• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -8 °C
  • İstanbul 3 °C
  • İzmir 2 °C

TARİFİ OLMAYAN TEK ACI..

Asiye Yılmaz

Bazen düşünüyorumda güzel bir hayatım oldu diyebilirim.

Çocukluğum köyde doğayla başbaşa geçti, ortaokula başlamam için Ankara'ya gelmem gerekti peşimden ailemde göç etti, zaten babam Ankara'da çalışıyordu .

Bunca zahmete rağmen ben liseden terkim hayattaki en büyük pişmanlığımdır; Kimbilir belki onun için kızlarımın okumasını çok istedim. Sonrasında ptt ye işe başladım o dönemde ortaokul mezunu olmak bir ayrıcalıktı, hele de kız çocukları için.

Aynı mahallede olmamıza rağmen eşimle görücü usulü evlendik kimse inanmasada gerçekten böyleydi. Uzaktan tanıyorduk birbirimizi ama ilk yan yana gelip konuşmamız aileler arasında söz kesildikten sonra oldu. Evlendik.. Sonrasında Pınar'ım, Derya'm doğdu. Çocuklara bakmakta zorlanınca işimi bıraktım, bu da ikinci pişmanlığımdır. Sonrasında iki doğum daha yaptım ve aile nüfusu altı oldu ama zorluklara rağmen güzel bir hayatımız vardı.

Çocuklar büyüdü okudular ikisi yuvadan uçtu ben yeniden çalışmaya başladım her şey o kadar güzel gidiyo derken hayatımızın en büyük depremini ve kıyametimizi yaşadık. Cennet de Cehennem de bu dünyada aslında. 24 kasım 2009 da Pınar'ımın hastaneye yatıp ameliyat olmasıyla 10 şiddetindeki depremin enkazının altında kaldık. Herkesin acısı kendine büyüktür ama anne-baba için evlat acısının tarifi yoktur. Asrın vebası olarak adlandırılan kanser bizim de kapımızı çalmıştı. Gerçi çok yabancı değildik kendisiyle annemide pankreasdan kaybetmiştim; Ama bu başkaydı. Canımdı kanımdı kılına zarar gelmesin diye yapamayacağımız hiç bir şey yoktu. Zorlu geçen yaklaşık üç senenin sonunda onu ebedi istirahatgahına yolculadık. Hayatmız ikiye bölündü, Pınar'dan öncesi ve Pınar'dan sonrası. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı, olmadı da ama yinede çok şanslıydık çünkü Pınar'ımızın gidişinden 28 gün sonra Derya'mız kucağımıza Sarpımızı verdi. Bizim hayata yeniden tutunmamızı, yaşamak zorunda olduğumuzu ve daha arkamızda bize ihtiyacı olanların var olduğunu hatırlattı. Ne eski bayramların nede özel günlerin bir anlamı var sadece acımıza acı katıyor.

Bu arada bu zor günleri psikolojik destek almadan atlatmak her babayiğidin harcı değil. Sibel hocamla terapilerim devam ediyor. Hep derki bak senden daha zor durumda olanları göz önüne al ona göre davran. Çok doğru bir sözdür beterin beteri var. Allah bu acımızı unutturacak acı vermesin şunu da ekleden edemeyeceğim; Hayatta ki tarifi olmayan tek acı evlat acısıymış. Etrafınızda böyle insanlar varsa anlayışlı davranın sadece dinleyin olur mu? Teselli etmeye çalışmayın ve eskisi gibi olmasını beklemeyin onlardan, amacım üzmek değil sadece hayatta bu acıların da var olduğunu hatırlatmaktı?

Okuduğunuz için çok sağolun acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçlerde paylaşıldıkça çoğalır. Bu gün bir seminere katıldım ve gördüm ki katılımcıların yaşadıkları acılar farklı olsada sonuçta herkesin hayatında büyük izler bırakmıştı. Kimsenin acısı kimseye benzemiyor kişilerin etkilenmesi, kabullenmesi ve dayanma gücü birbirine benzemiyor.

Dileğim bu acıların yaşanmaması ama bu mümkün değil. Onun için hayatta iyi şeylerin olduğu kadar olumsuzlukların da olabileceğini bilerek yaşamak sanırım olayları kabullenmemiz de kolaylık sağlar diye düşünüyorum.

Her şeye rağmen hayat devam ediyor.

Bu yazı toplam 558 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim