• BIST 89.962
  • Altın 215,240
  • Dolar 5,3882
  • Euro 6,1099
  • Ankara 9 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 14 °C

ÇOCUK ÖZLÜK HAKLARI

Tolga Ziyagil

Son dönemlerde içimizi derinden yakıp iz bırakan, düşünmesini dahi kaldıramadığımız, dile bile getirmekten sakındığımız, yaşanmasını hiç istemediğimiz olaylar oldu. Bunu hangi sınıfa dahi koyacağımı bilemiyorum. Bunun bir sınıfı dahi olamaz. Ne yazık ki, bu durum yasal süreçlerde çocuk istismarı olarak ad bulmuş durumda.

Gelecek kuşaklarımızı büyütürken, özenle besleyip, fidanlarımızı sularken caninin biri çıkıp her şeyi alt üst edip ortalığı ateşe veriyor. Şimdi yetkili olarak bu adamı alıp eğitim versen eğitilmez, hapse atsan zaten orada başına gelmeyen kalmayacaktır, ki hakediyor sonuna dek, hasta damgası vurup iyileştirsen, geri topluma kazandırılamaz… Her türlü ucu sivri değnek. Bir yerimize batacak. Umarım bu kişiler en ağır yaptırıma çaprtırılırlar ve bir daha böyle olaylar yaşanmaması için çok çok ve çok sıkı önlemler alınıp, buna kalkışanlar dahi ağır suçla suçlanıp gereği yapılır.

Yukarıdaki kısımla yetkililere seslenmekle birlikte bu hafta ailelere de seslenmek istiyorum. Bildiğiniz gibi çocuk eğitimi önce ailede başlar, belli bir yaştan sonra da okulla sürer ve ergenliği de atlattıktan sonra toplumun bir bireyi olarak kendi başına ilerler yaşam boyu. Konu çocuk olunca akan sular durmalı. Aile içerisinde dahi nasıl bir ilişki kurduğunuz çocuk için çok önemli. Anne baba olarak çocuğunuzun özlük haklarını, toplumdaki yerini, önemini ve özel alanlarını ona uygun bir dille anlatmanız gerekmektedir. Gerekirse işin uzmanından destek de alabilirsiniz ki öneririm. Her konuda “çocuk o daha” deyip geçmemeniz gerek. Ağaç yaşken eğilir ve aldığı şekil yaşam boyu onu taşıyacak kökleri, yani temeli olacaktır.

Uzmanlar, çocuğunuzdan belirli bir yaştan sonra (ki bu artık konuşmaya başladığı, evet – hayır demeyi öğrendiği, sevdiği – sevmediği durumları belli ettiği yaşa denk geliyor. Biz buna 3 ila 4 yaş diyebiliriz.), onun özel alanına girerken izin isteyin diye uyarıyorlar. Anne baba olarak biz evlatlarımızı ne denli sevsek doyamıyoruz ancak bu her daim onu istediğimiz yerde öpme, sarılma, şaplak atma, kafasını sevme hakkı vermemelidir. Onun da bir birey olduğunu, özeli olduğunu ve istemediği bir duruma girmeme hakkı olduğunu öğrenmesi için bu çok önemli. Hem aile içinde hem dış ortamda ona karşı yapılan bir haksızlığa tepki göstermesini, eğer zorlama varsa bağırmasını, kaybolursa polise korkmadan gidip onu evine bırakmasını istemesini, kimseden bir şey alıp yememesini bg. daha birçok konuda bilgilendirilmesi ve bunların öğretilmesi anne babanın mutlak ve kesin olarak görevidir. Sonraki yaşlarda ise öğretmenlerin bunu sürdürmesi gerekmektedir. Bu bilincin yayılması için anne ve babaların da bilinçlendirilmesi koşulu olmalı. Eminim, belediyelerin bu amaçla yapacakları birçok eylemi olacaktır.

Çocuğunuzun özel alanlarına anne babası eşlik etmek koşuluyla doktorun girebileceğini de öğretmek çocuk hastalandığında yararlı olacaktır. Bu tarz durumları belirlemek yine anne babaya düşüyor. Eğer ki birisi ona “annen/baban beni aradı, seni ben götüreceğim.”bg. bir tümceyle karşılaşırsa, yine sizi aramasını, okuldaysa öğretmene gidip sizi aratmasını, dışarıdaysa polise ulaşmasını öğretmelisiniz. Bunun için gerekli telefon numaralarını da üzerinde taşımasını sağlayabilirsiniz.

Çocuklara, kötülük karşısında susmayı değil, seslerini yükseltmelerini öğretmelisiniz. Böylece ileride de haksızlık karşısında susup, kendilerini kullandırmayacaklar ya da boyun eğmeyeceklerdir. Eğer ki sağlıklı bir kuşak istiyorsak hem ailenin hem de devletin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekiyor. Devlet güven ortamını sağlarken, aileler de sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sağlayacaklardır. Bu ikisi, terazinin kolları gibidir ve mutlak suretle denge gerektirir. Lütfen, çocuklarınıza süre ayırıp, onların söylediklerini can kulağıyla da dinleyin. Eğer ki sizinle her yaşadığını rahatça konuşamazsa, kimseyle konuşamaz ya da yanlış kişilerle konuşur.

Bugünün çocukları yarının büyükleridir. Ne ektiğinize dikkat edin.

Bu yazı toplam 878 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim