• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 28 °C
  • İzmir 30 °C

SINIRLARIMIZDAKİ LEŞ KARGALARI

Mevlüt Mürsel Uzun

Suriye ve Irak’ta yaşanan silahlı terör olaylarına bakıldığında amacı ve hedefi birbirine benzeyen art niyetli gelişmelerin olduğunu görürüz Bilhassa bu iki ülke topraklarında adına süper devletler denilen ülkeler şeytani planlarını yerine getirmek için piyon olarak çeşitli terör örgütlerini kullanmaktalar.  Bir kere şunu peşinen kabul etmeliyiz ki bu bölgede kan ve gözyaşı akıtan ülkelerin başında ABD ve Rusya gelmektedir.

 ABD Başkanlık yarışını henüz kazanmadan PYD ve YPG’ye silah yardımında bulunacağını açıklayan Hilari Klıntin ülkemize karşı nasıl bir art niyet içinde olduğunu göstermektedir.

Ortadoğu ülkelerinin başına bela olan DEAŞ başta olmak üzere çeşitli terör örgütlerini bizzat kuran, yöneten ve hepsine de lojistik destek sağlayan ABD ve diğer bazı AB ülkeleridir.

ABD Saddam’ı görevden uzaklaştırdığı yıldan bugüne kadar Ortadoğu’da şeytani planlarını uygulayarak bu bölgede kan ve gözyaşının akmasına neden olmuştur.

Terör örgütü kurmakta maharetli olan ABD bugüne kadar yaptıklarına baktığımızda ülkemize karşı ne bir dost nede bir müttefik olduğu örnekleriyle görülmüştür. Suriye’de 6 yıldan beri yaşanmakta olan iç savaş bize açıkça ABD’nin ve bazı ülkelerin niyetini ve çirkin suratını göstermiştir.

Şu bir gerçek ki 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında da ABD’nin olduğu bir gerçektir. Nitekim Türk vatanına ve milletine karşı düşmanlık eden FETÖ terör örgütünün başı Fethullah Gülen bir CIA ajanıdır. Bu şahsı yıllardır koruyup kollayan ABD’dir.  Kendi ülkesine karşı işlediği suçlardan dolayı iadesi için 85 koli bilgi ve belge gönderildiği halde ABD ipe un sererek korumaya devam etmektedir. Bu yönde biz ne kadar ısrarcı olsak da CIA örgütü faydalı ve önemli bir elamanı olduğu için iyade etmeyecektir.  

ABD İslam ülkelerine karşı olan menfi tutumunu devam ettirmek suretiyle bölgemizde zulüm ve kan akmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla buda huzurun ve barışın zarar görmesine neden olmaktadır.

Ülkemiz sınırlarında Türkiye düşmanı PYD, YPG ve PKK gibi terör örgütlerini kendisine dost ve müttefik olduğunu söyleyen ABD’nin bu ikircikli tutumu karşısında İslam ülkeleri askeri ve diplomatik yönden münasebetlerini gözden geçirilme arifesinde bulunmaktalar.  15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı suikast düzenlenme harekatının arkasında bizzat ABD’nin olduğu tahmin edilmektedir.    

Bu günlerde ABD’nin ısrarla üzerinde durduğu iplis planına  bakıldığında PYD,YPG ve PKK terör örgütlerini Şengal, Mahmur, Kerkük’ten Hanekin’e kadar uzanan koridora Tel Afer ile Musul’u da ekleyerek yerleştirme şeytaniyeti yatmaktadır.

Musul’dan DEAŞ’in temizleme harekatında ABD’nin Türkiye’yi saf dışı etme oyunun altında yatan bir neden de nüfus çoğunluğu Sünni olan Musul’a Şiileri yerleştirerek bölgede kalıcı bir mezhep çatışmasını yaratmaktır.       

ABD’nin Ortadoğu’da sergilediği ikiyüzlü siyasetinden dolayı birçok ülke bu riyakar ülkeye karşı politikasını ve tutumunu gözden geçirme arifesinde olduğunu tahmin ediyoruz.  Bu yönde Türkiye’nin atacağı adımlar bölgemiz ve ülkemiz için son derece önem kazanmaktadır. Kanımca bu önemli gelişmelere Musul’un DEAŞ’ten temizlendikten sonra tanık olacağımızı tahmin ediyorum… 

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim