• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 23 °C

KURULTAY SONRASI CHP NİN YENİ YÜZÜ ve MHP

Ahmet Nizamettin Güvener

21.Kasım.2015 tarihinde Halk TV de Gürkan Hacır’ın yönetmiş olduğu Şimdiki Zaman programının konukları Doç Dr.Yunus Emre (CHP eski Gençlik Kolları Genel Başkanı), O zamanki CHP Parti Meclisi Üyesi Elfin Tataroğlu ve Araştırmacı ve Sosyal Demokrasi Vakfı Genel Sekreteri Ertan Aksoy  idi.

Konu elbette CHP idi.O günkü tarih itibarı ile CHP nin bu gününü (Ocak 2016 sını) ve yarınını tartışıyorlardı.Konu CHP olmakla birlikte zaman zaman gündem gereği MHP ye de vurgu yapma ihtiyacı hissediyorlardı.

Konu o kadar günceldi ki siyasetimizin bütününü kapsıyordu.Bu bağlamda Konumuzun esasını CHP oluşturmak ile birlikte kızım sana söylüyorum gelinim sen anla misali MHP’ye de atıfta bulunmak bu günkü yazımızın ana fikrini oluşturmaktadır.

İlgili tarihteki programda Doç Dr Yunus Emre yapmış oldukları bir siyasal araştırmadan bahis ile CHP nin örgütü ile seçmeni arasındaki sosyo ekonomik ve kültürel bağları incelediklerini ifade etmişler ve CHP örgütünün toplum ile nasıl bir ilişki içerisinde olduklarını araştırdıklarını ifade etmişlerdir.Sayın Yunus Emre  konuşmasının devamında CHP nin kendisini Sosyal Demokrat bir parti olarak tanımladığını ancak araştırmada varılan son noktanın CHP nin gerçek anlamda Sosyal Demokrat bir parti olmadığını çünkü Sosyal Demokratlık anlamının toplumda bir karşılığı olmadığına kanaat getirdiklerini ifade etmişlerdir.

Aynı programda konuşan Elfin Tataroğlu ise; “Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden bir partiden Sosyal Demokrat bir parti çıkar mı?”sorusuna cevap bulmaya çalışmış ve CHP nin aradaki dengeyi bulmasının gerekliliğinden bahsetmiştir.

Söz konusu programda hem Elfin Tataroğlu ve hem de Programın sunucusu Gürkan Hacır tartışılan konu çerçevesinde Kürt problemi adı altında yürütülen proje yi de konuşma ihtiyacını hissetmişlerdir.Bu sebeple Gürkan Hacır programın bir bölümünde.Konu ile ilgili problemin Kürt halkından gelen taleplerden oluşmadığı, aksine İlgili taleplerin tamamının Emperyalizm den geldiğini ifade ederek son derecede doğru bir tespit yapmıştı.Bir az sonra konunun önemine binaen bu tespit ile CHP nin yeni yönetimi ve yeni  duruşu arasında bir bağlantı olduğu düşüncesi ile kanaatimi ifade etmeye çalışacağım.

Söz konusu programda ülkemizde sağ siyaset de ele alınmıştı.Elfin Tataroğlu “Tayip Erdoğan’ın sağı çok iyi konsolide ettiği tespiti ile birlikte, Sağ da herhangi ciddi bir kadro yok,AKP nin içerisinde hiç kimsenin kafasını kaldırmaya cesareti yok, Sağ da herhangi bir farklı siyasi oluşuma geçit vermek, izin vermek yok,Bu sebeple Türkiye’de sağdan herhangi ciddi bir hareket çıkmaz.”tespitini yapmıştı.

Son olarak ilgili programda Erhan Aksoy “MHP siyaseten yetersizdir.MHP nin en büyük yetersizliği siyaset üretememektir.MHP yetkin değil.” İfadelerinde bulunmuştu. Elfin Tataroğlu ise; MHP nin kendisini toparlaması Vatan ve Millet sorunu oldu.MHP nin güçlendirilmesi gerekiyor.Bahçeli AKP ye can suyu taşıyor.” İfadelerinde bulunmuştu.

Konu 22.Kasım.2015 tarihinde yine Halk Tv de yine Gürkan Hacır’ın programında farklı kişilikler ile tartışılmış ve bu programda da CHP nin çizgisi tartışılır iken Erol Mütercimler Ocak ayında yapılacak olan kurultayda “Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun en ciddi rakibinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk” olduğunu söylemişti.

Bu tarihlerden bu günlere kadar CHP nin mevcut ve gelecekteki konumu çeşitli vesileler ile ve çeşitli platformda tartışılmaya devam etti.Ve neticede 15- 16 Ocak 2016 tarihinde CHP yapmış olduğu kongre ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığında yeni parti meclisini ve bu günler itibarı ile de yeni parti yönetimini belirlemiş oldu.

Ortalama son iki yıllık geçmişe baktığımızda CHP içerisinde Milli Duruş sergileyen parlamenterlerin elemine edildiğine ya da elemine olduğuna şahit oluyoruz.Mesela Birgül Ayman Güler ya da Dilek Akagün Yılmaz  aklıma gelen iki isim.Milli Duruş sergiliyorlardı.CHP nin gerçek Cumhuriyetçi kanadını temsil ediyorlardı.

Bu gün yani 25.Ocak.2016 sabah saatlerinde Birgül Ayman Güler Ulusal Kanal da yeni seçilen CHP yönetimini eleştirir iken Selin Sayek Böke için Dünya Bankasında Kemal Derviş ile birlikte çalıştığını ve Derviş ekolünün Türkiye’deki yeni temsilcisi olduğunu ifade ediyordu.

Geçmişten bu güne kadar CHP kadrolarının çok iyi yetişmiş ve entellektüel birikimi olan kadrolarının olduğu göz ardı edilemeyen bir gerçektir.Ancak CHP nin esas problemi ise bu müthiş entelektüel birikimin Halk ile bütünleşememesinden kaynaklanmakta olduğu hemen herkesin malumudur.Bu sebeple de CHP nin iktidar alternatifi olamayacağı düşüncesi toplumun büyük bir kesiminin ortak kanaatidir.

Yazımızın başında da belitmiş olduğumuz gibi CHP nin entellektüel kadroları politika üretir iken Türk Toplumuna yabancı bir siyasal tercihi topluma benimsettirebilme becerisini gösterememişlerdir.

Bununla birlikte MHP ise kendi toplumu ile bütünleşebilmesi için çok az çaba harcaması gerekir iken; sosyal, politik, ekonomik ve toplum bilimlerinin gerektirdiği bilimsel çabanın dışında kalarak ve adeta armut piş ağzıma düş mantığı ile hareket ederek iktidarı her seferinde elinin tersi ile itmeyi tercih etme becerisini göstermiştir.Halbuki MHP nin de entelektüel birikiminin CHP den az olmadığı herkesin malumudur.

Fırsat buldukça Fetva makamı ile birlikte hareket ettiğini savunan AKP “Bilim Müminin yitik malıdır.Nerede bulursa alır ya da almalıdır.” Sözünün gereğini yerine getirmeyi tercih etmiş ancak hiçbir zaman da dini popülist yaklaşım ile kullanmayı da ihmal etmemiştir.

Konumuzun özüne dönecek olur isek yapılan kurultay neticesinde CHP parti meclisi yeniden şekillenmiştir.Bu kurultay sonrasında oluşan yeni yönetim idaresindeki CHP nin Cumhuriyetin  kurucu iradesini temsil etmeyeceğini ya da etmediğini ve esasında da CHP de de böyle bir niyet ve böyle bir irade nin söz konusu olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.Yani tabiri caiz ise Mustafa Kemal in askerleri emperyalist bir bakış açısına yenilmişlerdir.Kısacası CHP emperyalizmin kendisine çizmiş olduğu yol haritasını takip etmektedir.

Kanaatimce bundan sonraki tartışma konusu “CHP nasıl sosyal demokrat bir parti olabilir” olmalıdır.

Çünkü parti sözcülüğüne getirilen Sayın Selin Sayek Böke geçmişte 2014 yılında CHP'nin Antalya'da düzenlediği kampta yapmış olduğu sunum da"Kapitalizme uyum sağlamalıyız. CHP’nin kapitalizme uyumlu, insana dokunan sosyal demokrat bir üretim modelini toplumun önüne koyması gerekmektedir" sözleri de gündemde tartışma yaratmıştı. Sayın Selin Sayek Böke, Antalya kampında kendisine atfedilen sözlere sonrasında açıklık getirerek, "Kapitalizme uyumlu bir ekonomi politikasından değil, kapitalist düzen yerine toplumcu bir ekonomi modelini halka sunmanın şart olduğunu söyledim. Medyaya eksik yansımış'' cümleleriyle kendisini savunmuştu.

CHP nin bundan sonraki adımlarını hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Bu yazı toplam 504 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim