• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 15 °C
  • İzmir 11 °C

PARTİLERİN YANSITTIĞI MANZARA

Mevlüt Mürsel Uzun

AK Parti’nin bir hizmet partisi olduğunu millet 13 yıllık iktidarı döneminde gördü ve ona göre de desteğini sürdürmekte. Ak Parti ülkenin en istikrarlı partisi olarak kendi içinde hem disiplinli, hem de tutarlıdır. Ülke yönetiminde sergiledikleri milli birlik ve beraberlik tablosu yönünden adete Türkiye’nin sigortası gibidir.  Parti bünyesinde uygulanan usta çırak geleneği bir kural haline gelmiştir. Öyle ki her önüne gelene görev verilmediği gibi, adayda olamaz. Parti kademelerinde görevlendirilecek kimselerin sıfatı ve konumu ne olursa olsun etraflıca tanınmadan görev verilmez.

AK Parti’nin prensip kuralları arasında üç ana ilkesinin olduğunu sanırım bilmeyen yok gibidir. Bu ilkeler, yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadeledir. Sonradan bu üç ilkeye birde riya, rüşvet ve rantla mücadele ilkeleri de dahil edilmiştir. Milletin ihtiyaç duyduğu hizmetler AK Parti iktidarları tarafından yerine getirmede sözüne güven duyulduğu için seçmen bu partiye oy vermiştir. Onun içindir ki 13 yıldır girdiği her seçimden büyük başarıyla çıkmasına neden olmuştur.

2015 Haziran ve Kasım aylarında yapılan genel Seçimlerin ne şartlar altında yapıldığını bilmeyen yok gibidir. Açıkça söylemek gerekirse ortalık toz duman halinde iken; ülkenin içinde bulunduğu şartlar haklı olarak milletin büyük çoğunluğu AK Parti’ye oy vererek iktidara devam yetkisi vermiştir.

Ana Muhalefet Partisi CHP’nin durumu AK Parti’den farklıdır. CHP genel başkanının bu göreve nasıl geldiği az çok bellidir. Birde bu partide köşe başlarını tutmuş olan gözü açık kimseler bulundukları konumu muhafaza etmek için her çareye başvurmakta. CHP’de açık söylemek gerekirse parti teşkilatı çeşitli ideoloji ve farklı görüşlerin yer aldığı kırkambarın malı gibidir. Bundan dolayıdır ki birlik ve bütünlük konusunda güçlük çekilmektedir. Özellikle PKK terör örgütüne karşı sürdürülen mücadelede partiye mensup bazı milletvekillerinden değişik seslerin çıkması haklı olarak kamuoyunun tepkisine neden olmaktadır. Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun PKK’lı teröristlere arkadaşlarım diyerek yakınlık göstermesinin tartışmaları halen devam etmekte. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasında Aile Bakanı Sema Ramazoğlu’na karşı sarfettiği ağza alınmayacak sözler siyaset sayfasına kara bir leke olarak geçti. Partinin genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Selin Sayek Böke terörün siyasi uzantısı olan HDP ile iş birliği teklifinde bulunması partinin tabanında bile tepkilere neden olmuştur. Dahası da var; parti milletvekillerinden Gamze Akkuş İlgezdi PKK’lı terör örgütünün cenazesine katılarak gözyaşı dökmesi, Sezgin Tanrıkulu’nun terör örgütü PKK’nın propagandasını yapan kanalın canlı yayına katılması, Eren Erdem’in Rus televizyon kanalında Türkiye IŞİD’e kimyasal silah verdi iftirasında bulunması bunlar sadece bir kaçı. Onun için CHP’nin birlik ve bütünlük içinde hareket ettiğini söylemek oldukça zordur.

MHP’ye gelince ülke kritik bir dönemden geçildiği bir dönemde genel başkanlık sorunu varmış gibi 5 adayın ortaya çıkması biraz dam üstünde saksağan deyimine benzemekte. Buna Devlet Bahçeli’nin tepki göstermesi son derece haklı ve yerindedir.

Meclis de grubu bulunan partilerden teröre destek veren HDP’yi hariç tutarsak diğer partilerin kamuoyu tarafından görünen manzarası işte böyle.

Bu yazı toplam 394 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim