• BIST 108.594
  • Altın 144,399
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • İzmir 19 °C

MİRAC KANDİLİ

Fatih Yokuş

Değişik rivayetler olsa da en meşhur ve kabul gören rivayette Hicretten bir buçuk sene evvel  Recep ayının 27'inci gecesi olduğu ve bu sene 03 Mayıs 2016 gecesine denk geldiğidir. Kısaca; Gece yolculuğu anlamına gelen İsra ( gece yolculuğu ); Ka'be-i Muazzamın Hatim kısmında ( Bazı rivayetlerde Ebu Talib’in kızı Ümmü Hani Fahita hatun evinde) yatarken Hz. Cabrail (as) rafakatinda binti(Burak) binip Beytü'l-Makdise kadar olan kısmına , Mirac da;oradan da sıdretü'l-Münteha'ya kadar olan yükselişe denir. 

Birinci merhalesi (İsra), Kur'an da İsra suresi 1 Ayet; "Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdigimiz Mesid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."

İkinci merhalesi (Mirac) ise, Necm suresi 7-18 ayetlerinde anlatılmaktadır. yanı kısaca İsra ve mirac Kur'an ve hadisle sabittir.

Ustad bedi-ü zamman isra ve miracın "İmani" bir mesele olduğunu ve; "Bir sultanın iki çeşit mükalemesi, sohbeti, görüşmesi vardır; iki tarzda hitabı, iltifat vardır:

Birisi, ami bir raiyetiyle, hususi bir hacete dair, has bit telefonla sohbet etmektir.

Diğeri, saltanat-ı uzma ünvanıyla ve hilafet-i kübra namıyla ve hakimiyet-i amme haysiyeti ve evamirini etrafa neşir ve teşhir maksadıyla, o işlere alakadar bir elçiyle veya o evamirle münasebettar büyük bir memuruyla konuşmaktır, sohbet etmektir ve haşmetini izhar eden ulvi bir fermanla bir mukalemedir....(devamı 30 söz) 

Gecenin bir vaktinde yapılan bu yolculuğu ve gördüklerini, Ümmü Hani Fahita hatun'a anlatır. Mekke ve Kuddus arasındaki mesafe en kestirmeden dahi 1235 km'dir. Bu günün ulaştığı teknolojik gelişmelerle mümkün olabileceğini gösterse de o günkü imkanlarla bunun mümkün olmayacağı, hayal dahi edilemeyeceği  gerçeği ile Ebu Talib’in kızı Ümmü Hani Fahita hatun  "Sakın kimseye anlatma" demesine rağmen O sallallahu aleyhi ve sellemin bunu Kureyş'e anlatmasıdır.

Evet bir Peygamber dışında hangi akıllı insan yaşamış olduğu böyle bir olayı herkese hemde zor bir döneminde  anlatabilir? Düşmanlarının boş durmayacağı, olayı istismar edeceği belkide davasının inandırıcılığını tehlikeyi girebileceği gerçeğini kim göze alabilir?

Olayı duyan Ebu Cehil hiç fırsat kaçırmadan "bana anlattıklarını Kureyş'ede anlatabilir misin?"  "evet" cevabını ile, O Sallallahu aleyhi ve sellemın Kudsa gitmediği oraları bilmediğine vakıf olduğundan son darbeyi vurma hevesi ile halkı meydana çağırmış ve " bize Kudusu tarif et", olayı Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle anlatır:

"Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. derken Cenab-ı Hak birden Betü'l-Makdis'i bana gösterdi. Bende ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim..."

Olayın cereyan ettiği dönemde uydu teknolojisi, İnternet, canlı yayın, dört buçuk G  hayalı bile yok.

İşin garibi o zamanın Ebu Cehil ve yandaşları, sorulan bütün sorulara ve gösterdiği bütün deliller doğru olmasına rağmen, Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem iman etmedikleri gibi, günümüz Ebu cehilleri de bu mucizenin  günümüz teknolojisi ile  mümkün olabileceği gerçeğine rağmen iman etmemeleridir.

Yine bir başka gerçekte Hz. Ebu Bekiri "O sallallahu aleyhi ve sellem mı söylemiş?" "evet" cevabı alınca "Doğru söylemiştir." demesi gibi günümüz Müslümanları da "O sallallahu aleyhi vesellem söylemişse doğrudur başkada hiç bir şeye gerek yoktur." demeleridir.

Allahu Tealâ, Mirac gecesi Rasulullah s.a.v. Efendimiz’i şu üç müjde ve hediye ile birlikte ümmetine göndermiştir:

1. Ümmetinden Allah’a ortak koşmadan ölen kimselerin affedileceği.

2. Beş vakit namaz.

3. Bakara Suresi’nin son iki ayeti. (Müslim, Tirmizî, Nesaî, Suyutî)

Selman-ı Farisi (R.A) den rivayete göre Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

“Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur” buyurdu.Beyhaki, Şuabu’l-Îman: Sıyam: No: 3811; 3/37

DUA VE SELAMLARLA

Bu yazı toplam 522 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim