• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • İzmir 5 °C

ŞİDDET!... NEREYE KADAR!..

Handan Kümbetlioğlu

Her gün televizyonlarda ve diğer yayın organlarında…şiddet dolu haberler tanık oluyoruz.. Sevginin giderek yok olduğu bir toplumda, şiddetin her geçen gün artarak devam etmesi kaçınılmaz bir gerçek… Hoşgörünün ve iyi niyetin unutulduğu bir dönem yaşıyoruz.

Çoğu zaman çocukluk dönemimizin insan ilişkilerini özlemle anıyoruz. Oysa tek bir dünya var, bize sunulan… Onun değerini anlamak insana değer vermekle başlar..

Şiddet, denilence aklımıza ilk gelen başlıklar; kadına şiddet, çocuğa şiddet, aile içi şiddet, toplumsal şiddet…bu başlıkları çoğaltmak mümkün ne yazık ki..

Günümüzde son yıllarda giderek artan toplumsal şiddet giderek maalesef artarak devam ediyor.

Birlikte yaşama ve saygı kültürünün yüzyıllardır var olduğu Anadolu’da, bütünüyle  şiddet üreten bir toplumsal yapıdan söz etmek mümkün değildir. Sosyal patlamaların yaşandığı kentsel bölgeler, bu şiddet ortamını yaratarak, yıkıcı boyutlara ulaşmasına zemin hazırlamıştır.

Aynı zamanda, çarpık kentleşmenin getirdiği sıkıntılar, göç, işsizlik, yoksulluk, gençlerin sosyalleşme sürecinde yaşadığı sorunları da toplumsal şiddetin artmasının nedenleri olarak sayabiliriz.

Toplumlarda, siyasal yapı ve onun getirdiği dayatmalar da bireylerde kaygıya yol açmasıyla, toplumsal şiddetin arttığı gerçeğini de göz ardı edemeyiz. Sosyologlar,” toplum hem yaşam, hem çatışma alanıdır” der..Bu nedenle şiddeti yok etmek mümkün olmasa bile azaltma söz konusu olabilir.

Gündelik hayatta; sokakta, iş yerinde, okulda… bireylerin birbirleriye sorun yaşamaması elbette düşünülemez. Toplumun ekonomik, kültürel ve sosyal yapılarındaki farklılıklar aralarındaki şiddeti körükler.

Ülkemizde  şiddet, toplumsal bir yara olarak, hayatımızı tehdit etmeye devam ederek, çoğalmaktadır. Bu konuda bireysel sorumluluklarımızın farkına vardığımızda, şiddetin azalmasına yardımcı olduğumuz ortaya çıkar. Bir başkasını suçlamaktan önce, biz ne yapıyoruz sorusunu kendimize sormamız gerekiyor.

Şiddeti önlemenin ön koşulu hoşgörülü olmaktan başlıyor. Hoşgörüyü her birey kendinde temel prensip olarak gördüğünde, şiddet ve yıkıcı unsurların giderek yok olduğuna tanık olabiliriz.

Hoşgörü, iyi niyetin büyüdüğü bir dünyada yaşamak dileğiyle…

Bu yazı toplam 363 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim