• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • İzmir 33 °C

İsyan Ruhuna Cemaatin Üflediği Can

Mustafa Furkan Yılmaz

Ayaklanmaları mütalaa etmek netameli bir konudur. İsyanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz ve  asla masumiyet ifade edemez. Gezi bir ayaklanmadır, iç isyandır. 17 Aralık ise isyana henüz dönüşemeden başarısız olan bir operasyon. Binlerce yıllık  devlet geleneğimizde  isyanların bastırılması adına atılan adımlar  eleştirilse de, canlandırılmaya çalışılan “isyan ruhu” sadece devlet eliyle değil bizlerin tavrıyla da bastırılmaya çalışılmalı ve bastırılmalıdır.  (Hele ki bu isyan ateşi bir yönüyle, bir gencin  –Berkin ELVAN’ın- ölümü üzerinden alevlenip yeniden can bulmaya çalışıyorsa…) Burada sıkıntı yitip giden bir gencin hayatının geri gelmeyeceği  değil, hayatından daha fazlasının ölümü ile ortaya çıkardığı vahim sonuç da değildir , derdimiz ve dertlendiğimiz darbe vurulan devletimizdir. Geleceğim esas nokta ise Gezi nasıl bir iç isyansa ve bastırıldıysa 17 Aralık’da bu devlete, bu milletin alnı secdeli diye değer verdiği çocuklarının dolaylı isyanı ve bir cemaatin tedricen intiharıdır.

 

DEVLET TEKTİR,  ASLOLAN DEVLETTİR

 

Nasıl ki açılım sürecinde “samimi niyetle başladı ama niyetini ve maksadını aşıp çığrından çıktı” diye feryat -  figan Ak Parti’yi eleştirdi isek şiarımız devlete olan sadakatimizdi, inancımızdı. Şimdilerde  ise tepkimiz İslami cemaat diye tabir edilen ama ortaya çıkan onca bilgi – belge – dinlemenin ardında doğrudan veya dolaylı olup olmadığı konusunda net bilgi sahibi olmadığımız oluşumadır.Sahi çıkan kasetler halkın gerçekten umrunda mı ki ? Başbakan’ın basına – spor camiasina veya başka yerlere emirler yağdırması “1”  facia ise, dinlenmesi “1000” katı faciadır. Kim diyebilir ki bu dinlemeler İsrail’in, İngiltere’nin veya Amerika’nın eline geçmesin, geçirilmesin. Her oluşum kendine yönelik bir tehdit olduğunda kendini koruma psikolojisi ile elindeki tüm silahları açar ve kullanır.Bugün ifşa edilen dinlemelerin belki bin katı mevcut ve belki birçok istihbarat teşkilatlarına cemaatin kendini koruma psikolojisi ile servis edildi. (Bu dinlemeleri cemaat ne kınıyor ne de kendilerinin yaptığını açıkça reddediyor. Üstelik Cemaat dinlemeleri kendi yapmadığını kabul etmediği gibi açıktan kamuoyuna servis edilmesine de yardımcı oluyor.)

 

YENİ ÇIKAN DİNLEME LİSTESİNDEKİ İLGİNÇ İSİMLER

 

Ardı kesilmeyen ve yenileri çıkan dinleme listelerinden dün (18.03.2014) tarihli haberlere çıkan listede kimlerin olduğunu çok dikkatle incelememiz mümkün olmadı ama Menzildeki Mübareklerinisimlerinin ve İsmailağa Cemaatinin oğlunun isminin olması şahsımı epey  tedirgin etti. Mübarekler elbet kendi adına açıklamaları yapacaklardır . Ama f-cemaati değil miydi “bugün bizi bitirenler yarın sizi bitirmeye çalışır” diye diğer cemaatlere hükümete karşı güçbirliği için göz kırpan ? Demek ki diğer cemaatleri bitirmeyi isteyen hükümet değil, onları “terör faaliyetleri” adı altında dinleyenlermiş… Hiçbir hukuk, devletine sadakatle hizmet eden ve dış mihraklarla bağlantısı olmayan, gayesi yalnızca Allah Rızası ve son nefeste iman üzere ölmek uğruna insan yetiştiren diğer ehl-i sünnet cemaatleri “terör faaliyetleri” adı altında dinlemeyi meşru kılamaz.Bunu her kim yapmışsa alçaktır, haindir…

 

HERKES KONUŞmuş O SUSmuş,  ŞİMDİ O KONUŞACAKmış…!

 

Fethullah Hoca’nın kendini bin kere çelişkiye düşürmesinden artık çok rahatsız olanlardanım. Zira hiç iki ceketim olmadı deyip de bir sürü ceket ile fotoğraf çektirmesi de kaldığım odamın kirasını ödüyorum deyip de onlarca dönüm arazi üzerinde bir malikhanede yaşıyor olması  da çelişki bile sayılmaz. Asıl çelişki bedduasını inkar etmesi ve hizmet dediği kavramın neye – kime hizmet ettiğinin belli olmamasını kabul etmiyor olmasıdır. Hoca, BBC’ye röportajında da The Wall Street Jourmal röportajında da susmadı ve İslam’ın en büyük düşmanı İngiltere ve Amerika’ya devleti şikayet etme pozisyonuna gelmedi mi ? (Peki Bu ülkede MUHAMMED RAŞİT EROL’LAR, MAHMUT ESAT COŞAN’LAR, ENVER ÖRENLER 28 Şubat’ta devletin demir yumruğunu ensesinde hissetti ama hiçbir zaman devletine  isyan bayrağı açtı mı? )

 

Cemaatin yaptığı da devlete isyan ateşine üflemek değil midir. İSLAM AHLAKI  kitabında şöyle geçer.”Hükûmet zulm ederse, zulm edilenler, devlete karşı isyân ederlerse, bu ısyâncılara yardım etmenin câiz olmadığı, (Berîka)da, fitne bahsinde ve (Hin­diyye)de ve (Dürr-ül-muhtâr)da yazılıdır. Hadîs-i şerîfde, (Hükû­mete ihânet edene, Allah ihânet eder) buyuruldu. Ya’nî ısyân ede­ni zelîl, hakîr eder [Nibrâs]. Zâlim olan hükû­mete de ısyân edilmez ve ısyân edenlere yardım edilmez.”

 

Ve isyandan İnsana… Bilinen bir kaide var öyle ki, insan ömrü boyunca hizmet etmiş olsa bileson yaptıkları  ile hatırlanır. Amerika’dan yükselen son ses Beddua olduğundan, kendisi öldükten sonra MÜSLÜMAN’A ETTİĞİ BEDDUA İLE HATIRLANACAKTIR. Allahû Teâlâ bizi Uhud savaşında yaralanıp dişi kırılınca, o müşriklere beddua etsenize! Diyenlere; “Ben lanetçi olarak gönderilmedim. Ya Rab! Kavmime hidayet nasip et, çünkü onlar bilmiyorlar” diyen O Rahmet Peygamberi aleyhisselama layık etsin.

Bu yazı toplam 1262 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim