• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Ankara 28 °C
  • İstanbul 31 °C
  • İzmir 36 °C

ZAMAN ZAMAN ZAMANINIZLA İLGİLENİN!

Alisa Çiçek Akyol

ZAMAN ZAMAN ZAMANINIZI DÜŞÜNÜN!

Zamanı akıllıca kullanamamak hepimizin ortak sorunudur. Zamanın dağıtımı adil olarak yapılmıştır yapılmasına ancak bu hazineyi hepimiz farklı şekillerde değerlendiriyoruz. Daha sonraya erteleyemediğimiz zaman kavramını kimimiz israf ederek geçirirken, kimimiz her anını faydalı bir şekilde değerlendirerek yaşar. Alimlerin, liderlerin, dahilerin de günde 24 saati vardı. Bu kişilerin ortak özelliği, bu çok kıymetli olgunun farkına varmak ve zamanlarını büyük bir ustalıkla yönetmeleriydi.

Öncelikle amaçlarımıza ulaşmada en değerli kaynağın farkına varıp, bu kaynağı en etkili şekilde yönetmeyi öğrenmeliyiz.
Hepimizin çok kullandığı iki cümle:
-Zaman ne çabuk geçti.
-Zaman durdu sanki geçmiyor.

Einstein, izafiyet teorisini şöyle açıklamıştır:
-”Ateşin üstünde bir dakika bir saat gibi geçerken, güzel bir kadının yanında bir saat bir dakika gibi geçer.”
Bu açıklama zamanın kişiye göre değişen bir kavram olduğunu gösterir.

Zamanı daha eğlenceli ve doyumlu yaşamak için her anından keyif almalı, bunun içinde yaptığımız işleri sevmeli, olumlu düşünme alışkanlığı kazanmalıyız. Zamanı sevgiyle ve bilgiyle yaşamalıyız. Bu şekilde geçen zaman bize sıkıntı vermeden hazla akar, her dakikasından keyif alarak hedeflerimize doğru ilerlemeye devam ederiz. Sevdiğimiz insanlara daha çok zaman ayırabiliriz.

“Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez. V. Hugo”

Hepimizin içinde dünyayı değiştirecek güç vardır da, kendimizle ilgilenmeye korkarız, bir kendimize gücümüz yetmez. Zamanı yönetmeyi öğrendiğimizde psikolojik olarak daha rahatlarız. Çünkü her şey kontrolümüz altındadır. Böyle olunca da daha az hata yapar, daha az stres ve endişe yaşarız, kendimizi daha güçlü hissederiz.

Zaman yönetimini öğrendiğimizde hayatın ritmini yakalamakla kalmaz, geleceğimize de yön vermiş oluruz. En önemlisi de erteleme hastalığından kurtulmuş oluruz. Yapılacak işlerimizi düzenleyerek ederek gün, ay, yıl olarak planlamış oluruz. Zamanımızı boşa harcamamıza neden olan zaman tuzaklarına düşmemiş oluruz. Çoğumuz sahip olduğumuz değerlerin çok azını kapsayan dar bir çemberde yaşarız. İçimizdeki hayal bile edemediğimiz yaşam enerjisini ve gücünü fark edemeyiz. Dolayısıyla potansiyelimizin çok altında sıradan bir hayat yaşarız. Ve bunun farkına varmamız bazen çok uzun yıllar alır. Geleceğimizi görmek istiyorsak bugün yaptıklarımıza bakmalıyız. Günlük, haftalık, aylık, yıllık ve beş yıllık planlarımız olmalı. Hedeflerimize giden yolda yapacaklarımızı küçük parçalara bölmeliyiz.

Ve zaman zaman kendimize şu soruları sormalıyız:
-Hayatımı yeni baştan yaşama fırsatım olsaydı, neler yapardım?
-Yaşamımın daha anlamlı hale gelmesini nasıl sağlarım?
-Yaşam yolculuğumu iş işten geçmeden nasıl sadeleştirip keyfine varırım?

Bu ve buna benzer sorulara vereceğimiz cevaplar ışığında kendimizle yapacağımız konuşmalar, zamanı daha faydalı geçirme farkındalığı sağlayacaktır.

Yaşadığımız olumsuzlukların bizi yıldırmasına izin vermemeliyiz.

“Nereye düştüğünüze bakmayın, nereden kaydığınıza bakın.”

“Yaşamın kontrolü için günlerinize sahip çıkın.”

 “Üşenmeyin, ertelemeyin, vazgeçmeyin.”

Bu yazı toplam 1144 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim