Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU; AYRI DÜNYALAR

A+A-

Meclisin üzerinde helikopterler, sıkı giriş kontrolleri, en sıkı güvenlik önlemlerine rağmen 3 bin ‘koruma’ ile Meclise gelen Erdoğan. Milletin seçilmiş milletvekillerine bile yasaklanan Meclis koridorları. Neden; Cumhurbaşkanı Erdoğan geçecek, milletin vekili de olsan geçemezsin! Kefenle çıkılan yolda, milletin Meclisinde bile olağanüstü koruma ordusu, bu kadar yüksek korku niye ki!

2019’un ilk Meclis parti grup toplantıları kaldığı yerden, bilindiği gibi; sert, saldırgan, eleştirel… Seçim takvimi de başladı; bütün söylemler seçime, seçmene yönelik.

İki genel başkanın kullandığı dil ve üslup siyah ve beyaz kadar farklı.

Erdoğan tam bir siyasi mühendislikle seçmenin duygularına, korkularına, bireysel çıkarlarına yönelik, iktidar olmanın getirdiği avantajla; seçim vaatlerini de koydun mu, tamam.

Her seçim öncesi olduğu gibi, CE-HA-PE geçmişine, tek parti dönemine bilinenlerin tekrar saldırıları bu, CE-HA-PE; dine karşı, başörtüsüne karşı, vatandaşı küçümsüyor ona; göbeğini kaşıyan adam, oduncu, kömürcü diyerek aşağılıyor, iddiaları…

Bu CE-HA-PE; İnönü zamanında da köprülere karşıydı, şimdide karşı. Dönemin bakanı; İnönü bu köprüden geçemez yazmak gerekir diyordu şimdi ben de; Bay Kemal geçemez diye vasiyet bırakabilirim...

İşi tek parti döneminde vatandaşa ‘semer’ vurulduğuna kadar götürüyor.

Sonra vaatlere geliyor; Halkbank eliyle esnafa düşük faizli krediler…

Tarım ve hayvancılığa şimdiye kadar verilmesi gereken ertelenen tarım ve hayvancılık desteklerini kalem kalem rakamlarla duy bay Kemal diyerek ilan etme...

Düzenli sosyal yardım alan ailelerin aylık elektrik tüketimlerini 150 KW’ya kadar devletten…

Kredi kartlarının ödenmemesinde yükselen enflasyon, daralan ekonomi, bozulan piyasaların ve ekonomi anlayışının hiç etkisi yokmuş gibi; kredi kart borçlarının ödenmesi için Ziraat Bankasından düşük faizli kredi imkanı ilanı.

Tabi stratejik ortak ABD’ye posta koymadan, PKK/PYD/YPG’ye karşı mücadele yolunda engel tanınmayacağı, Kobani, İdlip, Zeytin dalı operasyonlarına devam edileceği vatanı ve milleti bir tek kendilerinin düşündüğünü yüksek sesle; bir gece ansızın gelebiliriz…

Geçmişi yok saymak… CE-HA-PE ve o ‘zat’ diyerek CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu şeytanlaştırmak var.

Toplumun her kesimine ulufe dağıtır gibi, seçim öncesi vaatler var.

Birde dış güçler, düşmanlara karşı vatanı ve milleti savunmakta var; hukuksuzluk, yolsuzluk, kuralsızlık, baskı, korku, sindirme kimin umurunda.

Bireylerin büyük fotoğrafa; iktidar eliyle oluşturulan ‘beşli’ çete diye tabir edilen holdinglerin KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) eliyle götürülen milyar dolarlara, baktığı yok. Yukarıda istediğin kadar büyük götür, alttaki yığınlara biraz dağıttın mı; ağızlara birer Parmak bal çaldın mı, götür götürebildiğin kadar.

Son on yılda KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) proje sözleşme değeri havaalanları 68 milyar dolar, enerji 25,3 milyar dolar, karayolları 14 milyar dolar, şehir hastaneleri 10,6 milyar dolar, toplamda 120 milyar doları bulmuş (Bahadır Özgür, Duvar). Birde Hazine garantileri, kur, projelerin işletmelerinden elde edilecek geliri de hesaba kattın mı iktidar eliyle büyütülen şirketlerin kazanacağı para muazzam, tahayyül etmenin ötesinde.

Yazılı ve görsel medya da elinde, 24 saat Erdoğan’ın sözlerini iktidarın vatandaşı düşünen, ülkeyi seven olarak, muhalefeti de; vatandaşı düşünmeyen, memleket düşmanı, bunlar gelirse kriz çıkar ülke batar bak, bu vaat edilenleri de alamazsın dedin mi, seçim garanti!

KEMAL KILIÇDAROĞLU İSE;

2019’da Türkiye’ye baharın, huzurun gelmesini… Şehitler arasında ayrım olmaz dedik, ayrım hala devam ediyor… Taşeron işçilere çözüm var; 21. yüzyılda köleliği yıkacağız… Toki işçileri aylık alamıyorlar, bugün meclis önüne geldiler… Vatandaşı koyun olarak görüyorlar, ne yaparsam yapayım gelip bana oy veriyorlar…

Asgari ücret 2020 TL yaptılar, yetmez bu para. Asgari ücretin altında maaş alan 1 milyon 700 bin kişi var…

16 yılda 186 kez ihale mevzuatını değiştirdiler, kendi adamlarına ihale verdiler. Hortumcu piyasa ekonomisinde kararı iktidar değil, iktidara yakın müteahhitler verir.

Demokrasi hesap sorulan bir sitemdir. Hortumcu piyasa ekonomisinin özelliği hesap vermemektir.

Ben 81 milyonun kişiliğini, kimliğini onurunu savunuyorum.

Ekonomi kötü, enflasyon yükseliyor, esnafın durumu, memurun durumu, emeklinin durumu, işsizlik, açlık yokluk…

Arada büyük fark var. Bir taraf seçmenin duygularına, korkularına, maneviyatına ve en önemlisin kişilerin bireysel çıkarına yani; doğrudan cebine hitap ediyor.

Kılıçdaroğlu; Hak… Hukuk… Demokrasi… Adalet… Kurumlar… Devlet… Planlı ekonomi, yolsuzluklar yapılmasın.

İktidarın kontrol ettiği yazılı ve görsel medyadan 24 saat Erdoğan’ın söylemleri üzerinden propaganda; muhalefetin ülkeyi yönetme derdi yok, bunlar gelirse kaos olur, kriz olur, ekonomi çöker, ülke batar!

Bilinenleri-yapılanların tekrarı ile sonuç değişmez; yen bir yol, yeni bir anlayışla, çıkış…

Bu yazı toplam 485 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Lütfen Ad ve Soyad yazınız.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.