• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • İzmir 7 °C

İRAN’DAN TARİHE NOT

Begüm Yılmaz

Bugün, duygu ve düşüncelerimi yansıtmaktan ziyade tarihten bir not düşeceğim; İran Devrimi! Sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim…

İran Devrimi, İran’ın Muhammed Rıza Pehlevi’nin liderliğindeki otoriter bir monarşiden  Humeyni’nin önderliğinde İslam cumhuriyetine dönüşmesini kapsayan süreci yansıtıyor.

Sol çevrelerin tepkisi vardı

Muhammed Rıza Pehlevi’nin sosyal adaletsizliği ve siyasi baskılarına karşı liberal ve sol kesim rahatsızdı.Pehlevi ve ailesinin batılılaşma çabaları da muhafazakarları rahatsız ediyordu.

İran zengin bir ülkeydi ancak halk fakirdi. Şah, ABD’li yetkililerle fazlaca samimiydi. Bu durum halk arasında bir hoşnutsuzluk yarattı. Şeriat isteği ise Meşrutiyet döneminden beri mollalar tarafından dile getirilen bir talepti. İkinci Monarşi döneminden sonra Kuvayi Milli, şeriat yanlılarını yargılamış ve şeriat talepleri bir süreliğine bastırılmıştı.

Ak devrim !

İran’da gerçekleşen Ak Devrim, kadınlara oy hakkı vermişti. 1902 doğumlu Humeyni, Şah’ın politikalarına açıkça karşı çıkarak İslam’ın devlet politikası olması gerektiğini öne sürdü. Şeriat yanlısı tutumundan dolayı sürgüne gönderilen Humeyni önce Türkiye’de ardından Irak’ta kaldı. 1978 yılında Saddam Hüseyin tarafından Irak’tan kovulan Humeyni’ye Fransa sahip çıktı.

Devrimden önce Paris’te kalan Humeyni, 1 Şubat 1979 yılında milyonların katıldığı bir karşılamayla İran’a döndü. Cumhurbaşkanlığına getirilen Humeyni ömür boyu devletin dini ve siyasi lideri olarak kaldı.

ŞAH’I LİBERAL, SOL VE DİNİ GRUPLAR DEVİRMİŞTİ HUMEYNİ HEPSİNİ ORTADAN KALDIRDI

Devrim sırasında liberal, sol ve dini gruplar Şah’ı devirmek için birleşmişti. Şah’ın devrilmesinden sonra iktidara gelen Ayetullah Humeyni, muhalif liderleri ortadan kaldırdı ve sindirdi. Devrim süresince farklı grupları Şah’ı devirmek amacıyla birleşmiş, bu süreç içinden güçlenerek çıkan İslamcılar devrimi bir İslami Devrime dönüştürdü.

Bayrak değişiyor

İran devriminden önce 2500 yıllık İran İmparatorluğu’nun simgesi olan Arslan ve Güneşin yerini “Allah” yazılı amblem aldı.

İranlı gazeteci BahmanNirumand’ın ağzından…

“ÜZERİNDE DURMADIK

Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran’ı terk etti. Ardından İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran’da yapıldı. Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.

Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.Pek üzerinde durmadık bu olayın, “Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler” diye düşündük.Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına “İslam Mahkemesi” denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.Haberi ciddiye almadık; “Üç beş sapsızın işi” dedik.Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. “Ufak tefek şeylerin” toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.

Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı ardına alınmaya başlandı.…

Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu. Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.

REFERANDUM OYUNU

Üç ay önce Humeyni, Paris’te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir demokrasiden, özgürlükten bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri İslam düşmanı ilan etmişti.

Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık. Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı.Referandum meselesini gündeme getirdiler. Halka soracaklardı: “İslam Cumhuriyetini istiyor musunuz,istemiyor musunuz?”Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65″inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?Sonuçta, “evet” diyen 20 milyon, “hayır” diyen ise sadece 140 bindi.

HALKI ANLAYAMADIK

Mollalar güçlendikçe saldırganlaştılar. İnsanlar yılmıştı, korkuyordu.Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.

Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak. Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.”

Bu yazı toplam 4311 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim