• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • İzmir 8 °C

TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?

Fatih Yokuş

“Ateş düştüğü yeri yakar” acı da olsa doğru bir söz. 12 Mayıs günü büyük bir facia önlenirken, Diyarbakır ili Sur ilçesine bağlı Durumlu köyündeki patlamada 16 kişinin “şahadet” mertebesine ulaşmasıyla bir başka facia yaşandı. Patlamanın etkisi ile cesetlerin değil parçalarının etraftan toplanması, ailelerine tarifi imkânsız acılar yaşattı. Ölenlere Allah rahmet etsin mekânları cennet olsun, onlara dua etmekten geride kalanlara Sabri cemil dilemekten başka yapılacak bir şey yok, Allah yardımcıları olsun. Böyle olayların bir daha yaşanmaması için yapılacak bir şey yok mu?  Ne yapabiliriz? Birazda bu konulara kafamızı yorsak daha iyi olmaz mı?

Katiller arasında ayırım yapmadan hep birlikte dik durmakla işe başlamalıyız.  Avrupa da ki terör olaylarında, birlik olunmuş, “karınca kararınca” herkes yapabileceğini yapmıştı, doğru olanda bu idi.  Ancak üzülerek belirtelim ki ülkemizdeki terör saldırılarında, aynı hassasiyeti başta Avrupa ve diğer ülkelerde göremiyoruz. Tabi bizi üzmekte ancak daha vehim olanı ise ülkemizin STK kuruluşları, üniversiteler, siyasi partiler, sendikalar… v.b örgütlerin seslerinin cılız çıkmasıdır. Hele sol olarak bilinen “insanlık onuru” mücadelesini verdiklerini savunan kesimin, suskunluğu bir başka vahamet.

Gelelim Diyarbakır’daki terör eylemlerine, hani bazı akademisyenler vardı ya bir bildiri yayınlamışlardı patlatılan bunca bombalara karşı “dut yemiş bülbül gibi” susmaları.

Dindar STK kuruluşlarının seslerinin gür çıkmaması, suskun kalamarı ayrı bir det.

Bir Müslüman olarak Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellme; “Mü'minleri kendi aralarındaki merhametleşmelerinde, sevişmelerinde, yardımlaşmaların da bir vücut gibi görürsün. Ki vücudun bir organı ağrırsa, vücudunun kalan kısmı uykusuzluk ve humma ile o organ için birbirini çağırır." (1)

Yeteli duyarlığı gösteriyor muyuz?  Tepkimizi verebiliyor muyuz? Acıyı yaşayan ailelerin acısına ortak olabiliyor muyuz? “Gülme komşuna gelir başına” ata sözünden yeterli dersi çıkarabiliyor muyuz?

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selem; Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”(2)

Diyarbakırlı olarak hepimiz terörün hedefindeyiz, kurşun adres sormadığı gibi, patlatılan bombada maalesef kimlik sormuyor. Siyasi çıkarlarımızı bir tarafa bırakalım, katilleri ayırmayalım, dik duracaksak, lanetleyecek sek tümünü lanetleyelim. 16 cana mal olan o kamyon ya şehir merkezinde patlatılmış, orada biz, akrabamız ve ya sevdiklerimizden biri olsaydı… 

Tehlikenin farkına varalım teröre karşı dik duralım,  Suriye, Irak… Diğer ülkeler bize yeterince bir şeyler anlatmıyor mu?

Dua ve selamlarla

1-    Buhârî, salat 88, Mezalim 5; Müslim birr 65; Tirmizî birr 18; Nesâî zekat, 67

2-    Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58

Bu yazı toplam 428 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim