• BIST 108.594
  • Altın 144,644
  • Dolar 3,4937
  • Euro 4,1115
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 27 °C

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN GERİ DÖNÜYOR

Ahmet Nizamettin Güvener

Geçtiğimiz hafta sonu itibarı ile önce 30.Ocak.2016 tarihinde Bursa’da Marmara Bölgesi Ortak Akıl Toplantısında daha sonra da HaberTürk de konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik; Ekmek, Et ve Yaş Meyve Sebze fiyatları ilgili çok önemli eleştirilerde bulunmuştur.

Öncelikle şu hususun altını çizmekte büyük yarar olduğunu düşünmekteyim.Konu ekmek, et ve sebze meyve fiyatları olmak ile birlikte ekmek hariç tutulur ise et ve sebze ve meyve konusunda fiyat politikası ile birlikte kısa da olsa üretim ve teknik detaya girecek şekilde ele alınmıştır.

Her şeyden önce Sayın Bakan Faruk Çelik i buradan tebrik etmek istiyorum.Çünkü her üç konuda da problemi teşhis etmiştir.Gerek ekmek, gerek et ve gerekse sebze ve meyve konusunda görevi gereği toplum ve kamu yararını düşündüğünü ve bu konuda da cesurca adımlar atılacağını kamuoyu ile paylaşmış ve deklere etmiştir.

Ekmek Fiyatları konusunda Sayın Bakanın inanarak ve isteyerek işin gereğini yerine getireceğine olan inancım tamdır.Konu tamamen spekülatif ve kar marjı ile ilgilidir.Ve sayın Bakanın el atması ile kısa zamanda çözülecektir.

Ancak Et fiyatları ve Sebze ve Meyve fiyatları konusuna gelecek olur isek;

İşin doğası  gereği  Sayın Bakan öncelikle et konusunda üretimin yetersiz olduğundan bahis ile “300 000 Ton et açığımız var.Et ithalatına karşıyız.Et ithalatı elimizde tuttuğumuz bir argüman.Et fiyatları spekülatif olarak yükseltiliyor.Üretimin teşvik edilmesi gerekiyor.TİGEM bünyesinde ağırlıklı olarak damızlık üretimini ve tohum üretimini ele alıp daha da geliştireceğiz.” İfadelerinde bulunmuşlardır.

Yaş  Meyve ve sebze konusunu daha sonra irdelemek üzere öncelikle Hayvansal üretim ve et üretimi konusunu ele almak istiyorum.

Konunun kısa da olsa teknik detayına girmeden önce bazı tespitler yapmanın zaruri olduğunu düşünmekteyim.

  1. Sayın Bakan Faruk Çelik’in konuşmalarından konunun tamamına hakim olmadığı ve konu ile ilgili olarak da Bürokratları tarafından bilgilentirilmedikleri eksik ve yanlış bilgiler ile problemi çözmeye çalıştıkları net olarak görünmektedir.
  2. Sayın Bakan Faruk Çelik problemin çözümünü 1960 lar ya da 1970 ler Türkiyesi’nin bakış açısı ile çözmeyi düşünmektedir.
  3. Sayın Bakan Faruk Çelik galiba mülga 4631 sayılı Kanun ve 5996 sayılı Kanun kapsamında  kurulan ve işlev gören; konunun tamamının yetkisini ve sorumluluğunu üstlenmiş olan Damızlık Sığır ve Damızlık Koyun ve Keçi  Yetiştirici Birliklerinin sorumluluklarını yerine getirmeyeceklerini görmüş onların bu beceriksizlikleri neticesinde bu kuruluşların bütün faaliyetlerini çöpe atma ihtiyacını hissederek ve isteyerek konuyu yeniden ele almanın gerekliliğini ve sorumluluğunu düşünerek hareket etmektedir.

Ülkemizi Kasım 2002 yılından itibaren AKP iktidarı yönetmektedir.Şu anda yaşanmakta olan et fiyatlarındaki yükseliş Kasım 2002 tarihinden bu güne katar yaşanmış ilk kriz değildir. Konu ile ilgili olarak 20.Temmuz.2010 ve 27.Temmuz.2010 tarihlerinde “Sığırcılığımızda Suni Tohumlama ve Tarım Bakanlığının Hayvan Islah ve Seleksiyon Stratejisi” isimli yazılarımız ile başkentpost.com internet gazetesinde konu ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi konunun teknik detaylarına girerek anlatmıştık.O günlerden bu günlere az gittik uz gittik dere tepe yol gittik bir arpa boyu yol bile alamadık.Bu bir gerçek. Neden mi?

Sayın Bakan Teşhisiniz doğru üretim eksikliğimiz var.Ancak düşündüğünüz tedavi yöntemleriniz yanlış.Bu yanlışı sizden önceki bakan Sayın Mehdi Eker bilmiyor mu?idi. Elbette biliyordu.Biliyordu ancak başını ağrıtmak istemedi.Yapmış gibi gözükmek yapıyormuş gibi gözükmek işlerine geldi.Üstelik Sayın Mehdi Eker Veteriner Hekim di. Sözüm ona bakanlığın içinden bakanlık koridorlarından geliyordu.

Haa bir de merak etmeyin bu yanlışlığı yapan sadece siz değisiniz.Geçmişte MHP nin Tarım Bakanlığını elinde tuttuğu yıllarda bir Bakan vardı.İsmi Hüsnü Yusuf Gökalp. Sayın Hüsnü Yusuf  Gökalp bir Profesör dü.Üstelik bir de Ziraat Fakültesi Prof.u idi. Üstüne üstelik bir de Zooteknist idi.O yıllarda Türk Tipi İnek iddiası ile ortaya çıktı. Şimdi kendilerine sormak gerekiyor.Nerede Türk Tipi İnek?Ne oldu?

Konumuza dönecek olur isek; Sayın Bakan lafı fazla uzatmaya gerek yok bence.Bu işe gerçekten el atmak istiyor musunuz?İstemiyor musunuz?Ben sizin demeçlerinizden ciddi bir Bakan profili çizdiğinizi düşünüyorum.

Kanaatimce öncelikle başlangıcını yaptığınız gibi işe bürokrasiden başlamanız gerekmektedir.Bu ekip ile bu işi başarmanızın mümkün olamayacağını üzülerek ifade etmek mecburiyetindeyim.Kimsenin şahsı ile bir alış verişimin olmayacağını belirtmek isterim.Ancak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığındaki ilgili bürokrat arkadaşlarımızın bu işi başarmaya niyetli olduklarına dair bir emare göremediğimi ifade etmeye mecburum.Çünkü bu kriz bu gün yok ki?Sayın Faruk Çelik ile başlamadı ki.Bu problem senelerdir var.

Daha önceki yazılarımda ne demişim.Lütfen açın bakın.Hatta ben buraya kopyala yapıştır ile tekrar yazayım;

“Strateji, başarılı olanı taklit etmek değil, farklı olanı yaratmaktır... 

Strateji, bir planlama süreci değil, yaratma sürecidir... 

Hayvan Islahı ve Seleksiyonu konusunda ülkemiz bazı ülkelerin projelerini  karşılıklı anlaşmalarla ve projelendirilerek taklit edilmiştir.BURADA ÖZEL BİR  FARK YOKTUR VE YARATILMAMIŞTIR.Çünkü bizim bürokratlarımıza, bilim adamlarımıza ve siyasilerimize göre birlikte proje uyguladığımız ülkeler bu işi yapmış ve başarmıştır.O halde biz de onların denetimi altında aynı şeyleri yapar ve muvaffak oluruz.Yani onlar bizim yerimize her şeyi düşünürler.

ANCAK  İŞ ET FİYATLARININ TUTULAMAZ YÜKSELİŞİNE GELİNCE KAZIN AYAĞININ ÖYLE OLMADIĞI GERÇEĞİ İLE YÜZ YÜZE GELİNMİŞ VE SORUMLULAR SUÇU BAŞKALARINA YÜKLEMEKTE BEİS GÖRMEMİŞLERDİR.

SÜT VE ET SIĞIRCILIĞIMIZDA BİZE HAS ÖZEL BİR HAYVAN ISLAH VE SELEKSİYON STRATEJİMİZ YOKTUR.”

Şimdi bu noktada özellikle şu konunun altını çizmekte yarar görmekteyim.Damızlık Sığır yetiştirici birlikleri kendi konusunda oldukça önemli mesafeler kat etmişlerdir.Hatta  Genel Sekreter Sayın Dr.Hüseyin Velioğlu’nun özel gayretlerine de şahit olmuş birisiyim.

Ancak Hayvansal Üretimin ya da özel olarak Et ve Süt üretiminin arttırılabilmesinin yolu; nerede, nasıl hata yapıldığının açık açık ortaya konulmasından geçer.

Yazılarımda defalarca belirtmişimdir.Damızlık Sığır ve Damızlık Koyun ve Keçi Birliklerinin ve Tarım Bakanlığının en büyük görevi bir işi yaptığını iddia etmek değildir.Yaptığını ispat etmek ya da göstermektir.Kamunun açık denetim ve bilgisi dahilinde olmayan hiçbir şey ya da kamu tarafından açıkça denetlenemeyen hiçbir gelişme ya da bilgiyi var farz etmemiz mümkün değildir.

Elbette sizler senelerce biz bu işi başardık diyebilirsiniz. Başardığınızı defalarca iddia edebilirisiniz. Doğrudur. Başarmışsınızdır.

Ancak yanlış hesap Bağdat’tan geri döner.Gün gelir et fiyatları ile ve et ithalatı ile döner döner yine uğraşmak zorunda kalırsınız.

Yani benim oğlum bina okur döner döner yine okur.

Peki bu işi sen olsan nasıl yapardın?derseniz eğer; Elbette daha önce de belirttiğim ya da yazdığım gibi; “Hayatta en hakiki mürşit ilimidir.”Ya da “Bilim müminin yitik malıdır.nerede bulursa alır.” Sözlerinin gereğini yerine getirirdim.



Gelecek yazımızda Yaş Meyve ve Sebze Konusunu irdeleyeceğiz.

Bu yazı toplam 625 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim