• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 22 °C
  • İzmir 22 °C

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu
28 Mayıs-27 Kasım 2016 tarihleri arasında düzenlenen Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda, Darzanà başlıklı proje yer alıyor.

Proje, Feride Çiçekoğlu, Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar küratörlüğünde, Cemal Emden ile Namık Erkal’ın küratöryel işbirliğiyle, Hüner Aldemir, Caner Bilgin, Hande Ciğerli, Gökçen Erkılıç, Nazlı Tümerdem ve Yiğit Yalgın’dan oluşan proje ekibi tarafından hazırlandı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu yürüttüğü, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu, bienalin ana mekânlarından Arsenale’deki Sale d’Armi binasında bulunuyor. 

Sınır ihlalleri ve melezlik üzerine bir proje olan Darzanà, tersane kentleri olan Venedik ve İstanbul arasındaki ortak kültürel ve mimari mirası vurguluyor. Bu yılki Mimarlık Bienali için İstanbul’un eski tersanelerindeki çöp yığınlarının altında çürümeye terk edilmiş ahşap kalıp parçalarıyla ölçü birimlerini ve tekne kalıntılarını birleştirerek inşa edilen son tekne Baştarda, İstanbul’dan Venedik’e Akdeniz’e dair hikâyeler taşıyor. 

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu Açılışı 

Küratörler Feride Çiçekoğlu, Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar, proje için küratöryel işbirliği yapılan Cemal Emden ve Namık Erkal ile proje ekibinden Hüner Aldemir, Caner Bilgin, Hande Ciğerli, Gökçen Erkılıç, Nazlı Tümerdem ve Yiğit Yalgın’ın katılımıyla 26 Mayıs Perşembe günü yapılan Türkiye Pavyonu açılışında Darzanà, uluslararası mimarlık dünyasına tanıtıldı.

Türkiye Pavyonu’nun açılış törenine, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Schüco Türkiye Genel Müdürü Can Eren, VitrA adına Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkan Yardımcısı Deniz Aktürk Erdem katıldı. Açılışta ayrıca, mimarlar, akademisyenler, sanat profesyonelleri ve küratörler yer aldı.

Darzanà: İki Tersane, Bir Vasıta

Köken olarak, Türkçedeki tersane ve İtalyancadaki arsenale kelimelerinin Venedik lehçesindeki karşılığı olan Darzanà, Arapça’daki “Dara’s-sina’a” (sanayi yeri) tabirinden geliyor. Darzanà, 11. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında Akdeniz coğrafyasında denizciler, seyyahlar, tüccarlar, kısacası aynı dili konuşmadıkları halde birbirleriyle anlaşması gereken insanlar arasında kullanılan melez bir dil olan Lingua Franca’ya da atıfta bulunuyor. Benzer şekilde ortak bir mimari dilden söz etmek ve bunu Architectura Franca olarak tanımlamak da mümkün. 

Bugün farklı kimliklere ve ölçeklere sahip Venedik ve İstanbul’un, geçmişte birbirini yansılayan ve benzer üretimler yapan tersanelerinin ortak nüvesi, tekne inşaatının yapıldığı ve sonrasında teknelerin suya bırakıldığı, denize dik konumlanmış, boyutları tekne boyutlarıyla ilişkili, Türkçede “göz”, İtalyancada “volti” denen mekânlar. Darzanà projesi için Haliç kıyılarındaki tersane yapılarının içinde, terk edilmiş bir gözde, atık malzemelerden son bir tekne, bir Baştarda inşa edildi. Darzanà, İstanbul ve Venedik’teki tersaneleri bir tekne ile birbirine bağlayarak İstanbul’dan Venedik’e Akdeniz’e dair hikâyeler taşıyor. 

Darzanà projesini Venedik’e taşımak için inşa edilen teknenin adı, yine çok kültürlü ve çok kökenli bir başka kelime olan Baştarda. Sözcüğün “nesebi belirsiz” anlamı –  bastardo ve bastarda – ipucu verebilir; denizcilik anlamındaki tarihine gidersek Osmanlı döneminde kadırga ile kalyon arasındaki bir geçiş türü, hem kürekle, hem yelkenle yol alan melez bir tekne. Akdeniz’e özgü melezliği simgeleyen Baştarda, bugün biri İstanbul gibi bir megakentte çürümeye terk edilen, diğeri Venedik gibi bir müzekentte yılın belli zamanlarında hayat bulan iki göz arasında köprü olacak. 

Baştarda, Türkiye Pavyonu’na ev sahipliği yapan, Venedik tersanesinin Sale d’Armi binasındaki holün ahşap kirişlerinin bir kopyasının altında, İstanbul’da inşa edildi. 30 metre uzunluğa ve dört ton ağırlığa sahip olan bu vasıta, ahşap kalıplar; mobilya, tabela ve gemi ıskartaları gibi sahada bulunan terk edilmiş malzemelerden ve yedi kilometrelik çelik kablo benzeri 500 parçadan oluşuyor. Parçalar, Baştarda’nın Türkiye Pavyonu için Mayıs’ta tekrar inşa edildiği Sale d’Armi’ye Nisan ayında gönderildi. Venedik Mimarlık Bienali 2016 Kasım’ında sona erdiğinde, Baştarda serüvenine devam edecek, İstanbul’a geri gelecek ve umulan o ki, ileride Tersane şehre açıldığında, inşa edildiği mekânda sergilenerek ortak hafızaya dair hikâyeler anlatmayı sürdürecek.

Darzanà’nın ana teması, sınırları, cepheleri ve diğer çatışma alanlarını fikir birliğinin eşiklerine ve mekânlarına dönüştürmenin mümkün olup olmadığı sorusunu doğuruyor. İstanbul’un Haliç kıyısındaki Osmanlı’dan kalan tersanenin Cumhuriyet’le birlikte askeri işlevlerini büyük ölçüde yitirdiğini, 20. yüzyıl ortalarında bir kaç parçaya bölündüğünü, Camialtı ve Taşkızak tersanelerinin giderek boşaltıldığını ve bu büyük alanın yeniden kente katılabilmesi konusunun bir “cephe” haline geldiğini biliyoruz. Darzanà, bu çetrefil konuyu uluslararası mimarlık platformuna taşımayı hedefliyor. Bir yandan Akdeniz’e ayna tutarak suya sınır çekilemeyeceğini söylerken, bir yandan da şehir içinde şehirlilere kapalı alanlara, tel örgülerle çevrili mekânlara karşı çıkıyor. 

Darzanà Kitabı ve Projeye Özel Çanta

Darzanà projesine eşlik etmek üzere bir kitap hazırlandı. Kitap bir yandan Haliç kıyısındaki Tersane alanını Akdeniz coğrafyasına dair tarihsel bir çerçevede ele alırken, bir yandan da Tersane’nin bugünkü halini belgelemeyi amaçlıyor. Namık Erkal ve Vera Costantini’nin İstanbul ve Venedik tersaneleri için yaptıkları tarih okumalarıyla, bunlara eşlik eden arşiv malzemesini ve Cemal Emden’in fotoğraflarını bir araya getiren kitabın editörlüğünü Feride Çiçekoğlu üstleniyor. Kitabın tasarımı serginin tüm görsel malzemelerini de hazırlayan Bülent Erkmen’e ait. Yapı Kredi Yayınları tarafından dağıtılan kitap, Türkçe ve İngilizce iki ayrı cilt olarak kitapçılarda satışa sunulacak.

Darzanà projesine özel bir çanta da tasarlandı. Proje ekibinden Hüner Aldemir’in Türkiye’nin farklı noktalarından toplanan kullanılmış yelkenlerden oluşturduğu çantalar, yelken yapımında kullanılan detaylar göz önünde bulundurularak hazırlandı. Sınırlı sayıda üretilerek serginin açılışında dağıtılacak çantaların her biri birbirinden farklı olacak şekilde bir araya getirildi ve 1'den 500'e kadar numaralandırıldı. 

Türkiye Pavyonu’nun Destekçileri 

Türkiye Pavyonu, İKSV’nin koordinasyonunda, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. 

Sergi, Competenza’nın prodüksiyon desteği, Linea Light Group by TEPTA’nın aydınlatma desteği ve AKDO’nun katkılarıyla düzenleniyor. 

Projenin aydınlatma tasarımı ZKLD Light Design Studio ekibinden Zeki Kadirbeyoğlu ve Şeyma Kılıç tarafından yapılıyor. 

İKSV’nin girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla, 20 yıllığına kiralanan uzun süreli mekânda yer alan Türkiye Pavyonu, TC Başbakanlık Tanıtma Fonu, TC Ekonomi Bakanlığı ve TC Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, TC Dışişleri Bakanlığı himayesinde gerçekleştiriliyor. 

Türkiye Pavyonu Seçici Kurulu

İki aşamalı bir açık çağrı sonucunda Darzanà başlıklı projeyi belirleyen Seçici Kurul üyeleri arasında; Kadir Has Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölüm Başkanı, Harvard Üniversitesi Tasarım Yüksek Okulu (Graduate School of Design-GSD) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Bozdoğan; İstanbul Modern Müzesi Direktörü Levent Çalıkoğlu; Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Erdem; Kadir Has Üniversitesi İstanbul Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Kadir Has Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güvenç; Hatırlı Mimarlık Ltd. Şti. Kurucu Ortağı, TSMD (Türk Serbest Mimarlar Derneği) Üyesi ve ODTÜ Mimarlık Bölümü yarı zamanlı Öğretim Görevlisi Yeşim Hatırlı; Dünya Mimarlık Birliği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süha Özkan ve Bilgi Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Tanyeli yer alıyor. 

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi

Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde, Alejandro Aravena küratörlüğünde gerçekleştirilecek Reporting from the Front başlıklı ana sergide, 37 ülkeden 88 katılımcı yer alıyor. Bienal kapsamında ayrıca, Arsenale ve Giardini ile kentin farklı noktalarına yayılan 62 ülkenin pavyonları da bulunuyor. Filipinler, Kazakistan, Nijerya, Seyşeller ve Yemen bu yıl ilk defa Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’ne katılacak ülkeler arasında yer alıyor.

BİYOGRAFİLER

Feride ÇİÇEKOĞLU
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi’nden aldığı lisans ve yüksek lisans derecelerinden sonra doktorasını Pennsylvania Üniversitesi’nde 1976’da tamamladı. Philadelphia’daki kentsel yenilemeyi eleştirdiği doktora tezinin ardından Türkiye’de mimarlık alanında başladığı akademik kariyeri 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle kesintiye uğradı. Dört yıllık cezaevi sürecinin anılarıyla yazdığı ilk kitabı “Uçurtmayı Vurmasınlar” aynı zamanda ilk senaryosunun temelini oluşturdu. Filmin kazandığı başarı Çiçekoğlu’nu sinemaya yönlendirdi ve yazdığı yeni senaryoların yanı sıra sinemada akademik kariyer yaparak bu alanda profesör oldu. Mimarlıkla bağını koparmayan Çiçekoğlu, özellikle şehir ve sinema ilişkisine yoğunlaştı. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nde öğretim üyesidir. 

Mehmet V. KÜTÜKÇÜOĞLU
ODTÜ Mimarlık Bölümü’nden 1989 yılında mezun oldu. İsviçre’de başladığı lisansüstü çalışmalarını 1992 yılında Los Angeles’taki SCI-ARC Mimarlık Okulu’nda tamamladı. Mesleki faaliyetlerine paralel olarak yürüttüğü akademik çalışmalar çerçevesinde SCI-ARC, ODTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde dersler verdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Yüksek Lisans Programı’nda stüdyo yürütücülüğü yaptı. Kent, mimarlık ilişkisi ve mimarlık mesleği üzerine yazdığı makaleleri çeşitli mecralarda yayınlandı. İstanbul Deniz Müzesi, İzmir Opera Binası, Yapı Kredi Galatasaray Kültür Merkezi gibi projeler ile TEGET ortaklarından biri olarak profesyonel yaşamını sürdürüyor. 

Ertuğ UÇAR
Antalya Lisesi’ni bitirdi. ODTÜ Mimarlık Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. Lisansüstü çalışmalarını aynı bölümde 1999 yılında tamamladı. Dergi ve gazetelere kent, mimarlık ve tasarım konularında makaleler yazıyor. Yayınlanmış dört öykü kitabı bulunuyor. 2005-2007 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi, 2007-2014 arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimari Tasarım stüdyolarında yürütücülük yaptı. VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi sergilerinden ikincisi, “Lütfen Rahatsız Etmeyin”in küratörü oldu. ZKM Karlsruhe ve Siemens Sanat’taki “İstatistiklal” sergilerinin tasarımcılarındandı. İstanbul Deniz Müzesi, İzmir Opera Binası, Yapı Kredi Galatasaray Kültür Merkezi gibi projeler ile TEGET ortaklarından biri olarak profesyonel yaşamını sürdürüyor. 

Cemal EMDEN
Cemal Emden, lisans ve lisansüstü eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamlayarak 1992 yılında yüksek mimar unvanıyla mezun oldu. Fotoğrafa olan ilgisini üniversite yıllarında eğitimiyle birleştirerek “mimari fotoğraf” alanında uzmanlaşan Emden, yurtiçi ve yurtdışında önemli birçok dergi, kitap, sergi vb. projelerde yer aldı. Fotoğraf ve mimarlık çalışmalarını halen “Stüdyo Mimarlık” bünyesinde sürdürüyor. 

Namık ERKAL
Namık Erkal, ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde Doçent olarak görev yapıyor. Akademik çalışmaları ve yayınları erken modern kent morfolojisi, kent sınırının mimarisi, Osmanlı döneminde çarşı, gümrük ve liman yapıları ile özellikle İstanbul kent tarihini kapsıyor. Erkal’ın tarihi çevrede yeni yapılar ve müze konularına odaklanan proje çalışmaları bulunuyor. 

Hüner ALDEMİR
Koç Özel Lisesi’nin ardından New York’da Pratt Enstitüsü’nün Moda Tasarımı Bölümü’nden 2012’de mezun oldu. Eğitim sonrası Amerikalı moda tasarımcısı Peter Som’un tasarım ofisinin profesyonel kadrosuna katıldı. New York’da farklı defile ve moda etkinliklerinde tasarım ve proje yönetimi alanlarında görev aldı. 2014’den bu yana İstanbul’da Shopi go ve Lidyana gibi e-ticaret sektörünün önde gelen internet sitelerinde marka müdürü ve proje sorumlusu olarak çalışıyor. 

Caner BİLGİN
İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans derecesini 2009 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi’nden aldı. 2008-2009 yılları arasında değişim programıyla Technische Universiteit Eindhoven’da bulundu. Yüksek lisans eğitimini ise 2011 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tamamladı. 2011-2014 yılları arası TEGET Mimarlık’ta Mehmet Kütükçüoğlu ve Ertuğ Uçar’la çalıştı. Bir yandan, 2012 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışıyor. 

Emine Hande CİĞERLİ
Lisans eğitimini 2009 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimini ise 2011 yılında Bilgi Üniversitesi Mimari Tasarım Bölümü’nde yaptı. Bu dönemde çeşitli yarışmalara ve atölyelere katıldı.  2012 yılından itibaren TEGET Mimarlık’ta çalışıyor. Aynı zamanda proje asistanı olarak Bilgi Üniversitesi’nde Mehmet Kütükçüoğlu ile birlikte atölyelere katılıyor. 

Gökçen ERKILIÇ
ODTÜ Koleji’nden 2005, ODTÜ Mimarlık Bölümü’nden 2010 yılında mezun oldu. Politecnico di Milano, Westminster Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi ile birlikte değişim programları, kolaboratif stüdyolar, çalıştaylarda yer aldı. Disiplinlerarası mimarlık ve kent çalışmaları konusundaki ilgi alanına Milano Endüstriyel Alanı Dönüşümü: Incubation Ex-Falck Area projesi ile yöneldi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yüksek Lisans Programı’nda İstanbul şehir merkezinden çeperine farklı ölçeklerde, Haliç Tersaneleri, Arnavutköy Tarım Rotası, Süleymaniye Mahallesi Kentsel Dönüşümü araştırma projelerinde yer aldı. 2012 yılından beri TEGET Mimarlık’ta mimari çalışmalarına, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde ise doktora çalışmalarına devam ediyor. 

Nazlı TÜMERDEM
Üsküdar Amerikan Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans derecesini 2008 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden aldı. 2005-2006 yılları arasında değişim programıyla Politecnico di Milano’da bulundu. Yüksek lisans eğitimini ise 2011 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tamamladı. İstanbul, Ljublana ve Zagreb’de mimarlık ofislerinde çalıştı ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak bulundu. 2012 yılından itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi Mimari Tasarım Programı’nda coğrafya ve ulaşım altyapısının uzlaşma olasılıklarını araştırdığı doktora çalışmalarına devam ediyor. 2013 yılından bu yana TEGET Mimarlık’ta çalışıyor. 

Yiğit YALGIN
Ankara’da Tevfik Fikret Lisesi’ndeki eğitimi sonrası İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde başladığı mimarlık eğitimini, 2008 yılında değişim programı ile École Nationale D’Architecture de Grenoble’da sürdürdü. 2011 yılında Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. 2011 yılından beri TEGET Mimarlık’ta mimari çalışmalarına, 2013 yılından beri de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı’nda tez çalışmalarına devam ediyor. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim