• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 8 °C

KÜRT SORUNU BİTER Mİ? BİTMEZ!

Ergün Aydoğan

Yazının başlığına bakıp hemen; bitmez olur mu, biter. Kim demiş bitmez diye, Türkiye büyük ve güçlü bir devlettir bu sorunu da bitirir diyenler olacaktır. Bunu diyenler elbette haklıdırlar. Bence de Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir ve bu sorunu da çözer. Ve fakat çözülmedi, çözülemiyor…

Tarihsel sürecine girmeden yakın dönemdeki tüm cumhuriyet hükümetlerinin en önemli gündem maddesi ‘’Kürt sorunuydu’’. Bakın adında bile anlaşamadığımız bir sorun bu. Şimdi bazıları bu ‘’Kürt sorunu’’ değil bu, PKK sorunu diyecektir. Doğrudur. Adına ne dersek diyelim ama böyle de bir sorunumuz var. Bazen farklı yöntemler denense de, sürekli olarak benzer yöntemler denenerek farklı sonuçlar beklendi. Ve ne yazık ki; uygulanan yöntemler bir devlet politikası haline getirilemedi. Her iktidar kendince yöntemler denedi, sürdürülemedi vazgeçildi, başka yöntemler uygulandı bir türlü kalıcı barış ortamı sağlanamadı.

Cumhuriyet iktidarları içinde en uzun iktidar olan AKP iktidarı da bu uzun dönem içinde sürekli bir model tutturamadı. Başlangıçta kabul etmediği, beğenmediği, vazgeçtiği birçok modeli şimdi uygulamaya koydu.
Bölge ülkelerde ki gelişmelerinde etkisiyle Kürtlerin temsilcisi olduğu iddiasıyla mücadele eden PKK terör örgütü Doğu ve Güneydoğu bölgesinde devletin boşalttığı alanı doldurmak istedi; bölge halkını yanına almak için gayret gösterdi, halka; bakın devlet artık yok, burada biz varız, güç bizde, bizim yanımızda olacaksınız... Devlet bunca yıldır bu bölgede kalıcı etkinlik sağlayamadı, her zaman bırakıp gitti ama biz sürekli buradayız... Zaman zaman etkinlikte sağladı ve zamanının geldiğini düşünerek; yolar kesti, yolları kullanılmaz hale getirdi, kent merkezlerine barikatlar kurdu, hendekler açtı, binalar arasında alt geçitler yaptı, devlete karşı resmen savaş ilan etti. Günler süren sokağa çıkma yasakları uygulandı. Halk mağdur oldu. Esnaf perişan oldu. Kürtler adına mücadele ettiğini söyleyen PKK halkı sokağa, isyana çağırdı. Ve bu çağrı elbette karşılık bulmadı. Halk sağduyulu davrandı. Ama bu işin bittiği anlamına gelmemeli. Halk her zaman olduğu gibi yine tedirgin; yarın yine devlet mücadele yöntemini değiştirir, silahlı guruplar etkin olursa…

Osmanlıdan bu yana devlet o bölgede aşiretler üzerinden etkin olmaya çalışır, bazen onların temsilcilerini meclise taşır, bazen alaylar kurar, bazen korucu sistemi getirir, bazen mele(din görevlisi) sistemine yönelir ama bir türlü kalıcı bir sistem tesis edemez.

Devlet özellikle cumhuriyet döneminde o bölgenin kalkınması, gelişmesi için önemli girişimlerde; yollar, fabrikalar, barajlar, tarıma, hayvancılığa destek programları, sağlıkla ilgili; hastaneler, sağlık ocakları, doktorlar, hemşireler, eğitimle ilgili; ilk, orta, lise ve üniversiteler açılmış-kurulmuştur. O bölgeye mahsus ekonomik paketler hazırlanmış, teşvik programları uygulanmış, çok uygun teşvikler verilmiş, bu teşvikler dönem dönem başka amaçlar için kullanılmış, bölge bunun yararını görmemiştir. Bunlar halka pek doğrudan yansımamıştır. Devletin kaynakları birilerinin cebine gitmiş dönüp halka da demişler ki; bakın bu TC var ya bu TC, yatırımları hep batıya yapıyor, sizleri ihmal ediyor, sizleri üvey evlat olarak görüyor. Biz üvey değiliz. Bizde Türkler gibi asli kurucuyuz ve bundan sonra TC’den bir şeyde istemiyoruz.

Dün olduğu gibi bugünde yatırımlar engelleniyor, var olanlar yakılıp yıkılmaya devam ediliyor.

Ve bazı gruplar diyor ki; sizden yol, köprü, baraj, fabrika, okul, hastane yatırım isteyen mi var, yapmayın… Ne kardeşi biz kardeş falan değiliz, biz ayrı bir milletiz. Demokrasiyi tesis edelim, temel hak ve özgürlükleri geliştirelim, varsa önündeki engelleri giderelim; sen kim oluyorsun, benim hangi haklarımın olup olmayacağına sen mi karar vereceksin, ben istediğim hakları silah yoluyla da olsa alırım-alacağım.

Bugüne kadar yanlışlar hatalar olmuş mudur evet olmuştur. Devlet adına görevli olan yetkililer yetki aşımı yapmamış mıdır, evet yapmıştır. Peki bu hatalar sadece o bölgede mi olmuştur, bunlar bir ayrılık sebebi midir? O devlet ki, benzer hataları ülkenin başka bölgelerinde uygulamamış mıdır maalesef uygulamıştır.

Tabi bunun uluslararası destekleri, bağlantıları var. İçerdeki destekçileri, bağlantıları var. Uluslararası güçler göz yumuyor, buradaki entel dantel gruplar ‘’Kâbe’’ gibi kandile gidip geliyor ve bizde yıllardır; Türk uçakları kandili yerle bir etti nakaratlarını dinliyoruz. Ne kadar çok ‘’kandil’’ varmış ki onlarca kez yerle bir ediliyor ama bir türlü bitmiyor!

Demokratikleşme, insan hak ve özgürlükleri mi; sonuna kadar evet ama istenen bu mudur? Maalesef istenen bu değil.

Bu yazı toplam 347 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim