• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 12 °C

Let's make a peace in ourselves / Kendimizle barışalım

Alisa Çiçek Akyol

It is important to have objectives. We need to be patient and focus  while we are trying to reach to the objectives. We need to focus, because it is difficult to focus on something with the dispersed brain. But our objectives should make us excited to focus.

For this, we should let our fears and worries go to release our soul and stay in this moment. We need to get rid of our useless and old habits that block us and make difficult our  change. Of course, it is needed some time and patience for these. if we hurry and give up, we live continuously restlessness. While even we are growing a flower, we need to give water and sunlight as it needs. When we hurry and give more water than it needs, this makes it kill, not grow.

Our minds are like our garden. Sometimes we should clean the weeds, thorns and bushes. It happens that we dont plant anything. And worst of all that there are things that we planted with fears and worries.

Here, we should notice that and love the life. When we love, those thorns will go away and our garden will turn to rosary. Don't say that it is not happening anything. Doesn't matter it is small or big thing, you must have a goal.

Conflict, chaos and insolvability in our mind create our outer world. The energies  and vibrations we spread, pull the same energies and vibrations to itself. Means that how we feed our souls with our thoughts, it returns with the same vibration.

You know, when we have pain, we use painkillers. But this ensures only temporarily solution. It doesn't heal us. Unfortunately we should use more and more painkillers in every time. Finally at some point, painkillers will not be usefull anymore. Because of this, after the temporarily solutions, we need to heal it. İf not, treatment time will be longer than normal.

Which one is more beautiful? Happiness or serenity?

Are the happiness and serenity same thing or feeding each others?

Does the happiness depend on external factors?

If the serenity keeps on as continuously, it settles down in our lives. Then, our world change, and we also.

We should talk to ourself as if we are talking with a friendly and sincere friend.  Let's forget people who made us sad and our bad memories. Even the person that we made sad, blamed, criticized in every situation, that means ourselves.  Let's make peace. Let's choose a night and chat with ourselves till morning. Let's reborn till the morning.

Translated by Tolga Ziyagil

Kendimizle barışalım

Hedeflerimizin olması önemlidir. Hedefe ulaşmak için çabalarken sabırlı olup hedefe yoğunlaşmamız gerekir. Yoğunlaşmamız gerekir çünkü dağınık zihinle hedefe odaklanmamız zordur. E odaklanmak içinde hedefimizin bizi heyecanlandırması gerekir.

Bunun için endişe ve korkularımızdan arınıp ruhumuzu rahatlık içinde anda bırakmalıyız. Bizi engelleyen değişimimizi zorlaştıran eski ve işe yaramayan alışkanlıklarımızdan kurtulmalıyız. Elbette tüm bunlar için zaman ve sabır gereklidir. Acele edip vazgeçersek sürekli huzursuzluk yaşarız. Bir çiçek yetiştirirken bile suyunu kararında verip isteğine göre güneşlendirmek gerekir. Sabırsız davranıp çok sularsak çabuk büyütmez öldürürüz!

Zihnimizde bahçemiz gibidir. Zaman zaman ayrık otlarını, dikenleri, çalıları temizlemeliyiz. Bahçemize bir şeyler ekmediğimiz zamanlar olmuştur. En kötüsü de korkularla, endişelerle ektiğimiz şeyler de olmuştur.

İşte bunun farkına varmalı ve hayatı sevmeliyiz. Sevelim ki o çalılar bitsin gitsin, bahçemiz gülistan olsun. Of olmuyor ki demeyin. Küçük veya büyük hiç fark etmez. Mutlaka bir hedefimiz olsun.

Zihnimizdeki çatışma, kargaşa ve çözümsüzlük dış dünyamızı oluşturuyor. Enerjimiz ve yaydığımız titreşim aynı enerji ve titreşimleri kendine çekiyor. Yani ruhumuzu hangi duygu ve düşüncelerle beslersek aynı titreşimle hayatımıza artarak dönüyor.

Hani ağrımız olduğunda ağrı kesici kullanırız ya işte bu sadece ağrımızı dindirir. Yani tedavi etemz. En kötüsü de her defasında dozunu artırmak zorunda kalırız. Daha da kötüsü artık o ağrı kesicinin bir faydası olmaz. O nedenle ağrı dindirmek gibi geçici çözümlerden hemen sonra tedavi etmeliyiz. Aksi halde tedavi süreci uzar da uzar.

Mutluluk mu huzur mu daha güzeldir?

Huzur ve mutluluk aynı şey midir, yoksa birbirini mi besler?

Mutluluk her zaman dış faktörlere mi bağlıdır?

Huzur sürekli hale gelirse mutluluk hayatımıza mesken kurar. İşte o zaman dünyamız değişir biz de değişiriz!

Samimi ve içten bir biçimde bir dostla, bir sevgiliyle konuşur gibi konuşmalıyız kendimizle. Bizi üzenleri, kıranları, mutsuz anlarımızı, hepsini gelin unutalım. En çok da haksızlık ettiğimiz, kızdığımız, eleştirdiğimiz her fırsatta suçladığımız kişiyi, yani kendimizi affedelim. Barışalım kendimizle. Bir geceyi kendimize ayıralım. Sabaha kadar dertleşelim. Sabaha yeni bir hayata yeniden doğalım.

 

Bu yazı toplam 1253 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim