• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 8 °C

TABELA PARTİLERİ

Mevlüt Mürsel Uzun

Resmi kayıtlara göre ülkemizde çeşitli görüşlere sahip 98 siyasi partinin faaliyette bulunduğunu görüyoruz. Bu partilerden 76’sı 2014 yılından önce kurulmuş, 20’si de geçtiğimiz yıl içerisinde.  

Seçim tarihine kadar karabatak gibi ortadan kaybolan meclis dışındaki tabela partileri seçim günü geldimi ortaya çıkarak sırf iktidarda ki AK Partiye, zarar vermek düşüncesiyle birbirleri arasında ittifak kurarak meclis de grubu bulunan muhalefet partilerinin safına geçerek ateş ederek var olduklarını ispata çalışıyorlar. Bu partilerden laf ebeliği yapan genel başkanlar dışında bir başka birini tanımak mümkün değildir.

Mecliste grubu bululan partilerden iktidarda bulunan AK Parti’nin 8 milyon 700 bin kayıtlı üyesi, CHP’nin 1 milyon 400 bin, MHP’nin 374 bin, HDP’nin de 537 bin kayıtlı üyesi bulunmakta.

Türkiye’de parti kurmak o kadar da zor bir iş değil; sayıları sadece iki elin parmağı kadar olan kimseler bir araya gelerek kolayca bir parti kurabilmektedir. Bu partilerin seçim yasasına göre 41 ilde örgütlenmesi gerekiyor. Partilerden birçoğu bu şartları yerine getiremediği için tabela partisi olarak varlıklarını sürdürüyor. Geçmişte anlı-şanlı ve başarılı durumlarıyla favori olan partilerden hemen hepsi bugün nostaljik duruma düşerek tabela partisi haline gelmiştir. Buna kısaca örnek vermek gerekirse Refah Partisi rahmetli Erbakan’ın pilot kıyafetiyle seçim çalışmalarında seslendirilen “Dillerde türkülerde gönlümde sevgilerle vefalı vakti geldi gelin birlik olalım, el-ele tutuşalım” seçim şarkısıyla muhafazakar kesimi yanına çekmeye çalışmıştır. ANAP’ın iktidarda olduğu süre içinde en çok da “Arım balım peteğim” ile “Hadi bakalım kolay gelsin” şarkılarını kullanarak dönemin en etkili partisi olarak propaganda da bulunmuştur. Adalet Partisi Süleyman Demirel tarafından seçim şarkısı olarak Öztürk Serengil’in seslendirdiği “Gariban bir vatandaşsın, senin adın Zühtü” şarkısını kullanarak geçim sıkıntısı çeken kesimin oylarını almaya talip olmuştur. DSP seçim çalışmalarında Bülent Ecevit’in mavi gömleğiyle verdiği imajla birlikte  “Gözün aydın Türkiye ak güvercin geliyor, güçlendikçe DSP halkın yüzü gülüyor” şarkısını kullanarak umutsuzlara umut vermeye çalışmıştır.

Yukarıda örneklerini verdiğim bu partiler siyaset arenasında oldukça önde gelen partilerdendi. Meclis de milletvekili sayısı itibariyle güçlü grup oluşturmaktaydılar. Hepside bir zamanlar ülkeyi yönetmekte yetki ve söz sahibi olan partilerdi. Günün gelişen şartları içinde kendini yenileyen her şey gibi partilerinde kendini yenilemek diye bir gelişmeye tabi tutmadığı için parti olarak hızla eriyerek bugünkü tabela partisi durumuna düşmüşlerdir.

Tabela partisi görünümde olan partiler ülke sorunlarının gölgesine sığınarak teşkilat binalarında tombala ve kumar oynattıklarına, çek-senet tahsilatı yaptıklarına, sanatkar organizatörlüğüne soyunduklarına ve restoran çalıştırdıklarına tanık olmaktayız.

Siyasi partiler demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Anlayacağınız toplum hayatımızda partiler olmazsa, olmaz şartlardan biridir. Yeni kurulan bir parti yapılan seçimlere katılabilmek için ülkenin 41 ilinde teşkilatını kurmuş olması gerekmekte. Seçime giderken birçok partinin değil 41 İl, üçte birinde bile teşkilat kurmadıklarını görüyoruz. Böyle partilerin iktidara gelmek gibi bir düşüncesi olmadığı için tabela partisi olarak kalmayı bir fırsat biliyor.

Günümüzde en tutarlı, en disiplinli parti olarak AK Partinin olduğunu görüyoruz. Muhalefette bulunan meclis de grubu bulunan partilerin takip ettikleri siyaset anlayışı yüzünden bugüne kadar olmadığı gibi, bundan sonra da sittin sene iktidar olmaları mümkün görünmüyor. CHP ve MHP az olsun benim olsun mantığıyla hareket ettikleri için iktidar olmak gibi bir dertleri yok. HDP derseniz oda terör örgütünün siyasi uzantısı olduğu için bir varlık olması mümkün değil. Geriye sadece AK Parti kalıyor; oda uzun yıllar iktidarda olmasına rağmen küçülmek şöyle dursun her seçimden büyüyerek çıkıyor. Siyasetteki bu düzensizliği ve kısır çekişmeleri ortadan kaldırmak için ülkemiz bir an önce başkanlık sistemine geçmesi gerekiyor. O zaman şikayette bulunduğumuz siyasette ki bu keşmekeşlik ve tabela particiliği ortadan kalkmış olacaktır.  

Bu yazı toplam 235 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim