• BIST 82.363
  • Altın 147,310
  • Dolar 3,7689
  • Euro 4,0344
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 8 °C

KAMUDA 70 BİNİ BULAN İHRAÇ KARARLARI, YENİ MAĞDURLAR YARATTI

Fahrettin Yokuş

Bilindiği üzere, 01.09.2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile ekli listelerde ismi yer alan 50 bin memurun başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Daha önce yaşanan ihraçla birlikte kamuda toplamda 70 bine yakın memur görevden atılmıştır.

HÜKÜMET ANAYASA SUÇU İŞLİYOR

Kamuda yapılan bu ihraç işlemleri maalesef Anayasa ve yasalarımıza uygun değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; memurların disiplin kurullarına sevk edilmesi gerekmektedir. Ancak çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle memurlar hiçbir soruşturma işlemine tabi tutulmadan ve kanunlarla belirlenen haklarının kullanılmasına izin verilmeden görevlerinden ihraç edilmiştir.

Bilindiği gibi Hükümet Olağanüstü Hal Yasası sonrası bir çok Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkararak, toplamda 70 bin kamu görevlisini memuriyetten ihraç etmiştir. On binlerce kamu görevlisi ise açığa alınmıştır.

Memurların ihraç ve açığa alınmalarında ne yazık ki, herhangi bir idari soruşturma açılmadan, memurların savunma hakkını kullanmalarına gerek duyulmadan idari işlem yapılmıştır. Gerekçe olarak da çıkarılan KHK’lar gösterilmiştir. Hiçbir Kanun Hükmünde Kararname mevcut kanunların ve Anayasanın üzerinde değildir.

Yasalar ve Anayasa bu uygulamalarla aleni olarak çiğnenmiştir. Bu büyük bir hukuk skandalıdır. Kişinin masumiyet karinesi ayaklar altına alındığı gibi, savunma ve çalışma hakkı da gasp edilmiştir. Unutulmamalıdır ki; “zanlı” asla suçlu değildir. Memurlara idari ya da cezai soruşturma yapılmadan, yani 657 sayılı devlet Memurları Kanunu uygulanmadan icra edilen idari ve cezai işlemler hukuksuzdur. Anayasamızda “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmü de aleni olarak çiğnenmektedir.

FETÖ AVI CADI AVINA DÖNÜŞTÜ

Ortada bir suç varsa ceza mutlaka olmalıdır. Ancak, başlatılan operasyonlarda FETÖ terör örgütü üyesi olduğundan şüphelenilen memurlar hakkında gerekli soruşturmaların ve detaylı incelemelerin yapılmaması, istihbaratın zayıf olması, iktidarın kendisi gibi düşünmeyen herkesi bu terör örgütüne dahil etmesi, çalışanlar arasındaki bireysel husumetlerin asılsız ihbarlara dönüşmesi, suçun bireyselliği ilkesinin yok sayılarak memurların eş ve çocuklarının da ihraç edilmesi ülkemizi hızla bir toplumsal kaosa sürüklemektedir. Kamuda başlayan FETÖ terör örgütü üyesi avı, maalesef bir cadı avına dönüşmeye başlamıştır.

Hukuk devletinde hakkındaki suç kesinleşene kadar kimse “suçlu” değildir. Ayrıca suçun şahsiliği ilkesi vardır. Ancak yaşananlar suç isnadının bile sadece kişiyle alakalı olmadığını, suç isnadında bulunulan kişinin tüm ailesinin bu durumdan olumsuz yönde etkilendiğini göstermektedir. Bu durum tamamen yasalara aykırıdır. Hükümet yetkilileri biran evvel bu duruma son vermeli, her şeyden önce suç isnad edilen kişiler hakkında detaylı bir soruşturma yapmalıdır. Asılsız ihbarlar yüzünden binlerce memur mağdur olmuştur. Ancak, FETÖ terör örgütü başta olmak üzere, PKK ve diğer yasadışı ne kadar örgüt varsa bunlarla bağları kesin olanlar da yasalar doğrultusunda soruşturmaya tabi tutulmalı, Anayasa ve hukuk kuralları çerçevesinde en ağır cezalara çarptırılmalıdır.

YAŞANANLARIN TEMELİ KAMUDA LİYAKAT SİSTEMİN BOZULMASIDIR

Bizler bugüne kadar kamuda paralel yapılanmaya bulaşanların hak ettikleri cezaları çarptırılmalarını defalarca dile getirdik. Bugün itibariyle ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıştır. Ülkemizin bu hale gelmesindeki en büyük sebep, paralel yapı denilen örgütün iktidar üzerinde etkin güç olmasından kaynaklanmaktadır. Uzun yıllar, bu yapılanmaya göz yumulmuştur. Kamuda liyakat rafa kaldırılmış, cemaatçi ve yandaş kadrolaşmaya gidilmiştir. Bu süreçte yapılan memur alım sınavları ile yükselme sınavlarında büyük şaibeler yaşanmıştır. Ancak, yapılan bu yanlışlar sebebiyle, bugün geldiğimiz noktada suçsuz olanlar da cezalandırılmaktadır. “Kurunun yanında yaşın da yanması” asla kabul edebileceğimiz bir durum değildir.

Türk Büro-Sen olarak, Hükümeti, Muhalefet Partilerini ve tüm kamuoyunu tekrar uyarmak istiyoruz; bugüne kadar yapılan hukuksuz uygulamalar, başka hukuksuzluklarla kapatılamaz. Görevlerinden ihraç edilen memurlar için 657 sayılı DMK’da belirtilen Disiplin Kurulları işletilmeli, liyakat sistemi hayata geçirilmeli, Anayasamızın güvence altına aldığı temel hak ve hürriyetler korunmalı, hukuk kuralları tam ve eksiksiz olarak uygulanmalıdır. Aksi durumda ülke büyük bir kaosun içinde kalacaktır. Ülkemizin dış dünyadaki itibarı kaybedilecektir. Bizler yeni mağduriyetler yaşanmaması için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mağdur olanların yanında yer almaya devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 302 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim