• BIST 91.630
  • Altın 188,983
  • Dolar 4,7816
  • Euro 5,5891
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 30 °C
  • İzmir 35 °C

Bir seçimin ardından

Müfit Demirkol

Türkiye Cumhuriyeti bir seçim den daha çıktı. Zorlu geçen, şaibelerle dolu bir seçimdi bu.. Cumhurbaşkanı ve siyasi partilerin seçilmesini esas alan bu seçimin ana amacının yeni bir siyasi ortamın yaratılarak, başkanlık sistemine geçiş yapması, vatandaşlar tarafından tam anlaşılamadı.

95 yıllık cumhuriyetimizin yeniden yapılandırılabilmesi için, önce seçmene yapılması istenenin anlatılması, bilgilendirilmesi gerekirdi. Bu bilgilendirmenin en ince noktalarının dahi aydınlığa kavuşturularak, sonuçlarının ne olacağı veya ne olabileceği çeşitli medya aracılığı ile seçmene anlatılmalı idi.

Bu bilgilendirmenin ardından seçmene bir referandum ile sorulmalı idi. Seçmenimizin bu değişikliği isteyip istemediği kesin belirlendikten sonra bu seçime gidilmeli idi. Bu böyle yapılmadığı için çeşitli dedikodular, şaibeli haberler ve karşılıklı ithamlar gündemimizde yer aldı.

Öncelikli olarak bu yeni sisteme bir objektif gözü ile, gerçek olarak bakmak gerekir. Şöyle ki;

1. Meclis de ki milletvekili sayısı artacak…

2. Cumhurbaşkanı, hem bulunduğu partinin başı, hem de cumhuriyetin başı olacak.

3. Her türlü kanun, yasama da son söz Cumhurbaşkanının olacak.

4. Yargı ve yasama organlarının atamaları veya azil edilmelerin de tek yetkili Cumhurbaşkanı olacak.

5. Bakanlar  kurulu, Cumhurbaşkanımız tarafından hazırlanacak.

Bütün bu şartlar yerine geldiğinde ise, diğer bir değişle, 16 yıldır iktidarda olan siyasi partinin ve bu siyasi partinin başı olan kişinin cumhurbaşkanı olarak tekrar göreve devam etmesi ile Türkiye Cumhuriyeti, Cumhuriyet ve demokrasi ile idare edilmekten çıkıp monarşi idaresine geçmiş olmaktadır. Astığı astık kestiği kestik bir feodalite sistemi yerleşmiştir.

Seçime katılmış olan adaylarımızın da bu yanlışlara boyun eğerek seçime katılmış olmaları  ise Cumhuriyetimiz açısından çok büyük bir yanlış içinde kaldığımızın ayrı bir göstergesi olmuştur.

Yurdumuzun için de bulunduğu ekonomik sıkıntıların, terör olaylarının yanı sıra görülmemekle zorlandırılan Kürt ve Türk ayrımcılığı ile haksızlığın, adaletsizliğin ve inanılmaz boyutlarda ki eğitimsizliğin, işsizliğin getirmiş olduğu cehaletin kol gezdiği doğu ve güney doğu Anadolu’mun insanının içerisinde bulunduğu çaresizliği göz ardı etmemek gerekir. İşte bu yüzdendir ki, liderlerinin hapis altında bulunmasına rağmen, Kürtler bu seçimlerde büyük  oy farkı yapmışlardır.

Bu gün bu ay yıldızlı bayrağımızın altında, bu vatan topraklarında adil ve huzur içinde yaşamaktan başka hiçbir arzusu bulunmayan Türk ve Kürt halkları yapılan bu seçim sonuçları ile 16 yıldır iktidarda olanların tekrar gölgesi altına girmiş bulunmaktadırlar.

Değişen hiçbir şeyin olmadığı ortadadır.

Bu yazı toplam 1620 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim