• BIST 82.300
  • Altın 148,195
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 8 °C

ÖRNEK BİLİM ADAMI

Mevlüt Mürsel Uzun

Bugünlerde tüm Türkiye ve Dünya Kamuoyu Amerika’nın Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasını konuşuyor. Bu bilim adamımız 1946 yılında Mardin’in Savur ilçesinde okuma yazma bilmeyen bir ailenin evladı olarak dünyaya gelmiş 7 evlattan biridir. İlk ve Orta öğrenimini Savur’da yaptıktan sonra İstanbul Tıp Fakültesine girmiş ve bitirdikten sonra iki yıl kendi ilçesinde tabip olarak çalışmış. Sonra da ABD’ye giderek eğitim hayatına akademisyen olarak devam edip, Profesörlüğe kadar yükselmiş. Aziz Sancar’ın meslek hayatıyla ilgili kısaca hayat hikayesi işte böyle. Benim esas üzerinde durmak istediğim konu Aziz Sancar Nobel ödülünü aldıktan sonra onu Türkiye’ye karşı hasım düşünce içinde olan  bazı yerli ve yabancı örgütlerin kendilerine uygun bir yere koymaya çalışmalarıdır. Bu niyette olanlara en güzel cevabı yine kendisi vermiştir. Nobel ödülünü kazanması açıklandıktan sonra BBC bu bilim adamımıza telefon ederek art niyetle ısrarla şu soruyu sormuş: “Arap mısınız kısmen Türk’ müsünüz” diye sorması üzerine bilim adamımız şu cevapta bulunduğunu ifade ediyor: “BBC’ye söyledim Arapça konuşmuyorum, Kürtçe konuşmuyorum, ben Türküm dedim. Ben Türküm o kadar.”  Konuşmasının devamında: “Mardin’de doğmuşsam, Cizre’de doğmuşsam, Kars’ta doğmuşsam ne önemi var ben Türküm.” Diyerek bölücülere açıkça takdire şayan bir mesaj vermek istemiş.  

BAŞARI ÖDÜLÜNE KARŞI ÇIKAN AKADEMİSYENLER

Bu köşede ülkemiz Akademisyenleriyle ilgili bir konuya da değinerek toplum olarak onlardan beklentimizi ifade etmek istiyorum. Oda okyanus ötesinde çalışarak çabalayarak ulaşılması güç bir başarıyı elde etmek suretiyle ülkemize gurur tablosunu yaşatan Prof. Dr. Aziz Sancar’ı Akademisyenlerimize örnek olmasını diliyorum.  

Bizim ülkemizdeki akademisyenlerden bir grubun kendi mesleğinde başarı göstermeleri şöyle dursun akademisyen olduklarını bir tarafa bırakarak siyasi birer şahıs gibi hareket ettiklerini görüyoruz. Örnekmi istiyorsunuz işte size örnek: Üniversite Öğretim Üyeleri Derneğine mensup 165 akademisyen üye Japonya’nın Waseda Üniversitesi tarafından Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a Fahri Doktora ödülü verilmesine karşı çıkarak protestoda bulunmuşlar. Bununla kalsalar iyi birde Waseda Üniversitesinde ki akademisyenlere hitaben yazdıkları İngilizce metini bu üniversitenin öğretim üyelerine göndererek şu ifadelere yer vermişler: “Erdoğan Türkiye’de hepimize her gün artarak yaşattığı vahim hukuk ihlallerini aldığı bu ödül daha da artmasını teşvik edeceğinden şiddetle protesto ediyor bütün kalbimizle kınıyoruz…” İşte bu akademisyen grubu bizim üniversitelerimizde sıkça rastladığımız siyaset yapan gruplardan sadece bir grubudur. Bunlar Aziz Sancar gibi kendisini bilime verip mesleklerinde başarılara imza atacakları yerde marjinal grupların sapık ideolojilerine kendilerini kaptırarak siyaset yapmayı adeta bir marifet saymaktalar.

Türk toplumu bilim adamı kimliğini taşıyan hangi fakültede olursa olsun, onlardan çağa uygun yenilikler ve icatlar yapmasını beklemektedir…

Bu yazı toplam 328 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim