• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • İzmir 3 °C

TUDEM’e belgeli Anadolu Ajans sansürü…

Oğuz Güler

Turizme Dayalı Ekonomi Modeli-TUDEM’i yıllarca bu ülke yapmasın diye engelleyen ve sansürleyen istihbarat örgütlerinin maşası olan bürokratlarımızın paralellere ilaveten üçgen veyaglobal yamuk yandaşlarınca engellendiği artık belgelendi. Ak parti 2011-2015 aday adayı olmam hasebiyle Ankara il teşkilatının geçen yıl Nisan ayında eski Ankara teşkilat mensuplarının TUDEM’in teşkilatça önünün açılmasını düşünenlerce içinde Müsiyad’lı, ATO’lu, Ekonomist il yöneticilerinin süzgecinden 6 toplantı sonucun da geçen TUDEM önemli bulununca Ak parti genel merkezinin ekonomi mutfağına sunma kararı çıktı. Bu çerçevede 26.8.2015 günü saat 10.30’da il yönetiminden birçok parti yetkilisi ve genel merkez heyetine başkanlık eden ve ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı Mehmet Muş beye bir saati aşan özet ve PP’li bir sunum yapılmış, sorular cevaplandırılmış ve Mehmet bey 20 ana başlıkta sunulan TUDEM’in 2 ana başlık revizesi ile 1 ilavesini kendi söylediği şekilde düzenlenmesi söylenerek proje ve bağlantısı olan modelin müspet ve bu çerçevede ele alınmasına gerek olduğu ortaya çıktı. Revizenin ertesi gün hazırlanıp Mehmet başkana verilebileceği aktarılsa da seçim yoğunluğu gerekçesi ile Kasım seçimlerinin arkasına bırakalım, projenin önemi yüzünden aceleye gelmesin denildi.

Ancak bahsi geçip revize edin denilen 2 olgu 18. kitabımda aynen yazılsa ve bu söylense de verilen özet ve PP’ta olmayışı yüzünden yaklaşım doğru idi. TUDEM’le ilgili aynı gün revize edilmiş rapor sunulabilir veya İstanbul’a ertesi gün getirebiliriz dense de seçim yoğunluğundan dolayı aceleye gelmesin yaklaşımı da doğruydu. İstenilenler yapılıp genel merkezdeki makama sunulsa da Kasım seçimlerinden sonrada temas oluşamadı. Görev değişikliği yüzünden de konu intikaya uğradı. Bu arada konu yeni başkan Mehdi beye sunulması için girişim yapsam da il teşkilatının yoğunluğu yüzünden kayıtsız kalması ile TUDEM iyice ihmal edildi, beklide oraya da uzanan bir el onları yanıltarak konuyu rölantiye aldırdı. Bu arada ısrarcı tutumum ve genel merkezde ki sunumda olan il yönetim kurulu dostların tazyikleri sonucunda konunun Genel merkeze revize edilmiş hali sunulması gerekirken Ocak ayında konu Nobel ödüllü Prof. olan bir  ağaya haval edilerek süreç “yaz buza koy güneşe” yapıldı. Hatta gereksiz zaman kaybediyoruz deyince Nobel ödüllü tarafından iş azarlamaya kadar vardı desem yeridir. Bu Nobel ödüllü kişi Şubat başında inceleme süreci bitmeli anlaşmasına, telefonlara çıkmayarak, mesajlara dönmeyerek işi kendi zekasınca savsaklayınca süreç eskiden global ajansların ÇOK olduğu milli denen Anadolu Ajansına yönelerek maden bulacağımı anladım ve gerekeni buldum.

Bu arada çok zaman önce Anayurt gazetesinin sahibi rahmetli Naci abimin beni aradığı bir görüşmede Kanser olma olması yüzünden “Anadolu Ajansına Yakışmadı” yazımı AA’dan gelen rica yüzünden benden habersiz kaldırdığını ve bundan rahatsız olduğundan hakkımı helal etmemi istedi, bende tabi ki helal etmiştim. Gazetenin AA bağlantılarından dolayı hak vermesini söyleyince bende ses çıkartmamıştım. Böylece belgelenen engellemenin ilk resmi verisini de elde etmiş oluyorduk.

Paralel konusunda kimse fazlaca yazmazken 17-25 Aralıktan 2-3 hafta önce yani 3 Aralıkta ağır bir yazı yazdığımı zaten okuyabilirsiniz. Ancak projeyi engelleme daha öncelere dayandığını hissediyordum. Ama ben sadece paralelcilerin değil başka oluşumlarında, yani başka derin yapıların da devlete sızdığını ve kamunun bu yapılarca esir alındığını sık, sık yazmıştım. Hain ABD’nin kucağında oturup Nur talebesi yetiştiriyoruz ayakları ile bu ülkenin aleyhine olmak sadece sütü bozukların işidir diyeyim de tarafımı belli ederek yine Tunay bey ikazına o yazım kurban olmasın. Gavurun ekmeğini yiyen kılıcını kuşanırmış derler fetoşta ABD’nin ekmeğini yediğinden normal ama bu ülkenin ekmeğini yiyen savcılara ve diğerler bürokrat hainlere ne demeli ona siz karar verin.

Anayurt gazetesine tam sayfa projenin ilan vermemden dolayı Anadolu Ajansından 8.8.2011’de gelen teklifle TUDEM 9.8.2011 günü 13.25 de 2 saat civarı kayıtlı mülakat yapılıp, yarım saate yakın fotoğraf çekiminde TUDEM cezalı-engelleniyor yayınlanamaz iddiasını taaa 2011 de kazananın ben olması elbet çok normaldi. Çünkü 3 defa lavantacı Erkan ile 2 defa Flaş TV’nin Ankara temsilcisi Yılmaz bey gün verse de 2011’den çok önce TUDEM’i kamu oyu ile tanıştıramayışlarını bir türlü izah edemediler, gündem bahanesi deseler de görüşmeden kaçmalarını izah edemediler. O aralar projeyi haftaya yayınlayacaklar diye isim ve TV vererek yazmamı eski yazılarımdan okuyabilirsiniz. Artık bu cezalı-engelleniyor tezimin varsayım olmadığını belgeleyen birçok veri halkası artık elimde. İsterseniz en sonuncusu ve en önemlisini yazınca diğerlerine gerek olmadığını göreceksiniz. Ama arzu ederseniz Haberler Ankara’da 9.3.2016 tarihli “TUDEM engelleniyor diyenler haklımı çıkacak?” yazımı okurlarsa engel sürecinin yarısını öğrenebilirler.

Uzun bir zaman önce yazımın kaldırıldığını öğenince (zaten yazdığımı da unutmuştum) yazımın belgesi yok derken rahmetliden durumu öğrendiğimde 29 ağustos 2011 tarihli gazetemizi istediğim de uzun zaman geçtiğinden ellerinde olmadığını söylemesi beni 1 kat daha üzmüştü. Ama gazeteden bir dostun arşiv çıktısını vermesini ve bana da takvimden nasıl belgeyi alacağını öğretmesi çok şeyi değiştirdi. 12 Mayıs 2016 da Anadolu ajansına bir dilekçe vererek Naci beyin bana aktardıklarını dilekçemde yazıp, göya rica ile sansürletdirdikleri yazımı yerine koydurmalarını, cezalı TUDEM’in yeni versiyonunun haber yapılarak AA’nın ülkemizin kalkınmasına hizmet edilebileceğini vurguladım. Sonuç ne oldu dersiniz; yasal süresinde ne hikmetse dilekçeme cevaptan kaçtılar. Çünkü, suçlu oldukları için cevap veremediler şaşırmışlar, ülke aleyhine oldukları anlaşılmış ama bunu kendileri yapmamıştı, evvelki hain unsurlarının işiydi ama onlarda projeyi haber yapmayız diyerek şüphe uyandırmaktaydılar. Gazetem o yazımı hem yayınlayıp hem de rahatsız biri olmadıkça yayından niye kaldırsın. Konu AA’nın sansürcülüğünü ve projeyi engellemesini yazıyordu bu yazı maskeleri düşürdüğünden okunmamalı, yayından kaldırılmalıydı

Yazı Artvinlilerin maskesini düşürmüyordu, milli denen kamunun memurlarının ayıbını açıklıyordu. Demek ki kimin münasip yerine çöp battı ise o kaldırtmıştır diyenleri rahmetli Naci abim zaten bana söylemişti. Hedefte mantıksal bir başka yolda gözükmüyordu. Yazıdan ördeksever tavuklar  tabiî ki rahatsız olamazdı. O ara sansürcü ve başka ülkelere hizmet etmekte denen birilerinin 29 ağustos yazısının kaldırılmasıyla ilgileri yoksa dilekçe talebimden dolayı o konu ile bizim bir ilgimiz yok ama bizden şüphenizi gidermek ve TAM milli olduğumuzu ispat için yazınızın yerine konmasını isteyerek ülkemize hizmet edeceğiz diyebilirlerdi. Ancak gazetemde 10 Mart 2016’da ki yazımı tırpanlayarak da Anadolu Ajansı sansürü yemem, Ak parti aday adayı particilik yapmadıkları, tarafsız olduklarının ispatı olsa gerek ve her hafta 8-10 saatimi çoluğum dan, çocuğumdan ve işimden fedakarlık ederek bir yazarı olarak ta gazetemin bana bu yaptıkları samimiyetsizlik değil de nedir? Cevabı çok basit; tek dertleri fara, insan ve hizmet sara. 

Ama o ara bazı bilgilerin bana ulaşması ile köşe yazılarım engellenecek bilgisi yüzünden makalelerimi yayınlayan gazeteme aktarımlı Salı yazılarım önemsiz olduğundan son 3 hafta makalelerime OLASI Perşembe yazım diyerek gönderdiğimde belgeli. Dilekçeme yasal sürede cevap vermeyip sıkışan AA bu arada gazeteme sanırım tekrar baskı kurarak yazı yazmamı engelledi denmesi tesadüf mü acaba? Bizim gazetenin dedikodusu bana o gün olmazsa ertesi günü ulaşıyor ama fazla detay yazarak bilgiyi aktaran kardeşimi sıkıntıya sokmanın gereği yok. Gazetem kendilerine yapılanı kınıyordu bana yapılana normal diyeceğine eminim ama göya faşist uygulamalardan kaçarken ülke sevgilerini Allah'tan satmadılar!

Perşembe yazım kesilince Cuma günü AA Ekonomi biriminin bağlı olduğu genel müdür yardımcısı Metin ağayı arayarak bıraktığım not sıkıntısı yüzünden telefonla görüşme gereği hissetti. Bu görüşmemizde dilekçeyi hatırlamadığını aktarsa da iç yapılarında ki global uzantıların bu projeyi engellediğini aktarınca, bunu doğru olmasının mümkün olmayacağını söyledi. Bunu fırsat bilerek o zaman TUDEM’in geliştirilmiş son halini tekrar röportaj yapılarak yayınlanmasını istediysem de eskiden yayınlanmayan bir haberin tekrar yayınlanmasını söz konusu olamadığını söyleyerek hizmet ettiği ülkeyi şaşırarak bahanesinin komikleşmesi üzücüydü, göya beni atlatmıştı. Akabinde de başkanlık sistemine katkısı olacak, ekonomiyi canlandıracak, 10 milyarlarca $ yabancı kaynak oluşturacak, milyonlarca kişiye yeni iş sağlayacağını söylesem de ısrarla yayınlayamayız cevabı da alınca suçlu globalliyi yakaladım halisilasyonuna girdim galiba. AA 100. kez dereden elektrik elde eden maymunları, dolaylı reklam kokan haberleri veya insana faydalıymış ayaklı İzlanda veya Kanguru haberini yayınlıyor ama milyonlarca insana iş ve aş olacak, ülkemizin her yanını şantiyeye çevirerek herkesi kalkındıracak TUDEM’i haber yapmıyor bu çok manidar değimli dostlar, YAKALANDILAR bu 25 ayarlı milliler.

Bu olanlara milli hainlik demeyeceğim, bu engelleme ve gazetem ile ilişiğimi kesme konusu ileride görevden alınmayla sonuçlanınca akıllanırlar. Şimdi de Haberler Ankara’ya baskı olacak ama İlhan kardeşimi öğrettim 5-10 yıllık çok ucuza haber imkanı al ve yazıyı öyle kaldır öğüdü yaptım. Milli bir ajansımız derin yapının kontrolüne iyi ki girmemiş, girseymiş yanmışızmış diyebilirdim hani. Neyse Metin ağam tarih ve sayı verin ilgileneyim ve akabinde de randevu vereyim dese de mafiş. Haa bu ara milli üstat Metin ağamızın sekreterine dönerek tarih ve sayı verdiğimde sekreterin dilekçeyi hatırladığını elle yazdığımı, makama da iletildiğini söylemesi güzeldi. Mesai bitimine yakın saatlerde görüştüğüm sekreter pazartesi günü dilekçeyi unutmaz, tekrar Metin beye sunup randevuyu da o gün verebileceklerini söylese de bekleneler olmadı.  5 gün boyunca günde 2-3 kez arasam da vatandaştan kaçan biri, devlet gücünü keyfiyete bindirerek telefonla bile görüşmez olmuş ama cevapsız dilekçe konusunun teftişe götürtme söylemimle dilekçeme gecikmeli de olsa cevap verme baskısı kurdum. 

Bu arada 26 Haziranda AA’na telgraf çekerek taleplerimi tekrarlayıp milli diye düşündüğüm ve kurumda ki yanlış anlamalara meydan vermemek için genel müdür Şenol beyden randevu istedim, bekleyip göreceğiz millik ve olgunluklarını. Ertesi gün 24 Haziran tarihli yani 15 gün gecikmeli olarak 27 Haziran’da cevapları tarafıma ulaştı. Cevapları tek satırlık olmuş “dilekçeniz incelendi ve talebiniz uygun bulunmadı” yazılmış o kadar. Korku dağları sarmış sanırım, yakalanmadılar rahat olsunlar.

Ajansı dolaylı suçlamıştım. Adamlar 29 tarihli yazını kaldırtan biz değiliz diyemediği gibi taleplerimi sadece tek talep diyerek geçiştirince iddialarımı susarak kabullenen bir cevap vermelerine sevindim. İstesem de cevabı bu yönü ile lehime yazdıramazdım ama bir yerde hata yapacaklar ve elimi güçlendirecekler ya ciddi hata yaparak doğru olan engelleniyor tezlerimi artık tam doğrulamış oldular… Teşekkürler AA sen çok yaşa. Şimdi gazetemde yazı yazdırmama olayınızı gazeteme mail ortamında söyleyince onlar hayır AA değil şu kabahatinizden dolayı diyemediler, susarak onlarda AA konusunu kabullendiler.

Çünkü 10.3.2016’de ki yazımı kuşa çevirerek AA olduğu son paragrafı Anayurt sansürlemiş, eski yazımdan dolayı ikaz aldıklarından, yararlı işlere de gazetecilik yapamaz olmuşlardı. Suç gazetemde değil ayakta kalma mücadelesi olduğundan elbet gazeteciliğin farkındalık olgunluğunu bilmelerini isterdim. Gazetede yazmamın 2. bir amacı da diyanetteki tanıdığımdan dolayı kurasız hac yapabilirim duygusuyla gazetede olmam iyiydi. Aynı yazı Haberler Ankara sitemizde gazetede ki makalem aynen yayınlanırdı bakarsanız sansürü görülür. Zaten hep geçtiğim yazılar 30 satırdır bu yazıda 30 satırdı. Zaten gazetem 2011 de yasal olmayan yolla yazımı çıkartmış şimdide tehdit ve hakaret olmayan yazımı tırpanlayarak suç işlese de ilk gözümü açtığım yer olması hasebiyle onlara kırgın değilim. Ama rahmetli Naci abi olgunluğu gittiği için gazetenin geleceğinden kaygılıyım. 

Bir kez ara verdikten sonra yeni yazılarımda hükumetin baskı ve savcılık kapılarında zaman geçirmeyi Anayurt'takiler anlatırken birilerinin sansür ve nezaket dışı habersiz köşesini kapama hareketini onların OLAN vicdanına bırakıyorum, olmayan vicdan muhasebesini onlara konduramam zaten. Gazetenin çizgisi, hükumet lehine olmadığımızı bil havası da ve üzücüydü ama ulusal da yazmak görüldüğü gibi bazen ses getiriyor, yavuz hırsızın zeytinyağlaşmasını belgeletiyor du. Gazetecilik atraksiyon ve başka yönlü olanla oluyor bizimkiler bunu anlayamamışlar ama rahmetli bunu çözmüştü. Gazetenin senin bu ülkeye hizmet etmen engelleniyor diye bana ilk ağızdan bilgi vermesi yazana saygı olurdu ama bunu yapamayacak derecede sansürcü ve baskıcı bir ajansla baş edemeyecekleri yüzünden onlara beni üzmedi iyi ki böyle oldu, belgelendi.

Gelelim sonuca; Haberler Ankara sitemizde yayınlanan 9.3.2016 tarihli “TUDEM’i yaptırmazlar diyenler haklı mı çıkacak?” başlıklı yazımda bu projenin engellendiğinin yazmıştım. O yazımın 1/3’ünü gazetem göya yazın uzun diyerek çıkartmıştı. Hep 30 satır yazı yollarken bu sefer sadece 3 satırlık AA kısmını çıkarsalar mevzu anlaşılacak diye son 10 satır tırpan yemiş. Yazı kuşa çevrilmiş ama sonucunda iyi bir belge olmuştu. Gazeteyi hala suçlamıyorum ama onlarında ülke sevgisi ekonomik kaygılardan ötürü vatan millet Sakarya ya dönüşmüş onu anlamış oldum. AA dünyada ki kuşların göçünü haber yaparken, milyonlarca insana iş ve aş oluşturacak olan TUDEM’i haber yapmazsa Milli olmadığı anlaşılır ve onlara ağır suçlamalar yakında gelir. Bu kamburu sansürsüz ve ülke menfaatlerine ne tür hareketler yaptığını sorgulayarak konulara bakmalarını tavsiye ederim. İki yıl önce bir dostum AA’lı bir bürokratın haberini hiçbir gazetede haber yaptıramadığını söylemesi üzücü. Kimse AA yanlış yaptı satırlarını yayınlayamaz, bu yanlış ise bana olanlar ne iş?

Ben derin bir yapı tarafından menfi fişlenmişim ki siz verilen yanlış bilgilere bakıp TUDEM’in milli oluşuyla beni tartmadınız. Ben milliyim ve son nefesime kadar bu ajan, paralel, üçgen veya yamuk ve de beni cezalı kılan yanlış yapı ile mücadele edeceğim ve kazanan kim olur göreceksiniz. TUDEM yakında bizde veya başka ülkede başarılacak. Kazanan taraf ülkemiz olsun isterim ama gidişat bu projeyi İspanya veya İtalya’da yaptırarak kendimi ispatlamam olmaz inşallah. Bu arada muhalefetin etrafımda dönmesine aldanmayacak kadar akıllıyım çünkü herkese bu projeyi götürmüştüm, zaten ilgilenmediler. Derin yapının işi, Reise bu proje katkı sunmamalı ve sonucunun seçimi atlatacak oyalamaları olduğunu biliyorum. Bu proje muhalefete verilmeyecek kadar değerli ve onların 20 yıl iktidara gelmesini bekleyecek ömrüm olmaya bilir. Yakında bu işin raporu ile konuyu yukarı taşıma imkanı artık oluştu. Rabbim AA’da ki milli ayaklı takiyeci üçgenlere yardım ederde makamda kalırlar  desem de inanmayın. Kinayeli eleştrimle ajans hatalarını görüp yanlış fişlenen birinin milli olduğunu elbet yakında anlayacaklardır. AA yinede bizim evimiz ve onları doğruya yöneltmek için biraz iğnelemen lazımdı. Sonuç yapıcılığa varacak bilesiniz. Maske düştü kel göründü diyerek global derin kullanıcıları iki tarafta sevindirmeyeceğiz ve sonuç güzel olacak. Kavga insanların birbirini anlama yollarını açar diyenleri haklı çıkarır inşallah.    

Bu yazı toplam 3282 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim