• BIST 110.549
  • Altın 155,578
  • Dolar 3,8380
  • Euro 4,5313
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 14 °C

Yönetmenlikten Çiftçiliğe

Yönetmenlikten Çiftçiliğe
Uzun yıllar film, dizi ve reklam filmlerine yönetmenlik yapan Mustafa Yaşar, baba ocağı İzmir'in Çeşme ilçesine yerleşerek çiftçiliğe başladı.

Uzun yıllar film, dizi ve reklam filmlerine yönetmenlik yapan Mustafa Yaşar, baba ocağı İzmir'in Çeşme ilçesine yerleşerek çiftçiliğe başladı.

25 yıl boyunca çeşitli film, dizi, reklam filmlerine yönetmenlik yapan Mustafa Yaşar, emekliye ayrılarak Çeşme ilçesine yerleşti. Bundan sonraki yaşamını çiftçiliğe adayan Yaşar, tarımla uğraşmaya başladı. Çok sayıda zeytin ağacı bulunan ve insanlara faydalı olabilmek için çaba sarf eden eski yönetmen, bir de zeytin sütü üretti. Bir zamanların ünlü yönetmeni Yaşar, bitki ve otlar üzerinde bir araştırma yaparak bir de çalışma başlattı.

25 yıl yönetmenlik yaptığını anlatan Mustafa Yaşar, Çeşme'ye yerleşme sürecini şöyle anlattı: "Uzun yıllar İstanbul'da çalıştıktan sonra yaşamıma Çeşme'de devam etme kararı verdim. Kızım dünyaya gelmişti. Eşimle aldığımız kararla, her şeyi İstanbul'da bırakarak Çeşme'ye geldik. Başka bir yere de gidebilirdik; ama toprağına büyük bir aşkla bağlı olduğum evime dönmeyi tercih ettim. Bu bölgede, her karış toprakta hangi bitkinin olduğunu az çok biliyorum. Büyüklerimizden gördüğümüz, tanıdığımız otların ve çeşitli bitkilerin, gelişen tıbba göre de ne işe yaradığını öğrenmeye başladım."

Tarımla ilgili bilgi veren Mustafa Yaşar, hibrit tohumun zararına değinerek şunları söyledi: "Küçük bir çiftlikte, beş tohumun yeşermesini sağlayabilmek istedim. Bu küçük, ama işlevi büyük olan çiftlikte tohum sayısını olabildiğince artırmayı hedefledim. Tarlama hiçbir şekilde hibrit tohum sokmam. Çünkü, hibrit tohumların sadece sebze ve meyvelere değil, toprağa da ciddi bir zararı var."

"HER ŞEYİ ZAMANINDA EKERİM"

Organik tarımın koca bir yalan ve palavra olduğunu öne süren Mustafa Yaşar, sözlerine şöyle devam etti:

"Genetik değişimli değilmiş gibi gözükse de aslında genetiğiyle oynanan sertifikalı tohumlara organik diyebilirsiniz; ama organik değil. Ben inanmıyorum. Antalya'da büyük üreticiler "organik" üretim yaptığını söylüyor. O zaman şikayet ettiğimiz hibrit ortada kalmıyor. Demek ki problem var. Bana göre doğru olan doğal ürün, doğal tohum. Benim babam ve dedemden bir tohum kaldıysa, o tohumla ben bütün ömrümü geçirebilirim. Hatta seçerek, ıslah ederek o tohumu geliştirebilirim. Zaten tohumda temel prensip ıslahtır. Mendel'den bu yana böyledir. Mendel, genetiğin babasıdır. Genetikle oynamamıştır, sadece ıslah etmiştir. Ben de ıslah ediyorum. Ben karpuzu kabağa aşılamıyorum. Her şeyi zamanında ekerim."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Selimiye Camii Regaip Kandili’nde Doldu Taştı07 Nisan 2016 Perşembe 22:48
  • Şehit Ateşi Malatya’ya Düştü07 Nisan 2016 Perşembe 22:48
  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Bitlis Ziyareti (2)07 Nisan 2016 Perşembe 22:43
  • Eyüp Sultan’da Regaip Kandili Coşkusu07 Nisan 2016 Perşembe 22:38
  • Elazığ’da Regaip Kandili Coşkusu07 Nisan 2016 Perşembe 22:33
  • Özcan: "Orta Doğu’da Terörizm Ermeni Terörü Olarak Başladı"07 Nisan 2016 Perşembe 22:33
  • Asırlık Kandil Geleneği07 Nisan 2016 Perşembe 22:23
  • Başkent’te Kandil Mutluluğu07 Nisan 2016 Perşembe 22:23
  • Şehit Emniyet Amirinin Ardında Üç Yetim Kaldı07 Nisan 2016 Perşembe 22:13
  • Canlı Radyo Dinle ve Keşfet!07 Nisan 2016 Perşembe 22:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim