• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 18 °C

TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR 2

Ergün Aydoğan

Türkiye ne yazık ki iyiye gitmiyor.

Türkiye son bir yılda iki seçim yapmış; 7 Haziran seçimleri beğenilmemiş, seçimler 1 Kasımda yeniden yapılmış 317 milletvekili ile 13 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AKP tekrar tek başına iktidar olmuştur. Hep söylenen; siyasi istikrar korunmuştur! Korkulan ‘koalisyon’ olmamıştır. Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı, hükümet ve parlamento çoğunluğu aynı partidendir. Belediyelerin önemli çoğunluğu AKP’lidir. Valiler, Emniyet Genel Müdürleri, Kaymakamlar üst düzey bürokrasi ve yüksek yargının tamamı AKP dönemlerinde görevlendirilmiştir. Ve 13 yıllık iktidar deneyimi ile tecrübe kazanmış, deneyimli bir siyasi anlayış AKP tekrar iş başındadır.

Normal şartlarda yaşanan belirsizliklerin, gerginliklerin yaşanmaması, senkronizasyonun sağlanmış olması gerekiyor. Çünkü hep istenen; güçlü, tek başına siyasi iktidar iş başındadır. Yani siyasi istikrar vardır. Ama öyle midir derseniz, ne yazık ki öyle değil. Koalisyon dönemlerinde bile yaşanmayan gerginlikler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisinden sonra göreve getirdiği Ahmet Davutoğlu’nu beğenmiyor; seninle olmuyor, sen benden bağımsız hareket etmek istiyor, başkanlık sistemini yeterince savunmuyor, yeni anayasaya sahip çıkmıyorsun… dedi ve bıraktırdı.

Görev, daha uyumlu çalışacağı; tek ses, tek akıl, tek düşünce gibi davranış gösterecek Binali Yıldırım’a verildi. Binali Yıldırım o kadar çok uyum gösteriyor ki; Anayasa’da ne yazarsa yazsın, bir önemi yok. Biz Erdoğan’ı başkan yapacağız. Anayasa’ya aykırı durumu; Anayasa’ya uygun hale getireceğiz. Yani biz anayasaya uymayacağız; Anayasa bize uyacak...

TBMM fiilen görev yapamaz hale gelmiş, yasa yapma görevini bir kenara bırakmış; Erdoğan’ın belirlediği gündem çerçevesinde iş yapmaya çalışıyor. Sanki koalisyon gibi; valiler, emniyet müdürleri, üst düzey bürokratlar aylarca atanamıyor. Büyükelçiler görevlendirilemiyordu (nihayet atamalar yapılabildi).

Ekonomide üretim durma noktasında, piyasada nakit darlığı var, bankalar kredi vermek istemiyor, borcu olanlar borcunu ödemekte zorlanıyor, gelecek endişesi olan vatandaş harcamalarını erteliyor. Tasarruf açığı her geçen gün tehlike arz ediyor, özel sektör; zor durumda, önünü göremiyor, bugüne kadar milli geliri dilinden düşürmeyenler milli geliri ağzına almıyor, yabancı sermayenin gelmesini bırakın, var olan yabancı sermaye ülkeyi terk ediyor…

Türkiye nereye gidiyor? Türkiye dünyadan uzaklaşıyor. Türkiye kendisi gibi gelişmekte olan; Arjantin, Brezilya gibi ülkelerden ayrışıyor. Hani siyasi istikrar vardı. Hani ekonomi çok iyiydi. Hani güçlü tek başına iktidar her şeyin çaresiydi. Aman istikrar bozulmasın diyenler nerede?

Sözde tek başına iktidar, sözde istikrar!

Varsa yoksa; başkanlık. Teröre artmış bir yılda 550 şehit vermişiz, ekonomi kötüye gitmiş, Meclis tıkanmış, dünyadan kopuyor muşuz; önemi yok, önemli olan; başkanlık. Meclisten geçmezmiş; meclisi yenileriz, referanduma gideriz. Ekonomi kaldırmazmış, olsun; önemli olan başkanlık.

Sözde tek başına iktidar, sözde istikrar!

Cumhurbaşkanı da, başbakan da aynı partiden, uyum var! Ama anayasa eski! Anayasa cumhurbaşkanına uymuyor. Cumhurbaşkanını halk seçti. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı istediği her şeyi yapabilmeli, istediği yetkiyi kullanabilmeli. Cumhurbaşkanı sorumsuz olmalı; vatana ihanet dışında yargılanmamalı. İstediği yetkiyi kullanacak ama sorumsuz olacak; bugüne kadar hiçbir cumhurbaşkanının kullanmadığı örtülü ödenek tahsis edilecek yetmeeez, başbakanlık örtülü ödeneğini de; cumhurbaşkanı kontrol edecek. Kuvvetler ayrılığı da olmayacak, tam aksine; kuvvetler birliği olacak, tek kuvvet, tek güç cumhurbaşkanı olacak, tam uyum!

Bunlar olmadı; partili cumhurbaşkanı olacak. Zaten bugüne kadar partili cumhurbaşkanı gibi davranılmadı mı, tamam şimdi o yasal hale getirilecek. Nasıl şimdiye kadar anayasaya aykırı davranışlar, anayasaya uygun hale getirilmek isteniyorsa…

Ülkede terörün önüne geçilemiyor muş, ekonomi kötüye gidiyormuş, siyasi gerginlik yükseliyor; toplumsal barış tehlikedeymiş önemli değil, önemli olan; başkanlık veya partili tek yetkili cumhurbaşkanlığıdır.

Peki, yarın seçimler yapıldı istenildiği gibi başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı modelini sağlayacak Meclis çoğunluğu elde edildi, istenilen sistemde geldi diyelim; toplumsal barış, toplumsal bütünlük, birliktelik sağlanacak mı? normalleşecek miyiz? Dünyaya entegre olacak mıyız? dünyayla ilişkilerimiz düzelecek mi?

Hiç öyle gözükmüyor, tam aksine; Türkiye’nin aldığı kararlar ve liderlik uygulamalarından kaynaklı Türkiye’nin; bu anlayışla AB’ye girmesinin asla mümkün olmadığı AB liderleri tarafından dile getiriliyor. ABD’de Muhammet Ali’nin cenaze töreninde yaşananlar da ortada…

Soru, görüş ve düşünceleriniz için; ergun.aydogan@yahoo.com.tr

Bu yazı toplam 784 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim