• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 4 °C

PUTİN’İN KABADAYILIĞI

Mevlüt Mürsel Uzun

Rusya devlet başkanı Putin Moskova’da görev yapan ne kadar basın mensubu varsa, hepsini bir salonda toplayıp basın toplantısı yaparak kin ve tehdit kokan bir konuşmada bulunması oldukça ilginçti. Bu toplantıda kullandığı ifade tarzı ne bir devlet başkanına, nede uluslar arası uslup tarzına yakışmaktaydı. 3 saati aşkın bir süre devam eden konuşması esnasında adeta bir mafya ve mahalle kabadayısı dili kullandı.

Putin’in yaptığı bu basın toplantısının hedefinde daha ziyade Türkiye bulunmaktaydı. Putin S-400 füzelerini Suriye’ye yerleştirildiğinden bahsederken, Türkiye’yi tehdit eden ifadeler kullanırken “Eskiden Türk uçakları orada uçuyordu, hava sahasını ihlal ediyordu. Şimdi uçsunlar bakalım” derken bu sözleriyle Putin sadece Türkiye’yi tehdt etmiyordu, aynı zamanda DAEŞ’e karşı operasyon düzenleyen başta ABD olmak üzere diğer koalisyon güçlerine de aba altından sopa gösteriyordu.  Elbette ki Türkiye bu cahilane tehdit’in altında kalacak değildi; diplomatik bir uslupla hak ettiği cevabı verirken, diğer ABD ve diğer NATO ülkeleri de gerekli tavrı göstermişlerdir.

Son zamanlarda Rusya’nın Türkiye’ye karşı savurduğu tehditlere karşı ABD ve diğer NATO ülkelerinin hava ve deniz güçlerini Ortadoğu’da konuşlandırarak Türkiye’nin yanında yer almaları sanırım Rusya’ya karşı bir cevap teşkil ettiğinden sanırdım aklını başına getirmiştir. Kısaca söylemek gerekirse Putin’in çorak aklı  böylece düşmanlık duyguları içinde devam ederse Suriye toprakları bir gün Rusya güçlerine mezar olacaktır. Hani bizde bir söz vardır: “Tosya’ya giderken, evdeki bulgurdan olmak” gibi. Rusya’nın Suriye’de sergilemek istediği ihtiras da buna benziyor.

Rusya Suriye ile yakından uzaktan hiçbir sınır komşusu olmadığı gibi, tarihi ve kültürel yönden de bir bağı olmamasına rağmen sırf yayılmacı politikasını sürdürmek için 380 bin kişinin katili Esad’a destek vermek yalanıyla bu bölgede toprak kazanmaya çalışıyor. Aslında Rusya Esad’ın davet ettiğini ileri sürerek Suriye’ye daha önceden hava ve deniz gücünü yığmıştı. Rusya DAEŞ’le mücadele edeceği yalanını söylese de giriştiği operasyonlarda Bayırbucak Türkmenleri ile Esad’a muhalif olan insanların yaşadığı yerleşim bölgelerini bombalaması Rusya’nın ne amaçla Suriye’ye geldiğini göstermektedir. Rusya bugüne kadar DAEŞ’e karşı etkili bir tek bir operasyon da bulunmamıştır. Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden uçağının düşürülmesini bahane ederek Humus, Hama, İdlib ve Halep gibi yerleşim yerlerinde yaşayan kadın, çocuk, yaşlı demeden sivilleri hedef alarak Esad’ın katletme politikasını devam ettirmesi affedilir gibi değildir.

Putin basın toplantısında sorulan bir soruya karşılık “Biz orada Türkmenler olduğunu bilsek vurmazdık” derken yalancı ve inkarcı biri olduğunu da ortaya koymuştur.

Rusya’nın ve özellikle de devlet başkanı Putin’in Türkiye’ye karşı nasıl bir

hasmane tutum içinde olduğunu biliyoruz. Hiç olmazsa Rusya Türkiye’ye karşı düşmanca bir niyet içinde olduğunu açıkça söylüyor. Esas bizi üzen bizim içimiz de bizimle birlikte yan yana yaşayan Rusçu ve Esadcı olan hainlerdir. Türkiye aleyhinde yazılı ve sözlü beyanda bulunan bu isimlerin kimler olduğunu  kamuoyu çok iyi bilmektedir. Büyük Türk Milleti sırası geldiğinde elbette ki bu hainlere de haddini bildirecektir…

Bu yazı toplam 255 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim