• BIST 117.368
  • Altın 161,742
  • Dolar 3,7819
  • Euro 4,6318
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 7 °C

İran ayaklanmasından ders çıkartmalıyız...

Oğuz Güler

İngiliz Dış işleri Bakanı Boris Johnson'ın İran'a ayaklanmadan önce gitmişti. Güya amacı İran asıllı İngiliz gazeteci Nazanin Zaghari-Ratcliffe'i kurtarmak olduğu açıklanmıştı ve esaretin bitmesi için 400 milyon sterlin verileceği basına sızdırılmıştı. Ama esas konu bu değildi, amaç ayaklanmayı İran'a iletmek ve gereken uyarıyı yapmaktı ama sokakların karışması engellenememişti! Bu işin bir tarafı ama işin bir başka yönü daha vardı! Hiç yazılmayan tarafı... Onuda ben yazayım ki bizde nasıl bir birliktelik yapmalıyız bunu başarmalıyız.

ABD'nin İran'daki operasyonları Namazi ailesi üzerinden yürütülür. İran'ın en zengin ailelerinden biri Namaziler'dir! Ailenin en etkin isimleri 81 yaşındaki Baguer Namazi ve oğlu Siamak Namazi, 6 ay aralıklarla İran'da tutukludurlar. Bu ailenin 30 milyar $'dan fazla serveti olduğu bilinmektedir. Namazi ailesinin dışardaki fertleri 50.000 öğrenci ve muhalife 50 milyon $ dağıtarak İran'da bir ayaklanma denemesi yapıldı ve 15 Temmuz gibi haçlılar İran'da da başarılı olamadı. Bakın hiç haçlı veya müslüman olmayan ülkelerde iç çatışma veya kargaşa var mı? Duruma baktığımızda karışıklılkarın islam coğrafyasında olduğu kesin. 

Bizim solcularımızın (Perinçek hariç) hiç Rusya veya Çin ile iş birliği yaptığını gören var mı? Bakın bizim solcularımız ABD ve AB ile işbirliği yaptığından Kılıçdaroğlu ve Can Dündar gibileri Batı uşaklığından acil Rus dostluğuna evrilmeliler. Çünkü biz artık Rus dostluğundan yana olarak batıya haddini bildirmezsek bizi bölmekten vaz geçmeyeceklerini untmamalıyız. 

Sonucununda İslam birliğinin olmayışının olmayışının meclisimizin uhtesinde olan hilafetin eksikliğinden kaynaklandığını hepimizin görmesi gerek. Meclis başkanını iyi tanırım kendisi Hilafetçidir ve uhtesinde olan "Hırkai Şerifi" giysinki ona olan kırgınlığım bitsin derim ama o sadece boş laf konuşarak dostlarınca kötü anılarla defnedilmez inşallah. İki kez meclis başkanı olunca cennetin 2. katına çıkılmıyor.

ABD çok hain, terörist ve çok adi bir ülkedir. On yıl yazdığım gazete ve dergilerde ABD'nin hain bir devlet olduğunu ama biz fırsat veriyorsak yaptıkları kendi çıkarlarına hizmet olduğundan onlarca yanlış olmadığı kesin. Biz nasıl Yunanistan'ın çıkarını düşünmezsek ABD'de beni çıkarımı düşünmez ve yaptıkları kendilerince çok doğru. Şimdi gelelim Arap baharından sonra İslam dünyasında yapılan karışıklıkları ve hainlikleri iyi okumaya. İran düşseydi ne yaparsak yapalım sıra 3-5 ay içinde bizdeydi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız özellikle Kılıçdaroğlu ile bir görüşme yaptıktan sonra ortak bir basın toplantısı yapmalı ve özellikle Kılıçdaroğlu ABD oyununa gelmeyeceğimizi ısrarla açıklamalı. Diğer taraftan da Öcalan'ın erkek kardeşi de abisinin Emperyalist güçlerin oyununa gelmemek için ülke içinde ve dışında artık kan akıtılmaması gerektiğini basın toplantısı ile söyletilmeli. 

Diğer taraftan Cumhurbaşkanımız Fransa dönüşünde "AB ile Türkiye artık normalleşmeli" demiş. Bu söylem hızla nasıl başarılır buna bakılmalı. Geçen hafta Kapalıçarşıdaydım bir tane Avrupalı turist inanın görmedim. Azda olsa çekik gözlü turist vardı ve de onların Avrupalılar kadar para harcamadıklarını öğrendim. Hiç Alman turist olmaması tesadüf değil, o yüzden geçmişte yaptığımız sert ikazlar burada bırakılıp onlarında ders çıkattığını görebiliyorum. Evet dik duralım ama bunu kavgacı tavırla artık yapmayalım. Diplomasinin tilkilikleri ile onları gıdıklayarak bunu başarabiliriz. Gerçi bu tarafta safları sıkı tutabilmek ve iç siyasette başarılı olmak için Kasımpaşalılık gerekiyor olsa da diplomatik dille iğnelemek tehditten daha isabetli diye düşünüyorum. 

Gezi konusu bir miktar ağaç kesilmesi ile başladı ve Cumhurbaşkanı ile görüşmeye giden heyet hiç ağaç konusu konuşmadı ve 2. havaalanı ile kanal İstanbul başta olmak üzere diğer gereksiz şartlar sonunda ne tesadüf AĞAÇ olgusu tek satırlık yer almadı.Bu çerçevede FETÖ polislerinin ve FETÖ organizasyonunun olan ayaklanma denedi olmadı. Sonucunda ülkemizi 15 Temmuzda HAÇLI'ların bizi bölme ve sömürme olgusu da başarılamadı. ABD bizim Rusya ile aynı çizgiye gelmemizi iyi okuyamadığı için bizde hala ya suikast yapmak yada karışıklık çıkartarak iktidardan kurtulmak istediği kesin. İşte İYİ parti bu bağlamda kritik bir virajda ve onların milli veya milliyetçiliği ABD'ye söylemlerini dikkatle izleyeceğiz. İktidardan kaçan oyların Bahçeliye doğru yöneldiğini hissediyorum. Hele seçim işbirliği oyların partilere verilip toplanması ile olacaksa MHP iktidardan kaçan oyları alarak Ak partiye bir sarı kart gösterilmesini sağlayacak gibi. Çünkü Ak parti milletvekillerini yerlerinde bulabilirseniz seçmen için 1 telefon bile açmaya üşeniyor. Vekiller odalarına gelmiyor ve telefonlara çıkmıyorsa buna bir zılgıt çekmek lazım. 

Hafta içi 2 küçük kızı öldürülen Annenin feryadına nihayet soruşturma açılmış. Bu çok üzücü bir olgu. Bürokrasi hiç iş yapmayalım sadece ayın 15'inde maaş alalım derdindeler o yüzden bu ülkenin adam olması için öncelikle bürokrasinin iş yapmasını nasıl sağlayacağız ona bakmalı ve kamuda tasarruf nasıl olur onu düşünelim. Bu çerçevede bozulan halkımızın sosyolojisini düzeltmek için Cumhurbaşkanı devam ettirebileceği bir açıklama yaparak ülkede birlik beraberlik oluşturacak hamlelere başlamalı.Bunu da Diyarbakır hapishanesinde insan dışkısı yerirdiğimiz PKK'lıların keskinleştirilmesinin geçmiş hata diye gördüğümüze göre alt kademedeki kandırılmış FETÖ ve PKK'lılar için anlaşmalı af çıkartarak ülkemizdeki gerginliği azaltmazsak geleceğimiz, huzurumuz ve ekonomimiz iyiye gitmeyecek. Bu çerçevede Parti liderleriyle "birlik beraberlik hareketi" başlatmak zorundayız. 

Cumhurbaşkanımızın ABD ve AB karşıtlığını ve güvenliğimiz için yaptıklarını anlıyorum ama bunu iç siyasete mesaj vererek yapması içeride oylarını koruyorsa da dışarıda diplomasi açısından yanlış giriyoruz. İran'dan bu konuda diplomasi ve strateji dersi alsak iyi olur galiba. Fetö karşıtlığımı 17-25 Aralıktan önce iki hafta önce hükümetten bile tam tavır alınmazken 3.12.2013 Anayurt gazetesinden onlarla ilgili olumsuz düşüncelerimi okuyabilirsiniz. Kandırılan Fetöcülerin ve PKK'lıların içeride terapi yapılarak anlaşmalı afla çıkartılması içeride bozulan sosyolojinin ve olumsuzlukların Diyarbakır hapisanesi sonuçlarını doğurmasını önleyemezsek bu ülkeyi bölmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmemek gerek. 

Bu yazı toplam 479 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim