• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 9 °C

KAPISINA KİLİT VURULAN PARTİ

Ahmet Nizamettin Güvener

Başlıktan da anlaşılacağı üzere TBMM de 40 Milletvekili ile temsil edilmesine karşılık şu an da ülkemizde kendi genel merkezince hem mecazi anlamda ve hem de fiilen kapısına kilit vurulan parti MHP dir.

Esasında ülkemizde MHP ye şu an şiddetle ve elzem olarak ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyaca binaen Sayın Genel Başkan Bahçeli ve MHP üst yönetimi ne yapıyor? Parti teşkilatlarının kapılarına kilit vurmak haricinde hiçbir şey yapmıyor. Enteresandır evet hiçbir şey yapmıyor.

Son on gündür ülkemizde o kadar büyük olaylar oldu ki. Sayın Devlet Bahçeli’nin Salı günü grup toplantısındaki konuşması hariç nerede ise MHP ortalıkta görülmedi. Var denebilir. Evet ufak tefek mecliste konuşmalara şahit oluyoruz o kadar.

Sayın Devlet Bahçeli grup toplantısında prompter ya da ekrandan okuduğu hazır önüne gelmiş metni bile tam anlamı ve gerektiği gibi okuyamıyor. Üstelik cihazda problem çıkınca yazı siliniyor ve Sayın Bahçeli görevlilere kızıyor. Çünkü toplum önünde irticalen konuşabilme yeteneği ve alışkanlığı yok.

Böyle bir ortamda parti içi muhalif kanadın olağan üstü kongre atağına karşılık; kendilerine muhalif olan hangi teşkilat var ise o teşkilatın kapısına kilit vurmayı tercih ediyorlar.

Sayın Bahçeli’nin geçmiş konuşmalarını hatırlayalım. “Beni ancak Ülkücü irade gönderir” demiyor mu idi? Bahsetmiş olduğu Ülkücü irade isteğini ortaya net bir şekilde koydu. Ancak Sayın Bahçeli ve ekibi geçmişte Ülkücü İradeye saygı duyacaklarını beyan etmiş olmalarına rağmen şimdi geldikleri son nokta “Biz bu iradeyi de tanımıyoruz” hamlesidir.

Normal demokratik teamüllere göre partiyi kongreye götürmeleri gerekmekte iken teşkilatların kapısına kilit vurmayı tercih etmişlerdir. Ancak elbette partiyi olağan üstü kongreye götürecekler ya da parti mahkeme kararı ile olağan üstü kongreye gidecek. Şu anda yaptıkları muhalif il ve ilçe teşkilatlarının kapısına kilit vurarak fesih etme teşebbüsleri ile zamanı bir miktar uzatarak yeni delegeler ile kongreye gitme taktiğinden ibarettir.

24.Şubat.2016 tarihi itibarı ile Genel Başkan Yardımcısı Sayın Prof.Dr.Ümit Özdağ yanına Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ve 24.Dönem Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeriyi de alarak bir basın toplantısı ile Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ettiğini kamuoyu ile paylaşmış bulunmaktadır.

Bu toplantıdan sonra konuşan Kayseri Milletvekili Sayın Halaçoğlukendilerine yönelik tepkilerle ilgili olarak, “Muhalefet gruplarıyla bir ilişkimiz yoktur. MHP bölünmesin istiyoruz” ifadelerinde bulunmuştur.

Sayın Bahçeli ve ekibinin şu ya da bu şekilde partiden tasfiye olacağı aşağı yukarı bellidir. Ancak bu büyük mücadelede hala belli olmayan hususlar vardır. Bize göre Sayın Bahçeli ve ekibi iki ayrı strateji üzerinde çalışmaktadırlar.

Bu stratejilerden birincisi mevcut yönetimin direnerek kazanması, ikinci strateji ise Sayın Özdağ üzerinden Genel Başkan ve ekibinin muhalif hareketi tasfiye etmesidir.

Sayın Bahçeli ve ekibinin ister direnerek ister ise Sayın Özdağ üzerinden muhalif hareketi tasfiye etme teşebbüsleri neticesinde istediklerini elde etme gayretleri sonuç verir ise eğer o taktirde hedeflerine varmış olacaklardır.

Ancak her iki stratejiden her hangi birisi ile sonuç alarak muhalif hareketi tasfiye etmiş olsalar da böyle bir sonuç neticesinde MHP nin belini doğrultma şansı nerede ise hiç yoktur. Çünkü böyle bir sonuç MHP de statükonun devam etmesi anlamına gelecektir. Son tahlilde MHP yi idare eden iradenin; MHP nin iktidar olması gibi bir hedefinin olmadığı defalarca ortaya konulmuştur. Neticede ha Sayın Bahçeli ile ya da ha Sayın Özdağ ile netice fark etmeyecektir.

Böyle bir durumda MHP nin bölünme ihtimali kaçınılmazdır.

Ülkücü İradenin yoluna muhalif kanat ile birlikte devam etmesi kararının galip gelmesi durumunda; kanaatimce MHP hem ülkücü irade için hem de ülkemiz için yeni bir umut kapısı olmaya adaydır.

Böyle bir zeminde MHP; AKP den yaka silkmiş olan seçmenin büyük bir bölümünün teveccühlerine mazhar olabilir. Üstelik CHP nin de Yurtsever Cumhuriyetçi kanadının oylarını bile alabilir.

Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir hususun altını çizmekte fayda var. Hangi durumda olur ise olsun; hiçbir siyasal parti için hiçbir zeminde ve şartta oylar hiç kimsenin tekelinde ve cebinde değildir.Olamaz.

Devir ve şartlar geçmişteki CHP, DYP, ANAP, SELAMET Partisi şartları ve zemini değildir.

AKP yi ve HDP yi gördükten sonra ve seçmenin beyninin nasıl yıkandığı ve asimetrik psikolojik savaş ile olağan üstü şartların ülkemizi getirdiği şartları gördükten sonra ve siyasetçiye güvenin bu kadar erozyona uğradığı bir zeminde seçim öncesi ve seçim sonrası profesyonel hazırlığı seçmene göstermenin ne kadar zor olduğu unutulmamalıdır.

MHP deki muhalif hareket aynı zamanda ülkemiz için de bir şanstır.

Bu konuda benim şahsi görüşüm Sayın Koray Aydın ya da Sayın Sinan Ogan dan ziyade Sayın Meral Akşener in toplum içerisinde büyük bir karşılığı olduğu ve Sayın Meral Akşener ile MHP nin büyük bir ivme yakalayabileceğidir.

Ancak ve ancak böyle bir durumda MHP kapısına kilit vurulan değil Vatan ve Millet sevdalıları ile kapısı sonuna kadar açılan bir parti olur.

Unutulmaması gereken en büyük düstur ise;

Demokratik teamüller içerisinde Siyasal Partileri ancak ve ancak Millet açar ve Millet kapatır.

Bu düsturun tek bir istisnası var; VATANA İHANET ETMEMEK ŞARTI İLE…

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim