• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 13 °C
  • İzmir 9 °C

YAVAŞ GİDEN ANAYASA ÇALIŞMALARI

Mevlüt Mürsel Uzun

Kamuoyu araştırmasında 2016 yılının en önemli konusu nedir diye bir soru sorulsa, eminim ki toplumun büyük çoğunluğunun vereceği cevap yeni Anayasanın hazırlaması diye olurdu.  Çünkü yürürlükte olan bu günkü anayasadan milletimiz çok çekmiştir.  1980 darbesinden sonra hazırlanmış olan 1982 Anayasanın her bir maddesine adeta bubi tuzakları yerleştirilmiş ve gelecek iktidarlar için yer geldiğinde birer engel olarak kullanılmıştır. Buna ait en açık örneğini  Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına seçimi sırasında 367 sayısal garabet krizinde gördük. Belli odaklar tarafından çıkarılan bu krizde güdülen amaç Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına seçimini engellemekti.

Bu güne kadar yürürlükte bulunmuş olan anayasaların hepsinin de altında askeri darbelerin mührü bulunmaktadır. 1921 Anayasası Osmanlı’dan sonra hazırlanmış olan ilk ve tek anayasadır. 3 yıl yürürlükte kaldıktan sonra 1924 de Cumhuriyet döneminin Anayasası olarak değiştirilmiş ve 36 yıl yürürlükte kaldıktan sonra 1961 de askeri darbe yönetiminde yeniden değişikliğe uğramıştır.  Bu anayasa ile 20 yıl idare edildikten sonra yine 12 Eylül 1980 darbesinin ardından 1982 anayasası hazırlanarak halkoyuna sunularak kabul edilmiştir.

Bugünkü gelinen noktada TBMM’ce yeni bir anayasa hazırlanarak yürürlüğe konması  bir zaruret haline gelmiştir. Böyle bir anayasanın hazırlanmasında bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları mutabık kaldığına göre ortada bir engel kalmamıştır. Bir başka önemli husus da eski meclis başkanı Cemil Çiçek’de anayasa hazırlık aşaması sırasında meclis dışından herkesin fikrine başvurarak bir konsessüs sağlama yolunu seçmişti. Buda şunu gösteriyor ki, anayasa hazırlığında her kesimin fikrine ve görüşüne başvurulacak; böylece köşede-bucakta unutulan hiç kimse kalmayacaktı.

TBMM de grubu bulunan her partiden acil beklentimiz ayrılık-gayrılık gütmeden bu anayasayı bir an önce çıkarmalarıdır. Temennimiz odur ki, sırf muhalefet olsun kabilinden bir sulandırma yoluna sapmadan; altında millet iradesini taşıyan mührün olduğu bir anayasanın bir an önce çıkarılmasıdır.

Halen yürürlükte olan 1982 Anayasası hızla gelişen Türkiye’nin bugünkü geldiği noktada ihtiyaca cevap verecek bir yapıda değildir. Bu anayasa aynen vücuda dar gelen elbise gibi ihtiyaca cevap vermekten çok uzaktır. Dikkat edilecek olursa ortaya çıkan sorunlar ve belirsizlikler yürürlükte olan bu anayasadan ileri gelmektedir.

1982 Anayasası bugüne kadar 17 kez değişikliğe uğramış olsa da Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi konusunda yeterince ihtiyaca cevap verecek kapasitede değildir. 

Milletimizin büyük çoğunluğu yeni bir Anayasanın hazırlanmasında TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerden beklentisi kavga gürültü etmeden, partizanlığa sapmadan, daha da önemlisi ipe un sermeden asgari müştereklerde birleşerek altında millet iradesinin mührü olan yeni bir Anayasanın çıkarılmasını dört gözle beklemektedir…

Bu yazı toplam 677 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim