• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 16 °C

SINIR OLAYLARINDA HDP NEDEN SESSİZ?

Mevlüt Mürsel Uzun

Haziran seçimleri Türk demokrasisi yönünden şüphesiz ki örnek bir seçim olmuştur. Seçime katılan bütün partiler görüşleri doğrultusunda meydanlarda istedikleri gibi özgürce konuştular. Bu konuda üzerinde en çok yorum yapılan ve bazı iddialara muhatap olan parti ise HDP’dir. Doğu ve güneydoğu da terör örgütü PKK bu partiye oy vermesi için seçmene her türlü baskıyı ve şiddeti uygulamıştır. Şahıslara tehdit mektupları yazılmış, kapılara tehdit içeren işaretler koyarak korku salınmış velhasıl her türlü tehdit ve baskı yöntemi uygulanmıştır. Biryandan da bu partinin eş başkanı Selahattin Demirtaş bütün seçim çalışmaları buyunca HDP’nin bir Türkiye partisi olduğunu, özgürlük ve demokrasiden yana olduklarını söyleyerek oy avcılığı yapmıştır. Gerçeğine bakarsanız bu sözde var,  fakat icraatta yok. Bu zorbalıklara bir yorum getiren Ülkücü camianın saygı duyduğu MHP’li eski bakan Sadi Somuncu katıldığı bir televizyon programında çok güzel ifade etmiştir. Sadi Somuncu HDP’nin demokrasi ve barış konusunda sergilediği duruşun kesinlikle inandırıcı gelmediğini söyleyerek “Onlar tetiği çekerken bile demokrasiden bahsediyorlar” derken bir gerçeğin altını çizmiştir. Sadi Somuncu HDP’nin Türk milletine ve devletine karşı sadakat içinde olduğunu göstermesi için Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinin yer aldığı 1923’ü harfiyen kabul ettiklerini kamuoyu önünde açıklamaları gerektiğini belirtmiştir.

HDP Güneydoğu’da muhalefetsiz bir parti olmak istediklerini bu seçimde kamuoyuna göstermiştir.  Şu bir gerçek ki, esas gizli ajandalarında sadece bu bölgede değil sınırlarımızın ötesinde de bir güç oluşturmanın çabası ve gayreti içindeler.   Buna dair art niyetlerini Kandil de yuvalanan PKK terör örgütüyle olan irtibatlarından ve Kobani olaylarındaki tutum ve davranışlarında ortaya çıktı.

Sadece niyetleri bununla kalsa neyse sınırlarımızın hemen yanı başında PKK’nın kolu PYD’nin  “Kürt Koridoru” ve “Otonom Yapı” oluşturma girişimlerinde de sessiz kalmaları esas niyetlerini açığa vurmaktadır.       

Türkiye’yi son derece rahatsız eden sınırlarımız yakınındaki ABD’nin tavşana kaç, tazıya tut politikasına karşı Ankara gereken tepkiyi göstermiştir.  ABD’nin son zamanlarda Suriye’de PKK ve PYD terör örgütleriyle içli dışlı olması sadece Suriye’yi değil, bütün Ortadoğu’yu yangın yerine çevirmesine neden olacaktır.

IŞİD ve diğer terör grupları Türkmenlerin ve Arapların oturduğu Azez kentini ele geçirmenin gayreti içindeler. IŞİD elinde bulunan Tel Abyad’ı tek kurşun atılmadan PYD’ye terk etmesinin altında gizli bir anlaşmanın olduğunu gösteriyor. Azez kenti de Kürt grupların eline geçtiği takdirde sınırlarımız boyunca kurulmak istenen Kürt devletinin sınırlarını oluşturacak.

Irak ve Suriye’yi IŞİD’ın, PYD’nin ve PKK’nın cirit attığı bir bölge haline getiren ABD son gelişmelerde PYD’ye hava desteği sağlayarak ülkemizi de rahatsız etmiştir. Sınırlarımızın hemen yanı başında tehlikeli bir şekilde yaşanan senaryo da seçim öncesi ABD’ye giderek bir takım çevrelerle görüşmüş olan HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın da payı olduğu tahmin ediliyor. Nitekim oynanan bu Bizans oyunu karşısında sessiz kalması da pek öyle hayra alamet değil…

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim