• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 9 °C

ORUÇ TUTMAK İSTEYEN DİYABET HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ

Hatice Kasapoğlu

Ramazan ayında birçok diyabet hastasının, oruç tutmasına izin verilmeyeceği korkusuyla gerekli sağlık kontrollerinden kaçındığına dikkat çeken Medical Park Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cem Özcan, “Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacakları genellenebilecek bir durum değildir, hastanın doktor kontrolüne girmeden oruç tutması ciddi sağlık problemlerine yol açabilir” diye konuştu.

Diyabet hastalarının çoğunlukla oruç tutmakta ısrarcı olduğunu belirten Medical Park Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cem Özcan, “Hastanın sağlık geçmişi, uygulanan diyabet tedavisi ve ilaçları kontrol edildikten sonra kişin oruç tutmak için uygun olup olmayacağı dikkatlice değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.    Bu nedenle tüm diyabet hastalarının ramazan ayı öncesi doktor kontrollerini yaptırarak tedavi rejimlerinde gerekli düzenlemeleri yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Dr. Özcan,  genellikle birçok diyabet hastasının doktorunun oruç tutmasına izin vermeyeceği korkusuyla ramazan öncesi kontrollerden kaçındıklarını,  bu durumun hastada ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirtti.

Tip 1 diyabet ve hamileler yüksek risk grubunda

Diyabetli hastaların oruç tutması ile ilgili risk gruplaması yapıldığında 4 risk grubu bulunduğunu anlatan Dr. Cem Özcan, “Risk arttıkça hastaların karşılaşacakları sağlık problemlerinin boyutu da artmaktadır. Bu nedenle hastaların bu gruplardan hangisinde olduğunun iyi belirlenip planın ona göre yapılması akılcı olacaktır” dedi. Dr. Özcan risk gruplarını şu şekilde sıraladı:

 “Ramazandan 3 ay öncesinde ciddi kan şeker düşüklüğü geçirmiş olanlar, sık kan şeker düşüklüğü atağı olan hastalar,  kan şeker düşüklüğünü hissedemeyen hastalar, kötü kontrollü diyabeti olanlar, Tip 1 diyabetli hastalar, aşırı enerji gerektiren işlerde çalışanlar, gebeler, kronik diyaliz hastaları çok yüksek riskli grubu oluşturur. Diyabeti orta derecede kontrollü olan hastalar (HbA1c düzeyi %7,5- 9 arasında olanlar), böbrek yetmezliği olanlar, damar tıkanıklığı, kalp damar hastalığı , beyin damar hastalığına sahip olanlar, yalnız yaşayıp insülin ya da insülin salgılatıcı diyabet ilacı (sülfonülüre grubu) kullananlar, diyabetle birlikte tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı gibi ek hastalığı olanlar, sağlık problemleri olan ileri yaştaki hastalar yüksek riskli grubu oluşturur. Diyabeti iyi kontol altında (HbA1c düzeyi %7,5 altında olanlar)  olan ve kısa etkili insülin salgılatıcı ilaç kullananlar  (repaglinid, nateglinid) orta riskli grubu oluşturur. Diyabeti iyi kontrol altında olup sadece diyet ile takip edilenler, diyabeti iyi kontrol altında olup sadece metformin ya da glitazon grubu ilaçalarla takip edilen hastalar düşük riskli grubu oluşturur.”

Hastaya Özel diyabet planı

Risk grubundaki hastaların hipoglisemi hiperglisemi diabetik ketoasidoz (kan şekerinin aşırı yükselmesi ile görülen hayatı tehdit edebilecek acil tıbbı bir durum) ile dehidratasyon ve tromboz (kan şekerinin düzensiz ve yüksek olması halinde görülebilen hastane yatışı gerektirebilecek tıbbi bir durum) gibi sonuçlarının olabileceğini ifade eden Dr. Cem Özcan diyabet hastalarının dikkat etmesi gerekenleri sıraladı:                                                                        

“- Her diyabet hastasının tedavi planı hastaya özel olmalıdır. Bu plan yapılırken hastanın önceki kan şeker düzeyleri bilinmelidir. Hastanın diyabete bağlı herhangi bir komplikasyonu (böbrek hasarı, sinir hasarı , göz hasarı gibi)  olup olmadığı bilinmelidir. Diyabete eşlik eden hastalıkları olup olmadığı belirlenmelidir ( tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı gibi)

- Sıkı kan şeker takibi planlanmalıdır. Kan şekerinin en düşük ve en yüksek olduğu zamanları yakalamak için iftardan 2 saat önce, gece yatmadan önce kan şekerleri ölçülmelidir. Aynı zamanda gün içinde aşırı halsizlik, aşırı açıkma, soğuk terleme, çarpıntı gibi hipoglisemi bulguları olduğunda da ölçüm yapılmalıdır. Bu ölçümler hipoglisemik ilaç ve insülin kullananlarda tedaviye yön vermede önemlidir.

- Kan şeker hedeflerinin iftar öncesinde 90-110 mg/dl arasında, yatma öncesi ve/veya  iftardan 2 saat sonraki kan şeker ölçümleri 150-250 mg/dl arasında olması önerilmektedir.

-  Kan şekeri 300 mg/dl üstünde olan tip 1 diyabet hastalarının idrarda keton bakmaları önerilmektedir.

-  Özellikle gün ortasından iftara doğru olan zamanda aşırı fiziksel aktiviteden uzak durulmalıdır.

- Oruçluyken kan şeker düzeyleri 60 mg/dl altında olanlar ile 300 mg/dl üstünde olanların, oruçlarını sürdürmeleri önerilmemektedir.

- Gebe ya da emziren diyabetik kadınlarda oruç anne ve bebek için risk oluşturacağından oruç önerilmemektedir.”

Bu yazı toplam 514 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim