• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 18 °C

VE SİYASET

Fatih Yokuş
Ah şu siyasetçilerin hırs ve tarafgirliği olmazsa sorun dediğimiz bir çok sorunun, sorun olmaktan çıktığını görürüz. Siyasetin doğasında mı? fıtratının gereği mi? olması gereken mi? kazanmak için tüm yolların mübah olması mı?... Bilmem ancak siyasetin toplumu ayrıştığı, böldüğü, farklılıkları bir zenginlik kaynağı değilde münakaşa, çekişme, ayrıştırma aracı olarak kullanıldığı bir gerçektir.
 
Bazen TRT de yayınlanan meclis çalışmalarında ülkenin idaresinde söz sahibi olan veya olmaya aday kocaman insanların bir birlerine karşı sarf etikleri sözler mahalle kavgasında söylenecek cinsten olmadığıdır. Adeta en fazla argo kelime kullanan, hakaret eden, dayılık taslayan, kaba kuvvete baş vuran, kırıcı, hakaret edici olanın en iyi siyasetçi olduğudur. 
 
Hiç halk pazarına gittiniz mı? Ben haftalık sebze meyve ihtiyacımı genelde orada alırım, dikkatimi çeken ise hiç bir esnaf, rekabet içinde olduğu komşusunun malını kötüleyip eleştiri yaparak değil kendi mallarının güzelliğini anlatarak ticaret yapmalarıdır. Keşke bizim siyasetçiler de halk pazarına gidip oradaki ticaret anlayışından bir şeyler öğrenip siyasi söylemlerinde bir manav misali ola bilseler.
 
Manavın yaptığı gibi kendi malının en iyi olduğunu anlatırken keşke siyasetçiler de birlerinin kirli çamaşırlarını teşhir edip eleştireceklerine, yaptıkları veya yapacakları güzellikleri en iyi biçimde anlatmasını bile bilseler. 
 
Bazen siyaset öyle tahrip edici oluyor ki, insanları kutuplaştırdığı, ayrıştırdığı, aynı ülkenin, şehrin, mahallenin, sitenin, apartıanın, kapı komşularını, ailenin, akrabanın ve hatta karı-kocanın arasına dahi bir nifak tohumunu ekmesine vesile olduğudur. Milleti germek, siyasi çıkar için felaket tellalığını yapmak, farklılıkları zenginlik olarak görmemek hiç kimseye faydası yoktur.
 
Güney doğuda yaşayanlar bilir var olan Kürt sorununu siyasi çıkarlarına alet edenler sorunun çözümü değil çözümsüzlüğün sebebi olduklarıdır. Bölgede hakimiyet kuran siyasi parti kurdukları mahalle baskısıyla insanların iradesine ipotek koyup farklı düşüncelerin oluşmasına engel olmaktalar. Siyaseti fanatik bir hale getirip muhalefeti sindirmek için ise en ağır baskıları kullanmaktadır. Kendisi ile aynı siyasi görüşe sahip olanlarının yaptıkları/yapacakları hiç bir kötülük ve yanlışlıklarını görmedikleri gibi zındik, kafir, münafık, ahlaksız, ateist... olsa dahi melek gibi sevip saymakta, muhalif olduğu kişilerin hiç bir iyiliği görmediği gibi dindar, Müslüman, hatta veli olsa bile onlara da şeytan gözü ile bakmaktadırlar.
 
Siyasi amaçlarına ulaşmak için iç kargaşanın çıkması, ülkenin bölünmesi için tüm çabaları harcarlar.İşte siyasetin çirkin ve gaddar yüzü buna derler.
 
Aslında birileri bu tür siyasetçiler şunu demeli; Sizin bu bölücü ve ayrıştırıcı çabalarınız, size siyasi bir rant kazandırsa da aslında boş ve beyhude olup halka hiç bir faydası yoktur. Bu halk bölünmeyecek bu ülke parçalanmayacak sizler siyasi rant elde ederken onlarda sadece acı çekeceklerdir. İşte 15  Temmüz bunu en iyi örneği, sıra vatan olunca Kürt halkının darbeye karşı dik durması bunu en büyük kanıtıdır.
 
Bir de şöyle denilmeli bunca zamandır inkar politikaları ile bir başarı elde edildim mi? Ülkenin ekonomik ve insani bunca kaybına rağmen başarı sağlandı mı? İmha etmek, bitirmek denilen terör olayları bitti mi? Güvenlik ve ekonomik özgürlük sağlandı mı?... Sorular sorula bilir.
 
Aslında bazen şerler de de hayır vardır, darbe girişiminin bir hayır tarafı da inşaAllah var olan Kürt sorununa bir çözüm bulmasına vesile olmasıdır. 
 
Marjinal gurupların baskısı ile oluşan politikalarla değil akli selimin devreye girmesi ile halkların var olan kardeşliğinin devlet tarafından pekiştirilmesi ve yıllardır uygulanan inkar politikalarının son bulmasıdır.
 
Şu siyasetçiler hırs ve tarafgirlik politikalarını bırakıp ayrıştırıcı değil birleştirici dili bir kulana bilse, eleştirileri kırıcı değil yol gösterici biçimde yapsa hem siyasetçi, hem devlet ve tüm millet kazanır.  
 
Hele günümüzde ülkemizin içinde bulunduğu bu nazik dönemde oluşmaya başlayan siyasi nezaketim tüm paydaşlarla genişleyerek devam etmesi herkesin arzusudur.
 
DUA VE SELAMLARLA..
Bu yazı toplam 442 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim