• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • İzmir -1 °C

Ne olur, Necip Can’lar ağlamasın!

Eyüphan Kaya

“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,

Sana kucağını açmış bekliyor Peygamber.”

Bu beyit Çanakkale destanından alıntıdır, peki bu gün o günlerden çok mu farklı acaba? “yeddi düvel” bir olmuş, ülkemiz ayağa kalkmak üzeredir diye bir silahlı örgütü kullanarak dengemizi bozuyor, yetmiyor tüm illegal muhalif örgütler bir araya geldi, nerdeyse nefes darlığını bu millete yaşatıyorlar. Devletin askeri ve emniyet kuvvetleri, korucuları mücadele ederken can veriyorlar, şehit düşüyorlar.

Ben bu örgüte PKK diyemem çünkü ad aynı olsa da amaç değişti kanaatimce. Görüyorsunuz Kürt halkı hem örgütü hem örgütün sesi durumunda olan partiyi alakasız bıraktı. Eskiden saldırılarını kınıyordum artık bu niyet değiştirmesini bir bütün olarak kınıyorum.

Tabi ki anne babalar için eş ve çocuklar için şehit haberini duymak kolay değil,  ama hayatta kalmanın başka bir yolu var mı? Devlet de millet de böyle ayakta kalır, memleket böyle savunulur, vatan böyle müdafaa edilir.

İkide bir şehit haberlerine “kara haber” deyip acımızı katlayan medya mensupları düşünmezler mi ki, bu memleket korunmazsa kendileri dahi haber yapamazlar.

Hem neticede her can ölümü tadacaktır, dolayısıyla önemli olan doğru yerde, doğru anda ölmektir değil mi?

Şeyh Sait ve arkadaşlarının nasıl ki bir haksızlığa karşı can vererek onurlu bir ölümle dünyaları değiştiyse, bu gün de vatan müdafaasında can verenler onurlu bir ölümle dünyaları değişiyor. Kim demiş dünyada kalanlar daha şanslıdır? Üstelik hangimiz şehit torunu değiliz ki?

Atalarımdan Ali adında biri 93 harbinde şehit olmuş, onun oğlu Musa da Hasankale cephesinde Rusya’ya karşı 7 yıl mücadele vermiş, askerlik yapmış ara ara savaşa katılmış bir gazidir. Geride bıraktıkları iki çocuğundan şu anda yüzlerce bay bayan var. Ben o kalan iki çocuktan birinin torunu diğerinin ise damadıyım.

Atalarımız şehit düşmez, o zahmete katlanmasalardı bu gün biz rahat edebilir miydik? Baksanıza ben Kürdüm ve kendi vatanımda zulme uğradım, uğruyorum.

Türkler at sırtında Anadolu’ya gelince onlara kucak açtık, destek verdik, onlarla hayatı paylaştık, birileri haddini aşarak bize “kart, kurt” dedi. Neyse ki vatandaşlarımız bu yanlışın farkına vardı ve her geçen gün daha da huzuru yakalamaya çalışıyoruz.

Tabi yeni nesil nerden bilsin 93 harbini, Hasankale savaşını, varsa yoksa birinci ikinci İnönü savaşları, Sakarya meydan muharebesi. Mesela kaç kişi Bediüzaman, Said-i Kurdi’nin Miralay(Albay) olarak talebeleriyle birlikte Rus cephesinde savaştığını biliyor?

 Hani istiklal Marşında ne diyar?“Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı” öyle ya kimimiz şehit oğlu, kimimiz torunuyuz, gidenlere Allah rahmet eylesin, ama millet olmak, devlet olmak böyle bir şey işte.

Necip Can’lar ağlamasınlar, 78 milyon babalarına minnettar, kendilerine de borçludur. Hangi hadise insanı bu kadar yüceltebilir değil mi?

Tabi hayatı üç günlük dünya hayatından ibaret bilen bir kimse bu değerden ne anlayacak?

Devletin şehit ailelerine hemen hemen her türlü imkanı yasal alt yapısını hazırlayarak verilmesi de umut vericidir. Hele hele ölüm sonrası askerlerin terfi almasının devam etmesi beni ekstradan memnun etti.

Devlet ve millet olarak hür ve huzur içinde yaşamamız için vatan müdafaası gerekir, yapılan odur. İnşallah daha az ölümlerle bu hendek/barikat belası def’ olacaktır.

Allah beterden muhafaza etsin.

İnternethaber.com’dan alıntıdır.

Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim