• BIST 107.401
  • Altın 151,137
  • Dolar 3,6765
  • Euro 4,3226
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 26 °C

Sevgi Neydi?

Neslihan Akyol

Atıf Yılmaz’ın yönettiği başrollerinde Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın oynadığı ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmini günümüzde bilmeyen yoktur. Bana göre filmin en etkileyici sahnesi İlyas ve Asya arasında geçen diyalogda, Asya’nın ağzından dökülen şu sözler;

 

“Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.” Peki, biz bu sevgi tarifinin ne kadarını besliyoruz içimizde?

 

Her şey anne karnına düştüğümüzde başlar. Su dolu bir balon içinde hissettiğimiz ilk şey bir çift el olur. Ardından frekansı tam oturmamış bir ses. Biraz cızırtılı. Sabah, öğlen, akşam; her dakika sizinle konuşuyor. Anneniz. İşte ilk sevginiz olan anne sevgisini öğrendiniz. 9 ay süren bir macera sonunda gözlerinizi bambaşka bir boyuta açıyorsunuz. Annenizin yanında ona hiç benzemeyen biri var. Balonun içindeyken arada duyuyordunuz fakat onun frekansı annenizinkinden de kötüydü. O an size kim olduğunu söylüyor. Yüreğiniz yeni bir sevgiye daha yer açtı. Baba sevgisi. Etrafta ise tanımadığınız bir sürü siluetler, değişik şeyler var. Gördüğünüz şeylere anlam vermeye çalışırken hissediyorsunuz yeni sevgiyi; dünya sevgisi. Zamanla birlikte yepyeni sevgilere yer açıyor kalbiniz. Dede,nine,hala,teyze,amca,dayı,kuzen…

 

7 yaşına basıyorsunuz. Yüreğiniz bu kez okul, öğretmen ve arkadaş sevgisini öğreniyor. Ardından ilk 10 Kasım’ınız geliyor. Böyle bir sevgiyi ilk kez tadıyor minik yüreğiniz. Görmeden sevebilme yeteneğini öğrendiniz. Bu Atatürk sevgisi ve beraberinde vatan, millet ve bayrak sevgisini öğreniyorsunuz.

 

Her şey küçükken daha basit gelirken, büyüdükçe büyük bir kargaşaya sürüklendiğinizi fark ediyorsunuz. Artık 20’li yaşların sonlarına geliyorsunuz. Öğrendiğiniz o bütün sevgiler bir bir siliniyor hafızanızdan. Günlük hayat telaşı denilen labirente geçtiniz artık. Çalışıyorsunuz; gece ve gündüz. Sabah ve akşam. Durmadan. Yoğunluğunuzdan dolayı annenizi ziyaret etmiyor hatta aramıyorsunuz bile. İşte ilk sevginiz silindi, anne sevgisi. Elbette bu yalnızca anne ile bitmiyor. Artık aile sevginizde yok. Bugün o koltukta oturmanızı sağlayan , size emek veren öğretmenlerinizi ne arıyor ne soruyorsunuz. Yolda yürürken önünden geçtiğiniz okulun bahçesinde öğrencilerin İstiklal Marşı’nı okuduğunu duyuyorsunuz, durmuyorsunuz. Televizyonda şehit haberleri gördüğünüzde kanalı değiştiriyorsunuz. Bu ülkede bu kadar rahat nefes almanızı sağlayan o insanın adını anmıyorsunuz. Her şeyi kaybettiniz. Aile sevginiz, Atatürk sevginiz, öğretmen, okul, vatan, millet sevginiz… Şimdi etrafınızda sizi yalnızca bulunduğunuz konum ve dolgun ücretiniz için seven birkaç kişi var. Yüreğiniz başka bir sevgi öğrendi bu sayede ‘samimiyetsiz sevgi’.

 

Oysa sevginin tanımı ne kadar da kolaydı. Yunus Emre’nin dediği gibi “Yaratılanı severim yaratandan ötürü”. Birazda Asya’nın tanımladığı gibi; iyi olmaya çalışarak, güzel dostluklar kurarak ve emek vererek.

 

Sevmek kötü bir şey değildir. Bugüne kadar sevgilerinizden bazılarını unutmuş olabilirsiniz ama geç değil. Elinizi kalbinize koyun ve dinleyin ; tohumlar yeşermeye başladı bile.

Bu yazı toplam 2213 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim