• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 29 °C
  • İzmir 31 °C

TEHLİKE KAPIDA

Göksel Keşen

İyi günlerin azaldığı bir zamanda içerisene yolculuk ederken, tehlike kartlerı tek tek açılıyor. Artık yolda yürüyemez, soru soramaz, garipce bir hal ve davranışlar sergiler olduk. Ne oldu peki bizede bu hale geldik?

İnsanoğlu dünyada var olduğundan bu zamana kadar türlü türlü yaşamlar, savaşlar ve mücadeleler süregelmişti. Ilk kardeş kavgası olarak da bilinen Habil ve Kabil kardeşlerin kavgasıyla başlayan süreç bugünlere kadar geldi.Hattta ırk, din, dil ve düşünce ayrımıyla çeşitlendirildi. Ve bu savaşlar kin, kibir, bencillik ile harman olarak sunulmaya, özellikle her şeye uygulanmaya başlanıldı. Yüz yıllardır değişim ve gelişimle insanoğlu günümüz çağına gelirken, duygu, düşünce ve düşünme yetilerini kaybetmeye başladı.

Yaşadığımız coğrafya dünyadaki ülkelerin ağzının sulanmasına neden olurken.Geçmişteki din, dil, ırk ve imparatorluğun biriken düşmanlıkları yüzünden yaşadığımız coğrafyayı elde tutmaya çalışıyorlar. Ayasofya kimin elindeyse güç ondadır mantığıyla bakılmak istenilmesi. Osmanlı'nın son dönemleri yaşaması, dünya savaşlarıyla kaybedilen toprakları kaybetmek. Istila eden güçlerin iç ve dış sorunlar haline getirmesi, insan nüfusunun azalması derken. Türkiye Cumhuriyet'i ilan etmesi ve büyük güçler sömürü altına alma çabaları iki kat artı. Çünkü gelişen geliştiren bir toplum istemiyorlar. Çıkar ve bencillikler yüzünden dünya savaşları oldu. Sanayi ve bilimi elinde tutma yönlerini çözümcü değil! Tam tersine yapıacak uygulamaları sömürü ülkelerine uygularayak zenginliğine zenginlik kattı. Sömürülen ülkelere bakalım. Afrika, Hindistan, Afganistan, Irak v.b.

Kime göre ne olduğu belli olmayan bir özgürlük anlayışıyla mahsum insanların hayatlarını, kendi çıkarları için karartan toplumlar. Yaptıkları buluşları uygulamaya başladılar. Afrikada bir dönem AİDS, Japonyada atom bombası v.b olaylar çıkarların ve uygulamaların neticesinde gerçekleşmektedir. Türkiye'de durum aynı jeopolitik yani konumu doğal köprü görevi gören ülkemizi elinde tutmak, yönetmek ve yönlendirmek için TBMM içerisine girmeyi başardılar. Hatta çerçeveledikleri şekilde yönetmeye başladılar. Cumhuriyet sistemi bazı yapacaklarına engel olduğu için yıkma girişlerini çözüm süreçleri, yakın çevrelerden göç alma gibi olaylarla iç savaş dönüştürmeye ve yıkılamayan ilk dört maddenin yıkılmasına neden olmaya çalışıyor.

Unutmayalım daha dünkü patlamaları, şehit olan askerimizi-polislerimizi ya da suçsuz yere ölen gençlerimiz, anne - babalarımız ya da çocuklarımızı. Şimdi sokaklar daha tehlikeli, herkes bir birine şüpheli birisi diye bakıyor. Beden ve ruhsal çöküntüler yaşatılıyor. Arap yarım adasında yaşanılanlar gibi. Düşünceyle, dile, ırkla ayıramadığı insanları ayırmak için, suçsuz yere açılan savaşlardan ya da doğal afetlerden göç ettiren Afrika, Arabistan, Afganistan, Bangadeş, Irak, İran, Suriye gibi ülkelerden göç ettiren insanların ülkemizde anlam karagaşası altında iç savaş çıkarma ve ilk dört maddeyi ele alma çabası içerisindedir.

Tehlike kapıda çok dikkat etmeliyiz. Din, dil, ırk ayrımı değil. Çıkarlar, biriken öfke ve kinlerin hedefidir.

Bu yazı toplam 1236 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim