• BIST 102.270
  • Altın 148,843
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1883
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 17 °C

SİYASETTE SANCI BÜYÜK

Ergün Aydoğan

Şekil olarak başbakan ve hükümet var olsa da, şu anda ülkede başbakan yok. Daha açık bir ifadeyle ortada ’Hükümet’ yok. 22Mayıs’ta işaret edilen birinin başkanlığında bir ‘Hükümet’ ortaya çıkacak. Bu ‘Hükümet’ ülkenin biriken sorunlarına ne kadar çözüm üretebilir, o ayrı. Hükümetin böyle bir sorumluluğu olacak mı o da ayrı bir konu! Çünkü her şey saraydan yönlendiriliyor.

Eskiden silahlı kuvvetler yönetime el koyuyor; Başbakanı, hükümeti görevden alıp değiştiriyor, buna da darbe deniliyordu, şimdi; cumhurbaşkanı kendisinin belirlediği başbakanı beğenmiyor, bırak diyor, hükümetin bazı üyelerini beğenmiyor, değiştirecek ve kimlerin olacağına bir tek kişi verecek; buna da ‘ileri demokrasi’ diyecekler!

2001’de Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında ‘Anayasa Kitapçığı’nı attın, atmadın’ olayında yaşanan tartışma siyasi ve ekonomik krize yol açtı. Bir esnaf başbakanlık önüne ‘yazar kasa’ fırlattı, kriz çıktı, krizin sonuçları AKP’yi doğurdu. Sorunları çözmek için iktidara gelen AKP-Erdoğan kendisi sorun haline geldi. 14 yıllık güçlü iktidar eliyle tüm ülkeyi kontrol eder hale gelen AKP-Erdoğan; oyunu kurmaya da, oyunu bozmaya da karar veriyor. Tek oyun kurucu, tek kural belirleyici, tek kural koyucu AKP-Erdoğan; o ne isterse, o oluyor.

Ülkede başbakan-hükümet var, ama yok, başbakanın kim olacağını Erdoğan’dan başka bilende yok. Günlerdir siyasi toto oynanıyor; Erdoğan’da keyfini çıkarıyor. Parlamenter sistemi ‘iğdiş’ ediyor. Bir anlamda; bakın gördünüz mü parlamenter sistem yürümüyor, kendi atadığım isimle bile yürümedi, çift başlılık sorunları çözmediği gibi sorunlara yol açıyor, o nedenle; tek kişilik, güçlü başkanlık sistemine ihtiyaç var algısı yaratmak için sistemle istediği gibi oynuyor. Halkta diyecek ki evet doğru; cumhurbaşkanını halk seçti, başbakan onu dinlemedi, işler aksıyor, yürümüyor... Tamamen bir algı operasyonu.

Cumhurbaşkanının anayasaya aykırı uygulamaları gündeme deldiğinde; canım cumhurbaşkanını halk seçti, yapmaya hakkı var! E ortada anayasa var deniliyor; o zaman anayasayı değiştirelim, başkanlık sistemi, partili cumhurbaşkanı, güçlü cumhurbaşkanı, yetkileri artırılmış başkanlık gibi birçok değişik öneri AKP sözcüleri tarafından dile getiriliyor. Sonuç olarak Erdoğan’a göre bir model ‘uyarlayalım’ adının ne olduğunun da bir önemi yok, yeter ki Erdoğan’a uygun Erdoğan’ın istediği bir model olsun, arayışları.

Herkes de biliyor ki; Erdoğan başbakan olarak devam etseydi Beştepe başbakanlık yerleşkesi olacaktı, başkanlık için anayasayı değiştirmek gibi bir derdi olmayacaktı, bugüne kadar başbakanlık dönemlerinde olduğu gibi; milli irade söylemine devam edecekti, milli iradenin üzerinde güç yoktur diyecekti. Daha önce; Ahmet Nejdet Sezer ve Abdullah Gül dönemlerinde görüldüğü gibi cumhurbaşkanına; sen kim oluyorsun ki demeye devam edecekti.

Velhasıl kelam; bugün ülkenin içinde bulunduğu siyasal krizin nedeni siyasal sistemin, cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uyarlama sancılarıdır.

Nasıl ki; 2007’de yasal alt yapıları düzenlenmeden cumhurbaşkanını halk seçsin kararı alındı, sonra sıkıntılar ortaya çıktı, şimdi o sıkıntılar düzeltilmeye çalışılıyorsa bugün, aceleyle yapılacak değişikliklerin sıkıntıları ileride çok daha büyük olacaktır.

Sonuçta bugün ortada bir kriz varsa ki var. Bu kriz bilerek kontrollü biçimde AKP-Erdoğan tarafından çıkarılıyor. Verilmek istenen mesaj; aynı partiden, aynı siyasi görüşten kişilerin bile yürütemediği bir siyasal sistemi yarınlarda cumhurbaşkanı başka partiden, başbakan-hükümet başka partiden olunca nasıl yürüyecek, ülkenin sorunları nasıl çözülecek algısını toplumun kafasına yerleştirmek için topyekûn yürütülen bir algı operasyonu ile karşı karşıyayız. 150 yıllık parlamenter sistemi ortadan kaldırarak, dünyada örneği olmayan bize özgü; Erdoğan tipi bir başkanlık arayışının sebep olduğu krizdir yaşananlar.

Yaşanan bu siyasi kriz karşısında ne yazık ki muhalefet sistemin tıkanmasını, sorunun sistemden değil bir kişinin tek güç olma isteğinden kaynaklandığını anlatamıyor, sorunu Erdoğan özeline indiriyor, Erdoğan karşıtlığı üzerine politika üretiyor. Buda toplumda yeterince karşılık bulmuyor.

Oysa aksaklıkları giderilmiş, dünyadaki örnekleri model alan; çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü parlamenter sistemi hedefleyen çalışmalar öne çıkarılabilmeli topluma anlatılabilmelidir.

Soru; görüş ve düşünceleriniz için; ergun.aydogan@yahoo.com

Bu yazı toplam 1008 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim