• BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 23 °C

YOL HİKAYELERİ- 3 / KIRIKKALE’DE BIRAKMA !

Murat Akyol

Kırıkkale : Ankara’ya 75 km. mesafede, nüfusu 350 Bin olan ve Orta Anadolu Bölgesinde bir kavşak, bir geçiş ve kesişim noktası konumundaki önemli bir ilimiz.

Çıtlakkale : Giresun’un batısında, Karadeniz Sahil Yolu kenarında, merkeze birkaç kilometre uzaklıkta, nüfusu yaklaşık 5 Bin olan güzel ve şirin bir mahallemiz.

Biliyorum?... Biri koskoca bir il, diğeri ise ufacık bir mahalle olan bu iki ayrı yerleşim biriminin birbirleriyle olan alakası ne diye soracaksınız, ister istemez? Uzaklık ölçüleri her an değişebilen bu sorunun cevabı, birazda Halis abi gibilere bağlı. Çünkü zaman zaman yer değiştirebiliyorlar onun sayesinde. İşin aslı, içkiyi biraz fazla kaçırınca mesafelerin, yolların, kilometrelerin çokta önemi kalmıyor. Başa gelen bir yanlış anlama neticesinde 600 km. yol dönülebiliyor, gerisin geriye… Şaka gibi!

Bir tarih, Halis abimiz bizim doğu tarafımızdaki komşu illerin birinde misafirdir… Yenilmiş, içilmiş ve en güzel şekilde ağırlanarak yolcu edilmiştir Giresun’a. Fakat şişede durduğu gibi durmayan alkol yine yapmıştır yapacağını. Halis abi, her ne kadar kafası güzel olsa da çaktırmaz durumunu. “Nasıl olsa otobüste uyurum, kimseler anlamaz halimden?” diye düşünür içinden. Otobüse de bu ruh haliyle biner. Yolculuğun en başında da henüz uykuya dalmadan muavin beyi uyarır bu konuda. Çok kısa ve birazda o anki yolculuk telaşesi içinde kaynayıp giden bir cümle ile de “Çıtlakkale’de beni bırakın” der.

Adam ne bilsin senin küçücük mahalleni? Fakat not edildi bile, yanlış da olsa istenen rica. Karşıdan gelen cevapta zaten bunu teyit eder mahiyette, çok net ve anlaşılır. “Tamam abi.”

Çıtlakkale; güzelim Karadeniz’in kıyısında, canlı ve neşeli her zamanki gibi. Her daim yaşayan bir mahalle. Hengamesi, samimi muhabbetleri bol. Şu saatlerde orada her şey normal ama otobüsteki durum pek iç açıcı değil! Topu topu İki saatlik bir yolu olmasına ve bu yolun çoktan bitmesi gerektiğine rağmen Halis abinin olan bitenden henüz haberi yok! İki saatlik yol, On İki saate sarktı bile? Üstelik uykusunun orta yerinde görmüş olduğu kötü bir rüya, otobüste birden bire bir heyecan dalgasına da yol açtı ki, sormayın? Terslikler başlamaya görsün.

Bu rüyaya göre; Halis abi sürekli olarak hiç bilmediği memleketlere yanlışlıkla gidip,  oralarda kaybolan ve kalan bütün ömrünü artık otobüslerde geçirecek olan biri olarak görür kendini! O otobüslerden ne yapsa da, ne kadar uğraşsa da kurtulamaz! Hele ki bu rüyanın en sonunda, uzak ve bilmediği bir şehrin kalabalık otobüs terminalinden tam çıkmışken freni patlayan bir kamyonun bindiği otobüse çarpmaya ramak kala gördüğü sahne, hiç kendinde olmadan şu feryat ve haykırışa neden olur… Rüyasında, o an otobüsün en önünde hostes koltuğundadır… Ve ayağa fırlayıp basar narayı:

-          Allahııım sen bizleri affeyle!... Kır Beş kişilik yolcu gurubuyla huzuruna geliyoruz!!!

Diğer yolcular ve muavin, gerçekte otobüsün arka sıralarında seyahat eden ve uykusunda kabus gören bu heyecanlı yolcuyu makul karşılayıp uyandırıp teskin ederler… Kolonya, su falan verip.

Durum normale döndüğünde Halis abi tekrar uyur. Ama bu kez de sabaha karşı rüyasında uykusunun arasında gördüğü bir başka rüyada mahalledeki arkadaşlarıyla kahvede kağıt oynarken, muavinin yorgun ve uykusuz elleri dokunur kendisine. “Abi kalk! Geldik, geldik!” Der o ses kendisine. Halis abide uykulu gözlerle Çıtlakkale’ye geldim sanarak, iner otobüsten. (Hesapta İki saat uyuyacaktı fakat On İki saat deliksiz uyudu, bunu bilmiyor.) Birdenbire o en kötü durum aklının ucundan zerre kadar geçmezken de, çevrenin farklı, çok da yeşil olmadığını görür, uykulu uykulu. Binalar başka, yollar başka. Ortalık bildiğin bozkır? Üstelik en kötüsü de, buralarda bir yerlerde bir deniz olacaktı, o hiç yok ortalıkta!

“Beni Çıtlakkale’de bırak” cümlesini “Beni Kırıkkale’de bırak” diye anlayan, algılayan ve de uygulayan muavin de yok ortalarda. Az önce indiği otobüste… Halis abi, çaresiz karşı kaldırıma geçip bir başka otobüs bulur, az sonra ters istikamete giden. Kızgın, üzgün, yorgun ve bitap bir şekilde bu seferde, geri dönüş yolculuğu başlar Kırıkkale’den Giresun’a. Ama kör talih bir kere adamın yakasına yapışmaya görsün? Bırakmaz ki…

Dönüş yolunda Halis abi yine uyuyup Giresun’u pas geçerek Giresun merkeze 30 km. uzaklıktaki Espiye/Gülburnu  mevkiinde verilen bir ihtiyaç molasında çok sıkıştığı için ancak uyanıp inebilir bu otobüsten de… Biz onun bu durumlarına zamanla alışmış vaziyetlerdeyiz. Epey zamandır da görüşemedik kendisiyle. En son olarak bir iş için yine yollara gitmiş bu… Ankara’da inecekken de, yanlışlıkla Adana-Mersin taraflarına kadar geçtiğini söylediler bize!

Dönüşünü bekliyoruz?

Bu yazı toplam 434 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim