• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 19 °C
  • İzmir 20 °C

KCK DAVALARINDA SERBEST BIRAKILANLAR, BUGÜN TERÖR OLAYLARINI YÖNETİYOR

Nur Çelebi

Türk Büro-Sen 1-3 Nisan 2016 tarihleri arasında Ilgaz’da İstişare toplantısı düzenledi.

Genel Başkan Fahrettin Yokuş konuşmasına hain terör saldırılarında kurban verdiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet ve Türk Milletine baş sağlığı dileyerek başladı.

YÜCE MECLİSTE TERÖRİSTLERİ ANAN VEKİLLERİ KINIYORUM

“30 Mart 2016 günü TBMM’de utanç verici bir olay yaşanmıştır. 44 yıl önce terörist Mahir Çayan ve arkadaşları NATO’da görevli 3 İngiliz teknisyeni kaçırıp, Tokat’ın Niksar İlçesinin Kızıldere köyünde bir eve saklamışlardı. Güvenlik güçlerinin uzun takipleri sonucu Kızıldere Köyünde saklandıkları köy evinde kıstırılan teröristler ‘teslim ol’ çağrılarına silahla karşılık vermişler, uzun bekleyişlere rağmen teslim olmamışlar ve askerimizle çatışmaya girmişlerdi. Önce kaçırdıkları İngilizleri katleden Mahir Çayan ve arkadaşları silahlı çatışmada ölü ele geçirilmişlerdi. Bundan tam 44 yıl önce 30 Mart 1972 tarihinde gerçekleşen olayın yıldönümünde, TBMM’de 3 siyasi partinin sözcülerinin teröristleri saygıyla anan konuşmalar yapması, Türk Milleti’ne ve onun Meclisine en büyük hakaret ve ihanet olmuştur. Milletin Meclisinde teröristleri saygıyla anan siyasi parti yetkilileri şehitlerimizin kemiklerini sızlattılar. Teröristlere saygı duyulan bir meclisin olduğu ülkede terörle mücadele edilebilir mi? Saygı duruşunda bulunan terör örgütünün siyasi uzantısı olan sözde parti yöneticilerini anlıyoruz. Onlar hainliklerini her zaman dile getiriyorlar. Fakat anlayamadığımız AKP Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, nasıl olur da teröristleri saygı ile anarlar? Buradan teröristleri anma konuşması yapan ve bu duruma sessiz kalan milletvekillerini şiddetle kınıyor, milletin meclisinde yaşanan bu ihaneti milletimizin vicdanına havale ediyorum. Teröristleri saygıyla anan HDP, AKP ve CHP vekillerini milletten özür dilemeye davet ediyorum.”

TERÖR AÇILIM SÜRECİYLE YENİDEN ATEŞLENDİ

Yokuş, açılım süreciyle terörün tekrar güçlendirildiğini belirterek, “Açılım adı altında gelinen bölünme sürecinde, “anneler ağlamasın” denilerek halk aldatıldı. Teröre ve teröristlere en büyük tavizler bu süreçte verildi. Süreç zarar görmesin diye istihbarat yapılmadı. Kazılan hendekler, yığınak yapılan silahlar ve bombalar görülmedi. 6-8 Ekim tarihlerinde Kobani bahane edilerek ülkede büyük bir kalkışma başlatıldı. Bu kalkışmanın sorumluları ve bölücülerin uzantıları olan sözde siyasi parti yöneticilerine maalesef hiçbir cezai işlem yapılmadı. Yine Kandil’de eğitim gören teröristler, elini kolunu sallayarak ülkemizden geçip gittiler. Nihayetinde Güneydoğu Anadolu Bölgemizde başlatılan terör olayları ülkemizin her yerine öbek öbek yayıldı. Şimdi de Ülkemiz Suriye’deki bir iç savaş bataklığına sürüklenmek isteniyor. Türk Milleti’ne, Anadolu topraklarında ne yazık ki huzur çok görülüyor.”

KCK DAVALARINDA SERBEST BIRAKILANLAR, BUGÜN TERÖR OLAYLARINI YÖNETİYOR

“Siyasi iktidarın düzenlediği af yasaları ile KCK davalarında serbest bırakılan 600 terörist bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da PKKlı teröristlere önderlik yapmaktadırlar. Askere, polise güvenlik güçlerine yönelik yapılan kalleş saldırıları planlamaktadırlar. Hükümetin açılım sürecine zarar gelmesin diye serbest bıraktığı KCKlılar bugün ülkemizi kana buluyor. Böyle bir yönetim anlayışını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu kadar şehidin hesabını kim verecek?”

BAZI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ TERÖRÜ DESTEKLİYOR

“Her iki yılda bir Diyarbakır’da yapılan ‘Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansında’ ülkenin birliği ve beraberliği hedef alınmakta, bölücü başına özgürlük istenmekte ve Kürdistan talep edilmektedir.  Bu toplantıya bir çok sivil toplum örgütü delege olarak katılmış, bildiriye imza atmışlardır. Bunların içinde maalesef Memur Konfederasyonları olan Memur-Sen ve KESK’in de delegeleri bulunmaktadır. Ayrıca bir kısım meslek örgütü ve dernekler de bu bölücü toplantılara katılmışlardır. TMMOB, TTB, İHD, KADEP, İslam Konferansı Koordinasyonu, Kürt Demokrasi Platformu, Mazlum Der, Eczacılar Odası, MÜSİAD, Bölge Baroları gibi birçok meslek örgütü temsilcisi de mensuplarının meseleleri ile meşgul olmak yerine, teröre destek veren bildirileri imzalamışlardır. Bu durum bizleri derinden üzmüştür. Teröre destek veren bildirilere imza atanlar gerekli cezayı almalıdır. Ancak hükümet bu duruma hala sessiz kalmayı tercih etmektedir.”

BÖLÜCÜLER ÜNİVERSİTELERDE VE KAMU KURUMLARINDA CİRİT ATIYOR

“Maalesef ülkemizdeki 1100 akademisyen bölücü bir bildiriye imza atarak, ihanetin üniversitelere yayıldığını göstermişlerdir. Aynı zamanda HDP’li belediyelerde yaşanan eş başkanlıkla ilgili hiçbir yasa işlememektedir. Bu belediyelerdeki bazı yöneticiler ve memurlar da terör faaliyetlerinde bulunmaktadırlar. Bu faaliyetlerde bulunanlara gerekli yaptırımlar derhal uygulanmalıdır. Yoksa ülkemiz içinden çıkılamaz bir terör yuvası haline gelecektir.”

TERÖR 31 YILDA 40 BİNE YAKIN VATANDAŞIMIZIN KATLİNE SEBEP OLDU

Ülkemizin, içeriden ve dışarıdan terör saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Yokuş sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yanda PKK diğer yanda IŞİD…  Etrafımız ateş çemberine dönüştürüldü. Sınırlarımız kontrolden çıktı, girenin çıkanın bilinmediği bir göçmenler ülkesi haline geldik.  Artık ülkemizde 3 milyonu aşkın göçmen var. Göçmenlerin 1 milyona yakını kayıtdışı istihdam ediliyor. Göçmenler yüzünden birçok şehrimiz yaşanamaz hale gelirken, Ülkemiz terör örgütlerinin eylem alanı haline gelmiştir. Her gün şehitler gelmeye devam ediyor. Ülkeyi yönetenlerin öngörüsüzlüğünün bedelini millet olarak bizler ödüyoruz. 31 yılda 40 bine yakın can verdiğimiz terör yüzünden en az 1,2 trilyon dolar ekonomik kayba uğradık. Ülkemizde yaşanan işsizliğin, fakirliğin en büyük nedeni terördür.”

BÜROKRATLAR KORKUYOR, LİYAKATSIZ YÖNETİM ANLAYIŞI ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLÜYOR

Ülkede çift başlı bir yönetim anlayışının olduğunu belirten Yokuş, “Kamuya yapılan yandaş atamalar, devlet yönetiminin liyakatsız ve ehil olmayan ellere teslim edilmesine sebep olmaktadır. Bürokrasiye yapılan liyakatsız atamalar nedeniyle ülke felakete sürüklenmektedir. Bu anlayış maalesef kamudaki bürokratları da sindirmiştir. Bürokratlar yetki karmaşası yüzünden; karar vermekten, insiyatif kullanmaktan hatta atamalara ya da dosyalara imza atmaktan korkar hale gelmiştir. Kamuya yapılan atamalarda, yandaş algısının kırılması gerekiyor. Bu durum önlenemezse devlet hafızası yok olacaktır.”

ASKERE, YARGIYA, EMNİYETE OPERASYON YAPILDI

“Askere, polise, MİT’e ve yargıya bir çok siyasi müdahalede bulunuldu. Ülkenin güvenliğini sağlayan kurumlara birer birer kumpaslar kuruldu.  Emniyet müdürleri emekli edildi, asker uydurma operasyonlarla hapislere atıldı. Yargı siyasallaştırıldı, MİT etkisiz hale getirildi. Dolayısıyla Asker kışlasına, polis karakoluna çekildi. Sonuç olarak ülkede güvenlik ve asayiş tamamen bitti. Terör örgütleri her yerde kol gezer oldu. Dolmabahçe mutabakatıyla da teröristlerin eli maalesef güçlendirildi.” dedi. 

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim