• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 6 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 10 °C

MHP'nin İktidarla İmtihanı : Baraj Korkusu mu Vatan Sevdası mı?

Mustafa Furkan Yılmaz
 
8 Haziran sabahından beridir ümitle bekliyoruz MHP’yi. Oysa hakkında yazılıp çizilen tüm senaryoların ve siyasi pazarlıkların gölgesinde geliyor silah sesleri ve can yakan şehit haberleri!
Ve yüreği vatan sevdasıyla dolu olan bu milletin inandığı bir partinin iktidardan kaçışının anlamsızlığına karşı bir eleştiri yazısıdır bu.
 
Umuda dair günler gitgide tükenirken ülkemde, MHP kendi kabuğunda, kendi doğrularında ve kendi kısır dünyasında...Dolarken zaman sayacı günden güne, MHP “şerefsiz” der, şerefsizleri yok etmek için inmez meydanlara…
MHP… MHP yok ortada… İdeolojik değil psikolojik bir yaklaşımdır ve neye hayır dediğini bilememenin hâlidir MHP’ninki… İşte bu yüzdendir ki söylenecek çok şey var, MHP’ye dair söylemek istediklerim var…

 

 

Türk siyaseti, 1991 yılında Milliyetçi Çalışma Partisi ve Refah Partisi arasında gerçekleşen ittifakı, -o dönemde partinin genel sekreteri olan- Devlet Bahçeli’nin yine bugünküne benzer muhalefetine rağmen Muhsin Yazıcıoğlu ve Alparslan Türkeş’in gayret ve insiyatifiyle yapmıştı. “Başbuğ Erbakan”, “Mücahit Türkeş” sloganlarıyla barajı aşamayacak bu iki muhafazakar parti böylece de barajı aştı. Ancak o dönemde parti genel sekreteri olan Bahçeli bugün partinin başında ve sanki 24 yıl öncesinin intikamını alır bir tavırda…

45 günlük hükümet kurma sürecinin tamamlanmasına az bir zaman kala ve gerçekleşmesi zaten çok az ihtimal olan koalisyon umudunun CHP ile varolmasını da bir kenara bırakarak, MHP ve Sn. Devlet Bahçeli’nin çelişkilerini üstelik de bir MHP’li perspektifiyle irdelemek istiyorum.

1.Çelişki :

Geçmiş DSP ortaklığından sonra baraj altına düşen MHP’de, Ak Parti ile yapılacak muhtemel koalisyon sonrası yine baraj altında kalma korkusu ağır basıyor görünüyor.

Oysa DSP ile koalisyon esnasında millet, Bahçeli’nin Ecevit karşısında sessiz kalmasına kızmıştı. Yani DSP koalisyonu sonrası MHP’yi baraj altına iten hataları, parti bugün bir daha yapmayacak kadar tecrübeli olmalı. Hem AK parti seçmeni, MHP’ye DSP-CHP seçmeninden kıyas yapılmayacak kadar daha yakın. Üstelik anketler MHP’de seçmenin koalisyonu istediğini parti yöneticilerinin ise buna inatla karşı çıktığını gösteriyor.

2.Çelişki:

-Vatan sevdalısı MHP’nin ülke terör belâsı altında alev alev yanıyorken sorumluluk almaması,

-"Önce Ülkem ve Milletim sonra Partim ve Ben." Sözü teşkilatlarda doktrin haline gelmiş Bahçeli’nin kendi sözünü çelişkiye düşürürcesine iktidardan kaçar tavrı,

-Bahçeli’nin “Seçim sonrası Milletimizin beklentisine aykırı hareket etmemiz, bize bağlanan umutların hilafına davranmamız eşyanın tabiatına aykırıdır." Sözleri…

Oysa Sn.Bahçeli’nin, 13 senedir ilk defa eline geçen bu fırsatı –akıl tutulması yaşarcasına- kendi söylediği sözlere tam zıt hareket ederek kaçırması ve böylesine zorlu bir zamanda ülkeyi ateşler içinde bırakması tüm inandığı değerlere ilkesizlik sayılmaz mı ? Hem asıl bu tavrın MHP’yi baraj altına itmesi çok daha kuvvetli ihtimal değil midir? 

           3.Çelişki:

MHP’nin seçim öncesinde (ve hatta 13 yıllık Ak Parti iktidarı boyunca) iktidarla ve özellikle Tayyip ERDOĞAN ile bu kadar ipleri atmışken seçim sonrası yanyana gelmek istemeyi çelişki sayması, küçük hesaptır. Büyük tabloda ise küçük hesap yapmak asıl çelişkidir.

MHP, AK Parti iktidarından beridir devletin her kademesinde “kokuşmuşluktan”, “çözülmeden”, “dağılmadan” bahsedip duruyorken, eleştirdiği tüm bu sorunları yok etmenin yolu iktidar olması değilse nedir? Sırf bunun için bile Ak Parti ile biraraya gelmelidir. Gelmemesi çelişki değil midir?

           4.Çelişki:

Ak Parti iktidarında ülkücülerin tasfiyesini MHP iktidarı tersine çevirebilir.

Milli Eğitim camiasında, Emniyet ve İstihbarat camialarında, Üniversitelerde, Bakanlıklarda ve ülkenin tüm devlet kademelerinde -Şube Müdüründen Müsteşarına kadar- ülkücüler, Ak Parti döneminde tasfiye edildi ve yerine birçok zaman liyakatine bakılmadan iktidar partisinin belirlediği insanlar getirildi. Oysa bunların tekrar dengelenmesi ve vatansever ülkücülerin başa gelmesi adına MHP’nin iktidardan kaçması, çelişki değil midir ?

            5.Çelişki:

Sn.Bahçeli 17-25 Aralık Operasyonları başta olmak üzere yolsuzluklara dair meydanlarda esip gürlerken, iktidara ortak olup da bunların hesabını sormaktan neden çekiniyor?

Bunların hesabını sormanın yolu ana muhalefet kalmayı arzulamak mı yoksa iktidar ortağı olmak mı? Yolsuzlukları eleştirip, onları yok etmenin yolu olan iktidar olmaktan kaçmak, çelişki değil midir?

            6.Çelişki

CHP gibi bir parti dahi, iki taban da birbirini istemediği halde AK Parti ile iktidar ortağı olmak için taklalar atıyor, Bahçeli ise tabanlar istediği halde anlaşmamak için şekiller çiziyor, niye iktidar olacağını değil de niye olmayacağını meşrulaştırmak için algı oluşturmaya çalışıyor.

"İzmir'de, Marmaris'te yazlıklarında yatıp AKP olmasın diye oyunu MHP'ye vermeyen, ama HDP'yi meclise taşıyan zavallılar. Yalılarda viski yudumlayıp HDP'ye oy veren şerefsizler. HDP ile koalisyon kurun" diyen Bahçeli, CHP ile kurulacak koalisyonun HDP’ye, PKK’ya veya "şerefsizlere" yarayacağını bilmiyor mu?

AK Parti’yi CHP ve HDP’ye muhtaç hale getirmek Türk-İslam davasına aykırı değil midir? 

Ve MHP bilmelidir ki ülke üzerinde geçmişten beri var olan ve gelecekte oluşacak kara bulutların suçunu Ak Parti ve Tayyip Erdoğan’a atarak da üstünden vebali atamaz. Taşın altına elini koymadan, varoluş gayesine ihanet etmiş bir parti olarak tarihe yazılır. Çünkü ne siyaset ne vatanseverlik, kindarlık ve suçlama üzerine kuruludur. Ne de ülke yönetiminde “mutlak doğrular” hakimdir. Ehven-i şer, şeriatta her zaman doğru seçimdir. Siyasette bugünün doğrusu yarının yanlışı olabileceği gibi, bugün doğru dediğine şartlar değiştiğinde yarın yanlış demek “döneklik” sayılmaz.

Bu ülke nasıl ki 1991’de -Başbuğ Erbakan, Mücahit Türkeş- dediyse bugün de Bahçeli - Davutoğlu demeli, bu ittifak denenmeden erken seçime gidilmemeli..! Unutulmasın ki bu millet MHP’ye oyları muhalefet kalsın diye değil iktidar olsun diye verdi.

Ve aslında birbirine çok benzeyen tüm çelişkiler aynı noktada düğümleniyor. MHP’nin imtihanı: BARAJ KORKUSU MU VATAN SEVDASI MI ?

Acaba gönlümüzdeki MHP ile gerçekte olan MHP hep farklı mı kalacak ?

Bu yazı toplam 3531 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim