• BIST 106.942
  • Altın 141,866
  • Dolar 3,5300
  • Euro 4,1089
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 30 °C
  • İzmir 32 °C

ILIMLI İSLAMİYETİN İLK BASAMAĞI; BAŞKANLIK SİSTEMİ

Müfit Demirkol

Başkanlık sistemi denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden biri ABD’dir. Ancak bu sistemi uygulayan diğer ülkelere bakıldığında ilginç bir tablo ile karşılaşılır:

Orta ve Güney Amerika ülkelerinin büyük kısmı, Kenya, Tanzanya, Uganda, Sudan, Nijerya, Zambiya, Sierra Leone gibi bazı Afrika ülkeleri, İran, Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Ermenistan, Afganistan gibi ülkeler Başkanlık sistemiyle yönetilmektedir.

Bu örneklerin bir çoğunda görüldüğü gibi, Başkanlık sistemiyle birlikte, anti-demokratik uygulamalar ve otoriter rejime kaymalar gelir.

Özellikle Latin Amerika ve 3. dünya ülkelerindeki başkanlık sistemi denemeleri diktatörlüklere ve askeri rejimlere dönüşmüştür.

Çünkü; Başkanlık sisteminin en riskli yönlerinden biri görev süresi sona erinceye kadar herhangi bir hukuki ve demokratik müdahalede bulunma imkanının çok sınırlı olmasıdır.

Meclisde kabul edilen torba yasa içerisin de olan iç güvenlik yasasının içeriğinin sosyal adlet kavramlarına ve insan haklarına uygun olmadığı, Amerika tarafından da protesto edilmesine ragmen(!), yürürlüğe girdi. Bu arada Muğla'nın en güzel koyları alel acele ve gizlilikle yapılan ihalelerle kiralandı. Her türlü yapılaşmanın yasaklandığı bu koylarda, yavaş yavaş yapılandırma başlamış oldu.

Bu yasanın oylanmasından birkaç dakika önce verilen bir öneri de oylamaya sunuldu. Oylamaya sunulan bu öneri Cumhurbaşkanımıza aynı Başbakanımıza sağlandığı gibi örtülü ödenek sağlanması idi. Bu örtülü ödenek harcamalarının hesabı ve miktarı sorulamaz . Harcama yetkisi olan kimse tarafından istenildiği gibi harcanır.

Bütün bu olanlar, başkanlık sistemi isteyen iktidar tarafından yapılmıştır. Bu da, daha başkanlık sıfatına erişilmeden, Cumhurbaşkanımızın, bir dikta özentisi ile, hiyerarşik çabalar içinde olduğudur.

Başkanlık Sistemi Türkiye İçin Tehlikelidir Başkanlık sistemi hem federasyonu beraberinde getirdiği için hem de despot yönetimlere zemin hazırladığı için riskli bir yönetim biçimidir. Özellikle Ortadoğu gibi demokrasi kültürünün tam yerleşmediği coğrafyalarda halkların büyük acılar yaşamasına sebep olur. Başkanlık sistemi, dünya derin devletinin Türkiye’yi açmaza sürüklemek ve parçalamak için dayattığı bir modeldir. Ve Başkanlık sistemi derin yapılanmaların, arka plandan devleti yönetmek isteyenlerin fayda sağlayacağı tehlikeli bir sistemdir.

Yurdumuz zengin etnik değerleri ile mükemmel bir mozaik teşkil etmektedir. Bu ülkenin parçalanmasına değil, bu ülkenin birlik ve berabelikle adaletli ve barış içerisinde yaşamını sağlamak görevimiz olmalıdır. Atatürk'ün “yurtta sulh,cihanda sulh” doktirininin AKP iktidarı tarafından nasıl unutulup, değer verilmediği de ortadadır. Bu gün bütün komşularımızla problemlerimizin olması da bu iktidarın basiretsiz politikalar içerisinde olmasından kaynaklanmaktadır.

Bütün bunlara rağmen Başkanlık sistemini inatla savunmak bu ülkenin parçalanmasını istemekten başka bir şey değildir. Ülkenin parçalanması ve 13 senedir devam eden AKP 'nin islam cumhuriyeti çalışmalarının son noktası olacaktır. Bu noktadan sonra AKP nin İslam Cumhuriyeti çalışmaları su üzerine çıkacağı gibi, İmralı da bulunan terör örğütünün başının güney doğu Anadolu federe devletinin başına getirileceğinin de delili olmaktadır.

Başkanlık sisteminin altında yatan tek hedefin İslam cumhuriyeti olmasının yanı sıra, PKK ile yapılan gizli görüşmelerin ve bu görüşmelerde verilen vaadlerin yerine getirilmesine de faydalı olacaktır.

Bütün bu oyunları görmemezlikten gelmek, bu ülkeye yapılacak olan en büyük bir ihanettir.

Bu yazı toplam 410 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim