• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Ankara 30 °C
  • İstanbul 29 °C
  • İzmir 31 °C

Engelsiz Eğitim Çalıştayı ve Engelsiz Üniversiteler Ödül Töreni düzenlendi

Açelya Aşkın

YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç çalıştayda konuştu:

Sayın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Yardımcısı;

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İlişkiler Komisyon Üyesi vekillerimiz,

Değerli Rektör arkadaşlarım;

Yükseköğretim Kurumlarımızın Değerli Temsilcileri,

Kıymetli Hocalarım, Sevgili Öğrenciler ve Değerli Misafirler,

Yükseköğretim Kuruluna hoşgeldiniz.

Teşrifleriniz için başta Sayın Bakan yardımcımız olmak üzere hepinize teşekkür ediyor, şahsım ve Yükseköğretim Kurulumuz adına hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerime başlarken dün yaşanan insanlık dramına işaret etmemiz lazım. Emperyalist Batı, çirkin yüzünü, zalim karakterini bir defa daha gösterdi. Katliam yaptı. Bu katliamı telin ettiğimizi söylemek isterim. Bilimsel düzeyde, akademik nitelikte mazlum bir halkın varoluş mücadelesine nasıl destek verebiliriz, bu konu ile ilgili çalışıyoruz.

Değerli misafirler,

Yeni YÖK olarak son yıllarda önemli yeniliklere imza attık. Yükseköğretimde planladığımız, uygulamaya koyduğumuz bütün değişiklikler, devam eden çalışmalarımız ve yeni projelerimiz, kalite merkezli büyüme ve buna bağlı tüm süreçlerin iyileştirilebilmesi, geliştirilebilmesi içindir.

Dünyada, birçok ülkede yükseköğretime erişim neredeyse yüzde elli oranında artmış durumdadır. Ülkemizde de yükseköğretime erişimin artık bir sorun olmadığının en önemli göstergesi, 2017 yılı Dünya Ekonomi Forumu’nun, Türkiye raporudur. Bu rapora göre Türkiye, dünyada 137 ülke arasında yükseköğretime erişim oranında dünyada 2. Ülkedir, okullaşma oranımız % 94,2’dir. Başkan olduğumuzun akabinde YÖK’ün bundan sonra, erişimi artırmaya değil, kalite çıtasını yükseltmeye çalışacağını söylemiştik. Bütün çabalarımız ve gayretlerimiz bunun için. Onlarca yıldır konuşulan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen Kalite Kurulunun kurulması, tıp, mühendislik, mimarlık, öğretmenlik programlarına başarı sıralamasına göre öğrenci almaya geçilmesi, barajın düşürülmesi değil yükseltilmesi gibi pek çok yeniliğe imza attık. Yine pek çok hükumet programına giren ama gerçekleştirilemeyen üniversitelerimizin ihtisaslaşması süreci Yeni YÖK’ün başarı hanesindeki faaliyetlerdendir. Bölgesel kalkınma odaklı üniversitelerin belirlenmesi, araştırma üniversitelerin belirlenmesi gibi projeler adından söz ettiğimiz değil sürdürdüğümüz ve gerçekleştirdiğimiz projelerdendir. Temel Bilimlerin artık değer kaybeden değil değer kazanan programlardan olması, YÖK’ün suya toprağa dokunarak ziraat su ürünleri programlarına yönelik iyileştirici tedbirler alması yine bu cümledendir. Ayrıca Türkiye’de ilk defa bilim hayatımızın öncelikli alanlarının tespit edilerek bu alanlarda doktora programlarının açılması ve öğrencilerin asgari ücretin üzerinde burslandırılması projesi olan 100/2000 YÖK Doktora Bursu projesi, doktora düzeyinde ilk defa yurt dışına araştırma bursları verilmesine başlanması gibi gerçekten pek çoğu ülkemizde örneğine rastlanılmayan yeni ve yenilikçi projeye imza attık. 

Değerli misafirlerimiz…

Bunlar aslında kalite, rekabet ve ihtisaslaşma, nitelikli bilgi ve nitelikli insan gücü kavramları temelinde yeniden şekillendirdiğimiz Yeni YÖK’ün yürüttüğü çalışmalardan. Fakat diğer taraftan üniversitelerimizin toplumun şartlarına, ihtiyaçlarına, fırsat eşitliği çerçevesinde yükseköğretime erişim taleplerine de duyarlı olması lazımdır. Bugünkü toplantımızın da bu bağlamda değerlendirilmesi icap etmektedir.

Yükseköğretim sistemimizde yaklaşık 7 milyon 600 bin öğrencimiz var. YÖKSİS verilerine göre bu öğrencilerimizin 39.229’unu engelli öğrencilerimiz oluşturuyor. Yani yükseköğretim sistemimizdeki öğrencilerin % 0,5’ini engelli öğrencilerimiz oluşturuyor. Toplumun genelindeki engelli oranı düşünüldüğünde yükseköğretimde öğrenci oranımız düşük. Tabi bu oranın aslında gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Bunun ana sebebi toplumun hala engelli bireyleri her ne kadar söylemde öyle olmasa da eşit bireyler olarak kabul etmemesi. Toplumdaki beyan edilen resmi engelli oranının da bundan dolayı gerçek rakamların altında olduğu söylenilebilir. Doğru verilere erişim bizim için çok önemli.  Yükseköğretim kurumlarımızın bu öğrencilerimizle ilgili YÖKSİS sistemine yaptığı veri girişleri, öğrencilerimizle ilgili yapacağımız planlamalarda ve uygulamalarda bizim için çok mühim. Gerçek sayıları bilmediğimiz takdirde engelli öğrencilerimiz için uygun planlamaları yapmak ve önlemler almak mümkün olmayacaktır. Bu konuda hassasiyet göstermek gerektiği hususunu bu vesile ile tekrar ifade etmek isterim. Hatta engelli olduğunu saklama ihtiyacı hisseden öğrencilerimiz olduğunu biliyoruz. Değerli hocalarım, sizler tarafından bu öğrencilerimize de erişilerek ihtiyaçlarını tespit etmenizi, sorunlarına çözüm bulmanızı bekliyoruz.  

Öğrenci dostu yeni YÖK olarak, tüm öğrencilerimizin yükseköğretime erişimini önemsiyoruz. Engelli öğrencilerimize engelsiz bir eğitim öğretim ortamı sağlamak, sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla katılımlarını sağlamak için teşvik edici çalışmalar ve projeler geliştiriyoruz.

Bu kapsamda yükseköğretim kurumlarına girişte özel yetenek sınavına başvuracak engelli adaylarımız için alınan kararlarımızdan söz etmek isterim;

  • Özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlarda, engelli öğrenciler için ilgili yıldaki  TYT puanlarından biri 100 ve üzerinde olanların, özel yetenek sınavlarına kabul edilmesi” ve “başvuruları kabul edilen adayların TYT puanları değerlendirmeye katılmadan (ÖSYS Kılavuzlarında yer alan formül kullanılmadan) kendi aralarında yapılacak ayrı bir yetenek sınavı sonucuna göre değerlendirilerek, yetenek sınavını kazanan öğrencilerin kayıtlarının yapılması” kararlaştırılmıştı.
  • Sadece özel yetenek sınavında geçerli olmak üzere kullanılacak baraj puanının (hesaplamaya dahil edilmediği için) sınavın yapıldığı yıl dahil olmak üzere baraj puanının 2 yıl süreyle geçerli olmasına karar verildi. Yani özel yetenek sınavına girmek için baraj puanını geçen öğrencilerimiz bu puanı iki yıl süreyle kullanabilecek.
  • Ayrıca uzun süredir tartışılan bir konuyu çözüme kavuşturduk ve yeni bir yaklaşım getirerek özel yetenek sınavında engelli öğrenci kontenjanını ayırdık. Önümüzdeki öğretim yılından itibaren özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programların kontenjanının %10’u engelli öğrenciler için ayrıldı. Bunu da burada kamuoyu ile paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.
  • Ayrıca ÖSYM tarafından engelli adaylarımız için dezavantajları önleyen, adaylar arasında eşitliği sağlayan sınav uygulamaları yürütüldüğünü de hatırlatmak gerekir.  

Elbette bu yaptıklarımız yapılabileceklerin sınırını çizmiyor. Bu, hiçbir zaman tamamlanmayacak bir süreçtir. Bu yolda artan bir gayret ile çalışmalarımıza devam etmek durumundayız. Bu yolda yürürken başta bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili kurumları ile işbirliği yapmaktayız. Diğer taraftan engelli öğrencilerimizin sorunlarına çözüm üretebilmek, daha etkin bir eğitim-öğretim ortamının oluşturulmasına katkıda bulunabilmek için yapılan toplantılara YÖK olarak üst düzeyde katılım sağlamaya devam ediyoruz. STK’lerle ve engellilerle ilgili çalışma yapan kuruluşlarla bir araya geliyoruz. Hep birlikte öğreniyoruz, sinerji oluşturuyoruz,

Değerli misafirler...

16 Devlet üniversitemizde toplam 28 öğrencimiz, 5 vakıf üniversitemizde toplam 6 öğrencimiz olmak üzere toplamda 34 engelli öğrencimiz Erasmus programından yararlanıyor. Bu sayı yeterli değil. Öğrencilerimizin Erasmus-plus aktivitelerinden daha fazla yararlanmalarını ve sosyokültürel faaliyetlerde daha çok yer almalarını istiyoruz.

Yükseköğretim kurumlarımızın engelli öğrencilerimize yaklaşımının, bu öğrencilerimizin engel durumlarını göz önünde bulunduracak şekilde olmasını ve üniversitelerimizin daha fazla sorumluluk almalarını beklediğimizi burada bir kez daha ifade etmek isterim. Hepimiz artık düne göre bugün daha fazla duyarlı olmak durumundayız bu konuya.

Değerli Misafirler;

Üniversite kampüs sınırları içerisinde engelli bireylerin tam, etkin ve eşit katılımını sağlamak için gerçekleştirilen çalışmaların tespiti ve başarılı bulunan yükseköğretim kurumlarımızın ödüllendirilmesi ve kamuoyunda farkındalık oluşturulması adına Engelsiz Üniversite Ödüllerini başlattık.

“Engelsiz Üniversite Bayrakları” ve “Engelsiz Program Nişanları” için başvuruların 12-26 Mart 2018 tarihleri arasında başladığını 28 Şubat 2018’de duyurmuş idik.

“Engelsiz Üniversite Bayrakları”nın üç kategoride verilmesi kararlaştırılmıştı.  

  • Mekan’da Erişilebilirlik(Turuncu Bayrak)
  • Eğitimde Erişilebilirlik (Yeşil Bayrak)
  • Sosyo-Kültürel Faaliyetlere Erişilebilirlik (Mavi Bayrak)

Programlarını farklı engelli gruplarına erişilebilir kılan üniversitelerin ilgili programlarına ise “Engelsiz Program Nişanı” verilecektir. İleride hangi programların hangi engel gruplarına erişilebilir olduğunun kılavuzda da yer almasını hedefliyoruz. Bunun için ödüller dışında da üniversitelerimizin çalışma yapmasını bekliyoruz.

Verilecek tüm ödüllerin nice güzel diğer çalışmaları, işbirliklerini teşvik etmesini canı gönülden diliyorum.                       

Engelsiz eğitim ortamının oluşturulmasında tüm süreçlere katkıları için Engelli Öğrenci Çalışma Grubumuzun değerli üyelerine, siz değerli ve kıymetli yükseköğretim kurumu temsilcilerimize şahsım ve Yükseköğretim Kurulumuz adına teşekkür ediyor, bu çalıştayın sonuçlarının yükseköğretim kurumlarımızda engelsiz eğitim ortamının oluşturulmasına katkılar yapmasını ve hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu yazı toplam 1121 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Haberler Ankara | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 545 221 98 97 | Faks : 0 850 303 80 36 | Haber Scripti: CM Bilişim