• BIST 108.641
  • Altın 156,955
  • Dolar 3,8808
  • Euro 4,5950
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 15 °C

SEÇİME BİR BAŞKA BAKIŞ

Müfit Demirkol

Özellikle 2007 yılından başlayarak yapılan tüm seçimlerde seçimin dürüstlüğüne ve şeffaflığına ilişkin yaşanan birçok olumsuz olay seçimlere olan güveni hızla azaltmış ve seçimlerin şaibeli olduğu inancı kamuoyunda yaygınlaştırmıştır. Oysa Seçimlerin dürüst icra edilmesi Demokrasinin temelidir. Yapılan anketlerde halkın %55 i seçimlerin dürüstlüğü konusunda kuşkuludur. Yurttaşların seçim sonuçlarına güveni olmazsa Seçilenlere de dolayısıyla ülkenin demokratik rejimine de güveni kalmaz.

Anayasa’mızın 67 ve 79. maddelerine göre “seçimlerin serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması” zorunludur. Anayasa’nın 79. maddesine göre “seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapmak, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konuları ile ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları incelemek ve kesin karara bağlamak” görevi Yüksek Seçim Kurulu’na verilmiştir.

Serbestlik, şeffaflık, eşitlik, dürüstlük kurallarına uygun oy kullanım ilkesi, seçmenlerin oylarını her hangi bir maddi ve manevi baskıya uğramadan özgür iradeleriyle kullanabilmeleri, seçime katılan partilerin eşit koşullarda yarışabilmeleri anlamına gelmektedir.

Her İl’e baştan +1 Milletvekili tahsisinin yarattığı, özellikle 3 büyük Kentin maruz kaldığı adaletsizliğe bir örnek olarak Ankara‘nın durumunu ele alalım; 81 vilayetin her birine peşinen 1 kontenjan milletvekili verildikten sonra geri kalan (469 MV) nüfusa orantılı dağıtılıyor.  Nüfusu 5 milyon Ankara’ya 5/75 x 469 = 31 Milletvekili düşüyor.  Sonuçta Ankara 31+1=32 Milletvekili alırken, Nüfusları toplamı 5 milyon olan 24 vilayet 31+24=55 Milletvekili çıkarıyor.  Bu durumda Ankara’daki seçmenlerin 23/55 i, yani %42 kadarının Oyları, yaklaşık 1,4 milyon oy hesaba katılmayan, boşa giden oylardır. 

Bu şekilde, Ankara, İstanbul ve İzmir’de toplam 5,5 milyon Oy “+1 Vilayet Kontenjanı” düzenlemesinin kurbanı oluyor! Basamak yönteminden kaynaklanan kayıplarla birlikte Ülke genelinde yaklaşık 8 milyon oy (%14) görüntüde sandığa giren ama sonuca yansımayan, etkili olmayan oylardır. 

Yüzde 10’luk baraj 12 Eylül 1980 faşist yönetiminin mirası olarak çoğunluk sisteminin bütün sakıncalarını nispi temsil sistemine taşımaktadır.  Amaç güya belli siyasi görüşü olan bir kesimi sokmamaktı. Bağımsız adaylar çıkararak ve bölge oylarını optimal kullanarak BDP bu engeli aştı ve sandıkta aldığı % 5,9 oranındaki oy’un karşılığı Meclisteki sandalyelerin % 6,5 ini elde etti. AKP de büyük bir avantaj sağlayarak 140 milletvekili (%60) fazlasıyla,  225 yerine 365 milletvekili çıkardı.

Nüfus sayısına göre illerin çıkaracağı milletvekili sayıları incelendiğinde genel ve eşit oy ilkesini yok ettiği görülmektedir. Örneğin Nüfusu 400 bin olan Edirne’ye 3 milletvekili tahsis edilmiş, ama nüfusu Edirne nüfusundan 130 bin az olan Bingöl’e de aynı sayıda, 3 Milletvekili tahsis edilmiştir.

Bu da bir başka bakış açısı..

Bu yazı toplam 436 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim