• BIST 102.494
  • Altın 226,838
  • Dolar 5,3255
  • Euro 6,0377
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 9 °C

BİR DARI HİKAYESİ !!

Ebru Oğuzhan Yeter

Araştırmacı yazar Erhan Ünal,  yazdığı  EKMEK BİTERKEN ve TOPRAK BİTERKEN  kitaplarında, ABD’nin GDO’lu mısır unuyla BM’ne bağlı toplama kamplarında insanların nasıl sözde beslendiklerini anlatıyor.

Dünyada en büyük mısır üreticisi ABD, ARJANTİN, MEKSİKA ve  BREZİLYA

 Bu ülkelerde üretilen mısırıların büyük bir kısmının genetiği değiştirilmiş durumda ve buralarda ekilen mısır tohumunun en büyük üreticisi ise Monsanto’dur.

Dünyada en çok kullanılan  herbisit (yabani ot öldürücü) olan  roundup isimli herbisite direnebilmesi için, mısır tohumlarının genetiği değiştirilmiş olup, bu GDO'lu tohumlar Monsanto tarafından kullanılan patentli bir üründür.

Monsanto’nun ve diğer büyük tohum üreticilerinin ürünü olan,  başka GDO’lu mısır türleri de bulunmaktadır.

Mısır,  anavatanı olan Güney Amerika’da insanların beslenmesinde binlerce yıldır temel gıda maddesi olarak tüketilmektedir.

Mısırın en çok tüketildiği ülkelerden biri de Meksika’dır. ABD  1946 yılında, yeni hibrit tohumları üretmek için Meksika’yı merkez olarak seçmiş ve burada  ‘’Uluslararası Mısır ve Buğday Islah Merkezi’’ni kurmuştur.

Zaman içerisinde, Ülkede, mısırın hibrit ve transgenik türlerinin üretimi artmış ve geleneksel türler baskı altına alınarak yok edilmeye başlamıştır.

İnsan hayatında değerli bir besin olan mısırın yerli cinsleri kısmen genetik olarak kirlenmiş ve tür özelliklerini yitirmiştir.

Afrika’da insanların sadece toprakları ellerinde alınmadı, aynı zamanda  tarımsal üretim kapasiteleri de gasp edildi.

Küresel şirketler buralarda ekilebilir toprakları ele geçirdiler. Yerli halkın ihtiyaçlarına göre değil,  küresel pazarın taleplerine göre üretim yapmaya başladılar.

Afrika’da hala bir çok yerde direnen insanlar var, bireysel çabalarıyla, bildikleri yöntemlerle üretim yapmaya ve küresel oligarşiye karşı  hayatta kalmaya çalışıyorlar.

ABD ve KANADA   her yıl mısır hasadı zamanında  neredeyse  ‘’sınırsız tatlı mısır yeme’’ festivalleri düzenleyerek insanlara  mısır yeme alışkanlığını,  bir tür bağımlılığını pekiştirmeye çalışmaktadır.

Uzun ve büyük koçanları, iri taneleriyle bu tatlı mısırlar ne yazık ki ülkemizde de marketlerde, manavlarda satılmaktadır.

Eskiden insanların karnını doyuran, sağlıklı besleyici, doyurucu olan mısır önemlİ bir besin maddesiyken  şimdi küresel merkez tarafından insanlara karşı kullanılan adeta kitlesel bir silah haline dönüştürülmüştür.

Bizim ülkemizde bu kitlesel baskıdan nasibini almışken, yine de bize ait olan atalık yerli mısır tohumlarımızın varlığı umut vermektedir..

Çocukluğumuzda ki tatları her geçen gün daha çok arar olduk. Yerel tohumların izini sürerken çok çeşitli mısır tohumlarına ulaştık. Böylece bizim için bir  ‘’darı hikayesi’’ başlamış oldu.

Alıştığımız damak tadı, hem taze haşlanmış, közlenmiş, patlamış mısırla, hem de mısır unuyla yapılan geleneksel tatlarımızın hala  devam ettiğini görmek, onları yaşatmak için mücadele edenlerin varlığını bilmek bize güç vermektedir.

Çocuklarımızı geçmişimizden gelen bu tatlara alıştırmalıyız.

AVM’lerde, sokaklarda satılan tatlı mısırları, sinemalarda paketlerde satılan GDO’lu mısırları tüketmelerine izin vermemeliyiz.

Fethiye bölgesinde  çok çeşitli mısırların, elli yıllık, yüz yıllık tohumları hala üretilmekte, çoğaltılıp, saklanmaktadır.

Bir darı ekersin toprağa onlarca darı alırsın. Dane toprağa düştüğünde, darıya dönerken yaprakları uzar, koçanlar çıkmaya başladığında ilk önce kuşlar bakar tadına. Doğaldır, atalarımızdan kalmıştır, bizimdir,  bizim topraklarımızın ve bizim kuşlarımızın alışkın olduğu tatlardır.

Yanlış tarım politikaları, şehirleşen köyler ve  bitirilmekte olan köylülük yüzünden, tohumlarımız, topraklarımız, kültürümüz alıştığımız tatlarımız ve geleneksel beslenme şeklimiz bozulmasın.

Yazarımız Erhan Ünal diyor ki; 

''Bir ülkenin geleneksel beslenme tarzı aslında o ülkenin stratejik gücüdür. Bağımsız kalabilmesinin garantisidir. Çünkü bu beslenme tarzı, o topraklarda yüzyıllardır kendi insanları tarafından üretilmekte olan tarımsal ürünler üzerinde şekillenmiştir.  Bir ülkede tarımsal üretim ile beslenme tarzı birbiri ile iletişim halinde oluşmuş ve gelişmiştir. Bu gücü terk ettirmeye çalışıyorlar!!! ''

Kaynak: Erhan Ünal  // EKMEK BİTERKEN

misir-ve-bugday.jpg

misir-ve-keci.jpg

misir-yiyen-cocuk.jpg

erhan-unal.jpg

Bu yazı toplam 1288 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Lütfen Ad ve Soyad yazınız.
    Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim