• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • İzmir 7 °C

KINIYORUM, LANETLİYORUM…

Ergün Aydoğan

Ankara’da; Ekim’de Gar önünde, Şubat’ta merasim sokakta, Pazar günü Kızılay’da, TBMM başta olmak üzere tüm önemli kurumların olduğu 3KM’lik alanda üçüncü büyük vahşice yapılan bombalı saldırılar ve büyük kayıplar…

Yüreğinde biraz insan sevgisi, insani duygu olan her kim olursa olsun Pazar günkü Ankara katliamını kınar, en sert biçimde lanetler. Terörden beslenen, terörü araç olarak görenlerden-kullananlardan böylesi bir davranış elbette beklenmez.

Amasız fakatsız, ancak sız lanet olsun. Ve fakat yönetici konumunda olanların sürekli normal vatandaş gibi ‘’kınama’’ mesajlarının pek inandırıcılığı maalesef yok-kalmadı.

Şimdi birileri ‘’Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği, terörle yaşamaya’’ alışmamız gerektiğini söylemeye başladı. Coğrafyamızın getirdiği bir sonuçsa elbette alışılır, savaşılır, gerekli tedbirler önlemler alınarak yaşanır. Peki son zamanlarda bu saldırıların kent merkezlerinde olmasının, artmasının nedenlerini sormamız gerekmiyor mu? Çok başarılı olduğu ve sürekli kutsanan yöneticilerin ve alınan kararların bu yaşananlarda etkisi-sorumluluğu yok mudur? Varsa konuşulması gerekmez mi?

Maksadımız kimseyi suçlamak değil ve fakat her saldırı sonrası; birlik, beraberlik, kardeşlik bütünlükten, bir arada beraber yaşamaktan söz eden yöneticilerimizin; ayrıştıran, kutuplaştıran diğer kesimleri yok sayan, sürekli suçlu arayan, suçlayan yönetici anlayışının acı olaylar karşısında bu duygulardan söz etmesinin bir karşılığı olur mu sizce? Sürekli suçlanan, yok sayılan ötekileştirilen toplum kesimlerinden istenen destek karşılık bulur mu acaba?

Evet, son iki patlama terörün uyguladığı; hareket halindeki aracın patlatılması, yeni bir yöntem. Ve son iki patlama merasim sokaktaki askere, Kızılay’daki polise yani ‘’devlete’’ yönelik olduğu anlaşılıyor.

IŞİD, PYD, YPG, PKK veya onun yavrusu TAK kim yapmışsa yapmış. İster Erdoğan’a, ister hükümete, ister asker veya polise, kime yapılmak istenmişse istensin bu saldırılar hepimize, ülkemize, birliğimize karşı yapılmış bir saldırıdır. Öncelikle ülkeyi yönetenler ‘’yönetme’’ sorumluluğunun gereğini yapmalı daha sonra muhalefet ve tüm toplum kesimlerinden destek istemelidir.

Her olayda olduğu gibi bu patlama sonrasında da dünya liderleri mesajlar yayınlıyor ‘’bu saldırılar AB değerlerine’’ karşı yapılmıştır, kınıyoruz! Tamam kınamaları anladık peki AB ülkesi Fransa’ya saldırı olduğunda ‘’o liderler’’ Paris’te toplanıyor, teröre karşı yürüyüş yapıp, teröre karşı ortak hareket ettikleri mesajını veriyor da Türkiye’de yapılan saldırılar sonrası neden kuru bir mesajlarla geçiştiriliyor!..

ABD kendisine yönelik terör saldırılarında tüm dünyanın yanında olmasını istiyor, kendisine saldıranlara terörist, terör örgütü diyor da; Türkiye’ye saldıranlara neden terör örgütü diyemiyor. Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği PKK’ya yalandan da olsa terör örgütü derken onun Suriye uzantısı PYD’ ye terör örgütü değil; o benim IŞİD’le mücadele ortağım yani müttefikim diyor. Şimdi birde TAK çıktı. Bunların hepsi PKK’nın uzantıları, yan kolları, şubeleri taşeron ortakları değil mi?

AB ve ABD; terör dünyanın ortak sorunudur birlikte hareket, birlikte mücadele edilmelidir. Evet kendilerine yönelik oldu mu birlikte hareket edelim, konu Türkiye olunca ne halin varsa gör. Terör kendilerine yönelik oldu mu terör nerede olursa olsun; Irak, Libya, Suriye… fark etmez. Dünyanın öbür ucundan gelirler, oralara asker yerleştirilir, silahlı mücadele yapılır. Ama konu Türkiye olunca hiçbir şey yapamaz, yapmamalısın denir. PKK’nın merkezi, karargâhları, yuvaları sınırımızın hemen dibi; Kandildedir, Kuzey Irak’tadır herkes bilir, dünya bilir ama Türkiye oraya gidemez, sınır ötesi harekat yapamaz. Müsaade etmez ağababalar. Kendileri terörle her türlü mücadeleyi meşru görür, Türkiye’ye; terör örgütleriyle masaya otur, pazarlık yap, anlaş denir.

Hani terör insanlık suçuydu, ortak sorunumuzdu, kabul edilemezdi, beraber mücadele edecektik.

Teröre destek veren ülkelerde; insanlık suçu işlemiş olmuş olmuyor mu?

Bu yazı toplam 251 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim