• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 26 °C

ZALİMİN EN BÜYÜK SİLAHI; TERÖR

Fatih Yokuş

Bugün biraz eski tarihlere gidelim; Bilmem içinizden 1980 lı yılları bilen var mı?Hani halk adına devrim yapmak isteyen ve de halkı perişan edip yokluğa, fakirliğe, anarşiye ve de her türlü sıkıntıya maruz bırakılıp ve de  12 Eylül 1980 sürecine giden yıllar.  Ben yaşadım ve de biliyorum. O zamanlar Urfa imam hatip lisesinde öğrenci idim. Günümüzdeki terör olaylarına nede benziyor; Senaryo, filim, oyun, sahne aynı sadece figüranlar değişmiş.

Gerçi bu günün gençleri pek 12 Eylül ve ona giden süreci bilmez anlatsan anlamaz, birilerinin maşası olduğunu söylesen asla kabul etmez çünkü adı üstünde delikanlıdır bu tür sözler veya ithamlar onun kitabında yazmaz. Kanı deliler gibi akar his ve duygular ön plandadır, muhakeme kabiliyeti zayıftır, çabuk heyecana gelir ve de karar verir bazen sonunu veya sonucunu düşünmez amacına tez elden ulaşmak ister korkusuz ve de cesurdur. 

Onun için; Kullanılmaya en müsait yaş gurubudur. Güzelim ülkemiz üzerindeki insanlara kin besleyenler, kurdukları örgütlerle, hep gençlerimizi maşa olarak kullanmışlardır. Üzülerek belirteyim ki başarılıda olmuşlardır. Bunun çaresi yok mu diye düşünecek olursak aslında var ve de imkanlar dahilindedir.

Eğitimin bütün kademelerinde; milli ve manevi değerler üzerine inşa edersek, ulus yerine ümmet bilincini, fen ve teknolojik eğitimin yanında oto kontrol dediğimiz vicdani değerleri ve de Allah korkusu-sevgisi kalbine soka bilirsek terörü durdura biliriz. 

Tekrar başa döneyim 1980 den önceki yıllara hak arama mücadelesini veren işçi sınıfı "direne direne" hak elde edileceğini savunarak bir çok iş kolunda grevler yapılmış üretim düşmüş o günün ifadesi ile "burjuva" ve "patronlara" karşı direniş gösterilmişti. Netice itibari ile çok zayıf olan üretim durma noktasına getirilmişti. Her gün yeni bir grev ve de yeni bir işçi direnişini görmek mümkündü. Direnme ve grev hak almanın bir yolu olmuş sanayi ve de üretim durma noktasına gelmişti. Terör azmış, siyasi cinayetler artmış, can ve mal güvenliği kalmamıştı, basın ve yayın organları tarafgir olmuş her kes herkesi suçlarken ortak akıl ve çıkarlarda birlik sağlanmamıştı.

Örgütlerin pençesine düşen gençler, "davam, kavgam" felsefesi  ülke bir kaos ortamına götürülmüştü. Kim kazanacak değil ne kadar zarar verebilirim mantığı ile hareket ediyorlardı.

O zaman da direne direne kazanılıyordu ama direnen ile kazanan hep farklı idi, o direniyor hep başkası kazanıyordu.  Bizlere grev. yürüyüş, hapis, ölme veya yaralama kalırken grev sayesinde üretilmeyen mallar ithal ediliyordu. Karaborsa yeni bir kazanç kapısı olmuş Avrupa ve ABD gibi emperyalist ülkeler iyi kazanıyordu.

Evet kendilerine; Devrimci, ilerici, halkçı, işçi dostu, ezilenden yana ve de hak savunucusu gören gençler; fabrikaların kapanmasına, insanların işsiz kalmasına, halkın perişan olmasına da sebebiyet veriyorlardı. 

Gençler deli kanlı, heyecan ve cesaretli idiler, onları kullanmak sadece hoşlarına gidecek, cesaretlerini okşayacak bir kaç söz ve davranışa bağlı idi. Maalesef bunu da yapmak kolaydı ve de yapılıyordu. ÖDTÜ. İTU . GAZİ V.B Üniversiteler direnmenin merkezi olmuştu, karakollar basılıyor, adamlar kaçırılıyor ve nice insanlar öldürülüyordu. O zamanın aklı başındaki Öğretim görevlileri bir kısmı sindirilmiş bir kısmı da direnmeleri için öğrencilere gaz vermekle uğraşıyorlardı. Ola bilir ki bir gün gençler "Yahu hep direniyoruz, grev yapıyoruz neden kazanan biz olmuyoruz" diye düşünüp soru soracaklarına önceden cevapları hazırlamışlardı o da "Din bir afyondur, gericiliğin sebebidir. ilerlemek için din ve dindarlarla mücadele en önemli görevdir." Diye bilmeleri için Turbanla, tesettürle, namazla, sakalla v.b dini değerlerle savaşıyorlardı. Sonuç mu 12 EYLÜL 1980 askeri darbesi silindir gibi hepimizin üzerinde geçip direnme gücümüzü kırdığı gibi, binlerce masum insanın canına, malına mal oldu.

Bu gün ülkemizde hortlatmak istenen terör olayla tıpkı 12 Eylül öncesi gibidir. Yine hak; meşru yolda değilde kaba kuvvet ve terör olayları ile kazanmaya çalışılıyor. Kepenk kapatma eylemleri, açılmayan  iş yerleri, kazılan çukurlar, patlatılan bombalar,  yolları trafiğe  kapatma, yürüyüşler, tahrip edilen iş yerleri, arabalar, v.b daha nice sıkıntılar.

Hele İnsanların yoğun olduğu alanlarda bombalı eylemler, masum insanların öldürülmesi hangi davaya hizmet. Daha çok şey yazıla bilir, oyuna gelmeyelim bu ülke hepimize yeter. Örgütlerin pençesine düşen gençler Ülkenizi sevin, halkınızı sevin, onlara hizmet edin, onlara faydanız dokunsun, başkasının maşası olmayın, başkasının annesini ağlatmayın annenizde ağlamasın.

EL İNSAF HALK ADINA HALKA ZULÜM ETMEYİN. DUA VE SELAMETLE.

Bu yazı toplam 295 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim