 2014 Aralık ayında yazımı bitti ve yeni yılın ilk haftası çıktı. 50 adet kaynak olgusu ile siz kamuoyuna sundum. Demek ki yazımda 4 adet verdiğime kaynaklara ilave birçok kaynak olgusu hala sunabilirim... Ak partide bazı projelerime ilginç ileride bunları irdeleyelim diyen Mehmet Muş beyin 10. kez dikkatine sunulur ama o bu işe vakit ayırmayacak gibi...

Bu yazı toplam 797 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim