• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 11 °C

İŞ, MAHALLE KAVGASINA DÖNDÜ

Müfit Demirkol

Seçimlere Birkaç gün kala meydanlar doluyor. Duvarlar afişlerle donanıyor. Cumhurbaşkanımızın şimdiden başkan olduğunu görmezlikten gelen AKP, seçim meydanlarında “başkanlık sistemi gelmeli” diyor.

Gene bir takım senaryolar yazılıyor. Gene bir takım oyunlar sergileniyor.

Bu gün başkan olmayan (!) cumhurbaşkanımız, anayasa hükümlerine göre bağımsız olması gerekirken, kendisini AKP nin genel başkanı yerine koyarak, seçim meydanlarında seçmenlerden oy istiyor. Her türlü siyasetin dışında olması gereken Cumhurbaşkanımız, siyaset (politika – çok yüzlü demektir) yapıyor.

Politika kelimesinin karşılığını tam olarak veren Cumhurbaşkanımız, yasalarca halen Başbakan olan Ahmet Davutoğlu' nu bu oynadığı oyunda “piyon” yerine koyuyor. Kendisi de santranç tahtasının etrafında serbestce dolanan “şah” gibi görüyor.

Diğer taraftan CHP, noter saçmalıklarının peşinde dolaşıp, nükleer santralların meclisde yapılan “kabul” oylamasından bile haberdar olamıyor.

Bütün bu olanlar, Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Recep Tayyip Erdoğan'ın gayri resmi “BAŞKANLIĞI” nın ilanı anlamın da değil midir?

PKK terör örğütü ile yapıldığı söylenen, ama Hiçbir adım dahi atılamayan “huzur” ortamından her geçen gün uzaklaşıldığı ortada dır. Bu konu ile ilğili yapılan her şey, verilen sözler sadece seçim arenasında oy kapma yarışından öteye gitmemektedir. Olan milletimize olmaktadır. Giden evlatlarımıza, ve onların ana babalarına olmaktadır.

Büyük bir ustalıkla, her türlü vefat haberini kendilerine seçim malzemesi yapan siyasilerimizin, inanç konusunda da inançsız hareketler yaptıkları gözler önündedir.

Dinimiz tamamen sosyal adalet ve eşitlik prensipleri ile yapılanmıştır. Dinimizde ayrımcılık (ırk,dil) asla yoktur. İslamiyet asla şekilci değildir. Dinimizde rütbe asla yoktur. Üniforma yoktur. Bütün bunlar İslamiyetin dışında ki dinlerde mevcuttur. Bütün bu gerçekler göz ardı edilerek, İslamiyete kendilerince bir başka boyut getirilmeye çalışılmaktadır. Ve bu yapılanların ardından kendilerini İslamiyetin koruyucusu ve kollayıcısı olarak görmektedirler.

Bakın kutsal kitabımız bu konuda ne demektedir.; Şura süresi 13. ayet;

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Bu ayet bizlerin İslamiyetten ne kadar uzaklaştığımızın, ne derecede yanlışlara itildiğimizin kesin delilidir.

İslamiyeti kendilerine bir çıkar elde etmek amacı ile kullanmaya kalkanların seçim oyunlarına kanmamak gerekmez mi?

Bu yazı toplam 461 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim