• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 27 °C

YAŞ MEYVE VE SEBZE ÜRETİMİ VE TİCARETİNDEKİ PROBLEMLER İLE ÇÖZÜMÜ

Ahmet Nizamettin Güvener

30.Ocak.2016 tarihinde Bursa’da Marmara Bölgesi Ortak Akıl Toplantısında daha sonra da HaberTürk de konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik; Ekmek, Et ve Yaş Meyve Sebze fiyatları ilgili çok önemli eleştirilerde bulunmuştu.

Bu eleştirilerden sonra 1.Şubat.2016 tarihli yazımızda Hayvancılık ve Et üretimi ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi belirtmiştik.Bu yazımızda ise; Yaş Meyve ve Sebze Ticareti ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.

İlgili demecinde Sayın Bakan Yaş meyve ve sebze konusunda üretici fiyatları ile Pazar fiyatları arasında çok büyük bir fark olduğundan bahis ile bu konuyu araştıracaklarını ve bu fiyat farkını ortadan kaldırmaya çalışacaklarını ifade etmişlerdir.Ancak nasıl yapacakları konusunda herhangi bir beyanları olmamıştır.

Bu konuşmadan sonra 9.Şubat.2016 tarihinde Antalya Ticaret Borsasında Sektörel analiz toplantısı yapılmış ve bu toplantıda Yaş Meyve ve sebze sektörünün sıkıntıları dile getirilir iken fiyatın arz ve talebe göre tüccar ve komisyoncular tarafından belirlendiğini belirtmiştir.

Ekmek ve Et konusunda olduğu gibi sebze ve meyve konusunda da Sayın Bakanın teşhislerine katıldığımızı ifade etmiştik. Ancak problemin çözümü konusunda sistemin işleyişini bilmek ve ilgili aksaklıkları tespit etmek ve çözüm bulmak mecburiyeti ile karşı karşıyayız. Hatırlanacağı üzere konu ile ilgili olarak Rusya ile yaşadığımız kriz neticesinde Rusya’nın ülkemize uyguladığı yaptırımların başında ilgili ülkeye Yaş Meyve ve Sebze ihracatımızın engellenmesi gelmişti.Bunu üzerine “Rusya Krizi ve 64. Hükümet Programının Değerlendirilmesi” isimli yazımızı kaleme almış ve yayınlamıştık.İlgili yazımızda özetle;

Sürdürülebilir Tarımsal Üretimimiz var mıdır?

Sadece İç Pazar için Sürdürülebilir Tarımsal Pazarlama Politikalarımız var mıdır?

Sürdürülebilir Tarımsal ürün ihracat politikalarımız var mıdır?

Sorularına cevap bulmaya çalışmış ve neticede yazımızı aşağıdaki cümleler ile sonlandırmıştık.

Özellikle Antalya bölgesi için ve genelde de bütün Türkiye için Tarımsal Pazarlama  problemlerinin ve Sürdürülebilir Tarımsal üretim için gerekli olan siyasi iradeyi AKP bu güne kadar göstermemiştir ya da gösterememiştir.

Tarımsal Üretim ve Pazarlamada kanayan yaralar ve üreticinin problemleri bu güne kadar çözülememiştir.

Tarımsal üretim ve Pazarlama konusunda çiftçilere sadece faizsiz maddi destek verilmesi kafi değildir.Çünkü böyle bir düşünce konuyu hafife almak anlamına gelmektedir.Üreticilerimizin teknik ve yapısal anlamda problemleri vardır.Kanayan yara palyatif tedbirler ile çözülemez.

Ülkemizde Yaş Meyve ve Sebze Ticareti 5957 sayılı Yeni Hal kanununa istinaden yürütülmektedir.Bu kanuna göre kanunun yürütülmesinden Bakanlar kurulu sorumludur.Çünkü kanunun yürütülmesinden üç ayrı bakanlık ve belediyeler sorumludur.Bu bakanlıklar baskın olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, teknik olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Kısmen Sağlık Bakanlığı dır.

Kanunun amacı; Gıda güvenilirliğinin sağlanması - Tüketicinin kaliteli,güvenilir,sağlıklı ve uygun fiyatlı mal temin edebilmesi – meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi – Rekabetçi yapının sağlanması – kayıt dışılığın önlenmesi – maliyetlerin düşürülmesi – tedarik,dağıtım ve satışta etkinliğin sağlanması – Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi – toptancı halleri ve Pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulması ve işletilmesidir.

Ülkemizde 25.05.2103 tarihi itibarı ile; faal olarak 191 adet toptancı hali bulunmaktadır.Toptancı hallerindeki toplam işyeri sayısı 11 303 tür.Toptancı hallerindeki komisyoncu sayısı 9444 tür.Toptancı hallerindeki tüccar sayısı ise 1859 dur.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre; Meyve ve sebze üretiminde ihracatın toplam üretimdeki payı %5, sanayide kullanılan meyve ve sebzenin toplam üretimdeki payı %12,5 , Üreticilerce doğrudan tüketicilere satılan malın üretimdeki payı % 0,5 , ürün kaybının toplam üretimdeki payı %25 (Çok yüksek),Hallerde işlem görmesi gereken malın toplam üretimdeki payı %57 ve (Buraya dikkat) sektör tarafından genel kabul gören kayıt dışılık oranı %70 (Çok yüksek) dir.

Gümrük ve Ticaret bakanlığının resmi görüşüne göre 5957 sayılı kanunla getirilen yenilikler arasında üretici maliyetleri ticaret açsından düşürülmüştür.Buna göre; Bağkur Primi %1 olmak üzere toplam % 4 hal maliyeti bulunmaktadır.(Acaba öyle mi?)

Gümrük ve Ticaret  bakanlığınca 5957 sayılı kanun ile getirilen yenilikler sayılır iken; Rüsum maliyetlerinin azaltılması sonucunda; Tüketici daha ucuza mal temin edebilecek, Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi giderilecek, Kayıt dışılık azalacak ve buna bağlı olarak belediye gelirleri artacaktır cümlelerine yer verilmiştir.

Ayrıca yine getirilen yenilikler arasında Hal hakem heyetlerinin oluşturulması, Hallerde Laboratuvar kurulması ve işletilmesi, ve ürün künyesi ile birlikte satıcılar ürün künyesi ile birlikte satışa sunulan malların izlenebilirliğine yönelik bilgileri içeren künyeleri malların üzerine ya da kap veya ambalajlarında bulundurmakla yükümlü olacaklardır.

Konu son derecede detaylıdır.Bizim ise bunları tek bir yazıya sığdırabilecek yerimiz yoktur.5957 Sayılı haller kanununu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Bakanlık resmi yetkilisi Adnan Benli’nin sunumu çerçevesinde verileri ile birlikte anlatmaya çalıştık.

Bu noktada uygulamaya ve gerçeğe baktığımızda görülen manzara ise şu şekildedir.

Ortada sadece yapılan resmi ve modern hal binaları mevcuttur.Kanunun amacı çerçevesinde irdeleyecek olur isek;gıdalarda izlenebilirlik ve gıda güveliği söz konusu değildir.(Bunu ayrı bir yazı ile ele almamız gerekmektedir.), Birkaç istisna dışında hemen hiçbir toptancı halinde laboratuvar yoktur bu sebeple tüketicinin kaliteli, güvenilir ve sağlıklı mal temin etmesi söz konusu değildir.Meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi oluşturulmuştur.Rekabetçi yapı söz konusu değildir aksine monopolisazyon(tekelci bir yapı) mevcuttur.Maliyetler düşürülmemiştir aksine artmıştır.Kayıt dışılık önlenememiştir.Aksine %70 dir.Maliyetler düşürülememiştir. Pazarlama faaliyetlerinde dağınıklık ve denetim noksanlığı söz konusudur.

Konuyu bir az daha somutlaştıracak olur isek; Mesela hakem heyetleri kağıt üzerinde vardır.Fiili olarak işletilmesi zaten mümkün değildir.İnanmayan resmi değil gayrı resmi sıfatla Kumluca/Antalya halinde gerçeği görebilir.

Fiyatın arz ve talebe göre belirlendiği ifade edilmekte ancak bunu da tüccar ve komisyoncular marifeti ile yapıldığı deklere edilmektedir.Peki böyle kara düzen in hakim olduğu bir sistemde bilimsellik nerededir.Arz ve talep neye göre ve nasıl belirlenmektedir?

Rüsum oranının düşürüldüğü iddia edilmektedir.Resmi olarak bahsedilen %4 rüsum vergi ve harçlar ile birlikte %7-8 leri bulmaktadır.Komisyoncu karı ile birlikte her üretici hale getirdiği malın %13-14 ünü komisyoncuya vermek mecburiyetindedir.

Ayrıca kayıt dışılığı bizzat komisyoncular ve tüccarlar yaratmaktadır.Çünkü elde ettikleri karı az bularak gelen ürünlerin büyük bir kısmına fatura kesmemektedirler.

Bununla birlikte %25 fire çok yüksek bir rakamdır.Bu yazıda konunun teknik detayına hiç girmedik.Çünkü konu bir bütündür ve izlenebilirlik ile mümkündür.Zaten izlenebilirlik öyle kasalara tek başına etiket yapıştırmak ile de  olmaz.Bu da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bir aldatmacasıdır.Yani yapmıyorlar ve yapıyorlarmış gibi gözüküyorlarYani sonuç olarak 5957 sayılı yasa kanaatimce çöpe atılsa yeridir.Konunun daha derin teknik, ekonomik ve dramatik tarafları vardır.Ve dillendirilmesi gerekmektedir.

Peki çözüm nedir? Tek başına yasa çıkartmak yeterli değildir.Sayın Bakan bu konuyu gerçekten çözmek istiyor ise eğer; O taktirde en başta üretici ve tüketicileri ve bütün olarak kamu yararını gözeterek ve halleri de içerisine alabilecek devletçi değil, tekelci değil rekabetçi yepyeni bir sisteme ihtiyaç bulunmaktadır.

Ancak bu sistemde inisiyatif Gümrük ve Ticaret Bakanlığında olmamalıdır.Sistemde devlet mümkün ise sadece kontrol ve denetim amaçlı olmalıdır.Çünkü yaş meyve ve sebze üretiminin ticaretinin dışında ve üretim safhasında çok fazla teknik, yapısal ve ekonomik boyutu ve detayı bulunmaktadır.

Ve böyle bir sistemi oluşturabilmek mümkündür.

Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim