• BIST 96.808
  • Altın 144,543
  • Dolar 3,5662
  • Euro 4,0101
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 25 °C

KRİTİK BİR SÜREÇ..

Ergün Aydoğan

Türkiye Avrupa ve Dünyadan hızla kopuyor dedik. 15 Temmuz FETÖ (askeri değil) darbe girişimi sonrası üyesi olmak istediğimiz Avrupa, stratejik ortağımız ABD ve din kardeşi dediğimiz Müslüman ülkelerden ülkemizin maruz kaldığı darbe girişimine karşı çıktıklarını, darbe girişimini kınadıklarını, Türkiye’nin yanında olduklarını ne yazık ki gör(e)medik. Elbette dostlarımız, stratejik ortağımız ve Müslüman ülkelerin bu tavırlarını sorgulayalım ama birazda kendimize bakalım. Klasik bir ifadeyle; uluslararası ilişkilerde dostluk yoktur, karşılıklı çıkar ilişkisi vardır. O halde ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa, meydan okumadan, dünyaya tek başımıza kafa tutabilirmişiz moduna girmeden rasyonel bir tavırla ilişkilerimizi; Win Win, yani kazan kazan anlayışıyla belli bir düzeyde tutmamız gerekiyormuş.

Avrupa ve ABD’nin derdinin ‘demokrasi’ olmadığı malum gerçek…

Sizde, ‘demokrasi’ olmuş olmamış çokta umurlarında olmadığı son yaşanan olayda çok açık şekilde görüldü. Sözde demokrat Avrupa, güçlü ekonomik ve sosyal ilişki içinde olduğu, üyelik müzakereleri yürüttüğü, müzakere şartlarını yerine getirdiğinde üyesi olacağı ülke Türkiye’de, ordu içinde illegal bir yapının halkı,  sivil demokrasinin mabedi parlamentoyu bombalamasına sessiz kalabiliyor, güçlü bir itiraz karşı koyuş sesi yükselmiyor. Tüm eksiklerine itirazlarımıza rağmen sivil iktidarın yanındayız demiyor. Sivil demokrasiye yönelik saldırı; hangi taraftan, kimden gelirse gelsin karşısındayız, sivil siyasete sahip çıkıyoruz, bizim muhatabımız; sivil siyaset demiyor, diyemiyor.

Aynı şekilde ABD; sözde bizim stratejik ortağımız, müttefikimiz. Bu başarısız darbe girişimi sonrasında üzüntülerini gizlemiyorlar. Neden başarısız olduğunu sorguluyorlar, başarısız olmasına üzülüyorlar. Üst düzey askeri yetkilileri (ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper ile ABD Merkez Kuvvetler (CENTOM) komutanı Joseph Votel) TSK içindeki muhataplarımız, işbirliği içinde olduğumuz yetkililer içerde-hapiste veya görevden uzaklaştırıldılar. Bundan sonra ilişki kurmakta zorlanabiliriz düşüncesini gizlemeden kamuoyuyla paylaşıyorlar. Açıkça bu sürecin içinde olduklarını, beraber planladıklarını gizleme ihtiyacı duymuyorlar. Ondan sonrada Türkiye’de oluşan bugüne kadarki ve bugünkü darbenin arkasında ABD var düşüncesinin bir haksızlık olduğunu, doğru olmadığını söylemeye çalışıyorlar.

Bu arada ülkemizi ziyaret eden ABD Genel Kurmay Başkanı Joseph F.Dunford muhatabı Hulusi Akar ve Başbakan Binali Yıldırım ile yaptığı görüşmelerde ABD’nin darbedeki rolü sorgulandı mı…?

Müslüman ülkelerden de güçlü bir destek gelmedi. AKP döneminde rasyonel, karşılıklı çıkar, çıkara dayalı ilişkiler kurmak yerine sadece; inanç paydaşlığı Müslümanlık esas alan bir ilişki kurmayı denedik ve bunun üzerinden ilişkilerimizi geliştirdik. Ama ne yazık her kritik aşamada bu ülkelerde inanç paydaşlığına bakmaksızın her zaman; Avrupa ve ABD’nin yanında saf tuttu.

Her geçen gün yeni değerlendirmelere ve yeni birliktelikler yaşamaya hazır olalım. Bu darbe girişiminde ABD’nin her iki müttefiki; Erdoğan ve Fethullah Gülene ders verdiği. Bir taraftan Erdoğan’a; bak ayağını denk al, benim sözümden çıkma, istediğim zaman seni devirebilirim mesajı verdiği. Diğer taraftan Fethullah Gülene; bak darbe girişiminde başarısız oldun, ifşa oldun, Türk halkı acımasız gerçek yüzünü gördü, artık Türkiye’ye dönemezsin, sözümü dinlemediğin anda seni Erdoğan’a teslim ederim mesajı verdiği.

Şimdi Türkiye daha çok sıkıştırılacak. Bir tarafta terör-PKK eliyle diğer taraftan ekonomik yollarla... Daha darbe girişiminin ertesi günü kredi derecelendirme kuruluşu; Standart Poor’s (S&P) Türkiye’nin kredi notunu BB+’dan BB ye düşürüyor. Şimdide ‘orta derecede yüksek risk’ düzeyindeki ülke riskini ‘yüksek risk’e revize ederek Türkiye’yi yatırım yapılması riskli ülkeler sınıfına sokarak gelecek, yabancı yatırımların önünü kesmek ve içerideki yabancı yatırımcının tedirginliğini artırarak; yabancı yatırımların Türkiye’den çıkışına yol açmak.

Kısaca bundan sonra hükümetin ve ekonomi yöneticilerinin çok daha dikkatli olmalarıdır. Açıkçası bugüne kadarki dönemde ekonomi iyi idare edildi. Her ne kadar perakende piyasasında aşırı durgunluk devam etse de; kriz iyi yönetildi.

Soru, görüş ve düşünceleriniz için; ergun.aydogan@yahoo.com.tr

Bu yazı toplam 847 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim